DOLAR 7,7948
EURO 9,0891
ALTIN 465,52
BIST 10,0602
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 27°C
Parçalı Bulutlu

Çoruh Nehri Projesine Bayburtlu Akademisyenler gurubundan eleştiri geldi

Çoruh Nehri Projesine Bayburtlu Akademisyenler gurubundan eleştiri geldi
01.06.2020
A+
A-

Çoruh Nehri projesinin 2. Etabının yapılması kararı hakkında resmi makamlara iletilmek ve kamuoyu ile paylaşılmak üzere “Bayburtlu Akademisyenler Watsapp Grubu” adına Prof.Dr.Şükrü Nişancı tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı.

Bayburtlu Akademisyenlerin oluşturduğu Watsapp grubunun açıklaması şöyle:

“Başta Bayburt yerel basınında yer alan haberler olmak üzere çeşitli yayın organlarından Çoruh Nehri Projesinin ikinci etabının yapımı sürecinin başlamak üzere olduğu bilgisine ulaşmış bulunmaktayız.

Yakın bir zaman önce devletin zirvesinden “Çoruh’u Bayburt’a kazandırın” talimatından yine çeşitli medya kuruluşları marifetiyle haberdar olmuş, Bayburt’un kimliğinin en sahici öğesi Çoruh’un, Bayburt’un tarihine, kimliğine yaraşır bir mimari vizyonla ıslah edileceği ümidine taşımış, Türkiye’de içinden nehir geçen nadir illerden biri olan Bayburt’umuz alamet-i farikası durumundaki Çoruh’un üst iradenin desteği ve himayesi ile yerel tanınırlılığının ulusal ve hatta küresel boyutlara ulaşacağı heyecanına kapılmıştık. Hatta bunu tarihi bir fırsat olarak belleyip, kaderin bu şehre bahşettiği altın gerdanlık hükmündeki Çoruh’un dört başı mamur ıslah edileceği günleri adeta saatleri sayarak beklemeyi, Bayburt’umuzun layık olduğu şehir hüviyetine kavuşmasının kefareti saymıştık.

“Baraj kanalına dönüştürülen bir Çoruh bulduk”

Ne var ki projenin kabataslak görünüm kazandığı ilk andan itibaren büyük bir düş kırıklığı yaşadık, Bayburt kent merkezinin yarısına kadar tamamlandığı son şeklinin garabeti karşısında ise adeta ne diyeceğimizi şaşırdık. Doğal yatağında akan bir Çoruh bekliyorduk, nehir olmaktan çıkıp baraj kanalına dönüştürülen bir Çoruh bulduk. Kalesiyle, mesken mimarisiyle, ne bilelim meşhur kavak ağaçlarıyla uyumlu, eski fotoğraflardaki gibi yeşil bir koridorda süzülerek akan bir Çoruh hayal ediyorduk, dünyanın betonu dökülerek adeta “size yeşil haram” diyen bir mimari anlayışla karşılaştık. İçinde hala yüzen balıkları görebileceğimizi, kıyılarındaki ağaçlarda yuva yapan kuşların cıvıltarını işiterek yürüyebildiğimizi, eğer şanslıysak su samuru gibi doğal habitatın unsurlarını görebileceğimizi zannetmiştik; derinliğini, debisini hesap edemeyeceğimiz, “çocukluğumuzda yüzdüğümüz nehir bu olamaz” şeklindeki bir halet-i ruhiyeye itilerek mekansal alzeimerin öznelerine dönüştük ya da dönüştürüldük.

“Bayburt Bayburt olalı sözü, bu projenin ta kendisidir”

Bu güne kadar ki icraatlardan anlıyoruz ki, sahibinin bile kim olduğu konusunda kamuoyunda kafa karışıklığı yaşanan Çoruh projesi muhatapları tarafından “Çoruh’u Bayburt’a kazandırın” talimatı, “Çoruh’a derhal bir kanal yapın” şeklinde anlaşılmış. Uzun sözün kısası, herkesin diline pelesek olmuş bizim “Bayburt Bayburt olalı” sözünün devamı bu projenin ta kendisidir dersek umarız maksadımızı aşmış olmayız. Bu her açıdan maliyetli projenin durdurulması haberiyle biraz olsun rahatlamıştık. Geri kalan kısmının kurtulmasına “zararın neresinden dönülse kârdır” anlayışıyla bakmayı kâr saymıştık. Yeni bir maliyet getirse de bu çirkin, estetikten yoksun, Bayburt’u boydan boya yutacak beton ejderhanın yıkılmasına Bayburt’la gerçek anlamda ilgisi olan iyi niyetli herkesin onay vereceğini düşündüğümüz noktada bu projenin ikinci etabının yapılması kararı bizleri inisiyatif almaya, sorumluluk üstelenmeye ve bu doğrultuda duyarlılıklarımızı paylaşmaya sevketti.

“Çoruh bizim sinir uçlarımız gibidir”

Bilinmesini isteriz ki konuyla ilgili görüşlerimiz doğrudan Çoruh’la ve onun ruh kattığı Bayburt’la ilgilidir, bunun ötesinde hiçbir siyasi amaç, ima, kişilere ve kurumlara yönelmiş açık ve üstü örtük bir kötüleme ya da itibarsızlaştırma niyeti yoktur.   Standart bürokratik ifadelerin meramımızı ifadeye kâfi gelmediğini, iş bu durumda alınganlık / kırgınlık hatta kızgınlık gibi algılanmaya müsait ifadelerin gerçekten sadece Bayburt ilgisine bağlı bulunduğunun, özellikle Çoruh’un bizim sinir uçlarımız gibi olduğunun bilinmesini umarak diyoruz ki: Çoruh Nehrinin ikinci etabı, kesinlikle birinci etabın bir devamı niteliğinde yapılmamalıdır. Kent dokusu, tarihi habitatı hesaba katılarak, hiç aceleye getirilmeden, mahalle odalarına kadar inen geniş katılımlı istişare toplantıları yapılarak şekillendirilmeye başlanmalı. Mümkünse Bayburt kökenli şehir ve kent plancılarının, uzmanların, mimarların vs. önerileri alınmalı, şehrin dokusuyla uyumlu, tarihi kimliği ile barışık genel bir vizyondan hareket edilmelidir. Hatta bu vizyon Çoruh’un sağında solunda kirlilik oluşturan binaların yıkılması ya da fazla katlardan arındırılması şeklinde çok daha bütüncül bir anlayışla yapılandırılmalıdır. Bayburt’un kaderi, Çoruh’un ve Kalenin kaderine bağlıdır ama bu kaderi yoğuranlar da başta karar verici otoriteler olmak üzere bu şehrin sahipleridir yani bizleriz.

“Belediye binası şehrin göbeğinde kambur gibidir”

“Kentimiz” ve “kendimiz” arasındaki karşılıklı ilişki konusunda bir farkındalık oluşturmak için aslında simgesel bir fırsata sahip olduğumuzu da düşünüyoruz. Kentin fiziki geleceğinin tasarlandığı belediye binası şehrin tam göbeğinde bir kambur gibi durmaktadır. Çoruhu perdeleyen, yanı başındaki Bayburt mimarisinin zarif taş örneklerine sanki de alay edercesine tepeden bakan, utanılacak bir şeymiş gibi kaleyi setreten, göstermeyen bir kambur. Bu binanın yıkılması kararını Çoruh, Kale hassasiyetinin, dolayısıyla Bayburt’un kentsel kurtuluşunun simgesel başlangıcı olacağını düşünüyor bu vesile ile de “ikinci etap” projesinin bütüncül bakış açısına dayalı olarak yürütülmesi talebimizi yineliyoruz.  

Biz “Bayburtlu Akademisyenler Wattsap Grubu” olarak bu konuyla ilgili bütün süreçlerde bir yandan bize özgü hemşehri olmanın derin bilinciyle, öte yandan “katılımcı demokrasi” gereklerini yerine getirmenin ahlaki sorumluluğuyla ama hepsinden önemlisi akademisyen olmanın birincil şartı olan bilimsellik ilkesiyle hareket edeceğimizi bu doğrultuda her türlü işbirliklerine hazır olduğumuzu yetkili organlara ve kamuoyuna deklere ediyoruz. Özlenen kimliğine bürünmüş bir Bayburt’u birlikte inşa etme dileklerimizle. “

 

  

YORUMLAR
  1. BAYBURT SES VER dedi ki:

    Yeter artık şu Bayburt a zülüm ettiğiniz şu memlekete adam akıllı bir yatırım yapamadınız defalarca yaptığınız hizmeti yıkıp attınız. Nasıl bir bilinçsizlik bu.Bir belediye başkanının yaptığını diğer başkan göreve gelir gelmez yıktırıyor. Sizin hizmet anlayışınız bu zaten! Sizin çocuk gibi oyunlarınızdan bıktık artık. Bir insan yapacağı işi bi ölçüp tartar ondan sonra yapar defalarca yanlış bir yapı desek de yaptınız şimdi de bu projeyi biz durdurduk deyip övünürsünüz . YETER ARTIK !!!!!

  2. Aydın Aydın dedi ki:

    Demek k i sorun sahipsizlikmiş. Hocam ne diyor;” Çoruh’ un halini görünce şaşırdım.”Madem böyle akdemisyenlerimiz vardı Çoruh’ a bu kıyım yapılırken nerdeydiler. Sonuçta ıslah çalışması bir gecede yapılmadı.Bayburt’ tan ne kadar kopmuşuzki haberimiz olmamış.Bu süreçte Asuman UZ hanfendi dışında kimseden ses çıkmadı.Ha bilmiyorduk,bu hale getirildiğinden haberimiz olmadı demek de çok büyük bir gaf.Dolayısıyla bu tür açıklamaları samimi bulmuyorum. Maalesef ta baştan beri bu projenin yanlış olduğunu söyleyen çok oldu ama dediğim dedik zihniyetin yansıması böyle oldu. Sonuçta bu proje Rus istilası döneminde yapılmadı.

  3. Şükrü Nişancı dedi ki:

    Ben de size teşekkür ederim Şeyda Hanım, Bayburt adına yapılacak şeylere omuz verme isteğinize çok sevindim. Aslında bizim hemşehrilerimizin tümünde Bayburtu mamur etme isteği var. Kurumsallık sorunlarımızı aşabilsek çok şeyi başarabileceğiz. Gruptakilerin tümü akademisyen, sanırım siz de akademisyensiniz. Kurum bilgilerinizi (üniversite, unvan, alan vs) “[email protected] adresinize atarsanız ben sizin üyeliğinize yardımcı olurum. Hoşcakalınız.

  4. BAYBURT KALESİ dedi ki:

    Karayasus rumuzlu arkadaş, Akademisyen efendiler ifadenizi ahlaki bulmuyorum,çok kaba olduğunuz gösterdiniz…….Çoruh yatağına inşaat alanı en az uzaklık 100 metre olacak diye bir kavramda yok.. İki tarafını aöalım halka yeter…Zaten şehri yükünü hafifletmek istiyoruz..Trafik sorununu çözmek istiyoruz..V.s Böyle bir oluşumu destekleyelim yeter..selamlar..

  5. karayusus dedi ki:

    Yav arkadaş daha önce şehrin içinden geçen Çoruh’un durumunu görmeyen de zannedecek ki kıyıları yem yeşil ağaçlık ormanlıktı halbuki Çoruh’un şehrin içinden geçen kısmı kötü görünümlü yıkık dökük istinat duvarlarıyla çevrili bir kısmı da şehir merkezinden uzak ilkel bağlık bahçelik yer yer bol polen üretip kısmi yeşillik katan işe yaramaz kavak ağaçları vardı o kadar abartılmış ki zannedersin ana kaynaklardan ta ki denize dökülene kadar Çoruh’a kanallar yapılmış eskiden Çoruh’a en iyi hizmet sular azaldığında kokmaması yosun oluşup kötü görünmesin diye dozerlerle yarım yamalak alt tabaka harfiyatını yer değiştirip su seviyesi düzenlenmekten başka hiçbir hizmet yoktu oysaki bazı yerlerde özellikle bent köprüsüne dökülen lağım sularıyla af edersiniz nehir b.. götürüyordu her yer yosun ve kurbağa çığırtısıydı keşke bu düzenleme şehir girişinden çıkışına kadar devam etse tabi ki eksikler var projeler daha geliştirilip güzelleştirilebilir Eskişehir’de ki porsuk nasıl ki tüm kıyıları ekolojik dengeye uyumlu yemyeşil mi ? hiç beton kullanılmamış ağaçlık ormanlık mı ? son dakika haberlerine bakın porsuk çayını çamur kaplamış ama yok orası muhteşem harika bizim akademisyen efendiler madem ekolojik çoruh istiyorsunuz o zaman nehre yakın tüm yapılaşmaların yıkılması gerek suya en yakın yapının 100 metre mesafede olması gerek yapılabilir mi ? imkansız o zamanda şehir diye bir şey kalmaz ve zaten böyle yerler yok değil su akışının şehir merkezinden yukarısında ve aşağısında çok güzel ekolojik tabii su kıyıları var .Bayburt şehir Merkezin de olması gereken bu inşallah daha güzelleştirilip geliştirilir.

  6. Şeyda KURT dedi ki:

    Çok haklı bir sesleniş.Syn.Prof.Dr.Şükrü NİŞANCI hocamıza teşekkür ediyorum. Bayburtlu bir peyzaj mimarı olarak sonuna kadar ekolojik ve geleneksel mimarinin birlikte ekotasarım anlayışı ile tasarlanması gerektiğini ve bunun bir çok farklı meslek grubunun bir araya gelerek planlaması gerektiğini düşünüyorum. Bayburt adına yapılacak her projede bulunmak istiyorum. Mümkün ise bu WhatsApp grubuna katılmak isterim.

  7. Bayburtlu Salih dedi ki:

    Bayburtlu Akademisyenler grubunun ÇORUH nehri ile ilgili yorumlarını doğru ve isabet li buluyorum, bu duyarlılıklarının devamını tememnni ediyorum.
    Yapılan yorumların hiç bir zaman siyasi sahikler ile yapılmaması, sadece Bayburt un menfaatleri için olması ve yapılan yorumların,bu yönde olması memnuniyet vericidir, bu neden ile Akademisyenlerimize teşekkür ediyorum.
    Akademisyenlerimizin ÇORUH ile ilgili böyle bir durum sergilememeleri memniniyet vericidir.
    Ayrıca, Bayburtlu Akademisyenler gurubuna serzenişte bulunmak istiyorum.
    Belki eski Belediye binasının yıkılarak ,gereksiz bir betonlaşmanın yapılması sırasında, belki sivil toplum kuruluşu nitelikleri yoktu, fakat eski Belediye otelinin yeri , eski maliye binası (üzülerek söylemeliyim ki, Bayburt un temeli olan esnaf odalarının malı idi, bu sayfalarda buraya beton dikmeyin, Belediyeden yer isteyin ve ÇORUH nehrinin etrafı açılmak kaydı ile yeşil alan olarak terk edeceğiz, deyin dedik ,fakat olmadı) sonra sevil palasın yerine yeni beton yapıldı v.b, bunlar yapılırken neden tepki göstermediniz.
    TREN yolu ile ilgili haala bir inisiyatif almadınız, kalkınma ile ilgili çalışmalarınızın somutlaşması üretim ve istihtamın oluşumunu takip etmediniz.
    Yeni Hükumet binası yapılırken, ÇORUH nehrinin kenarına böyle bir bina dikmeyin diyerek inisiyatiiif almadınız ve aynı zamanda Bayburt u iller arası düğüm noktası olan bu alan dar ve yetersiz trafik bu gün bu yükü kaldırır gibi görünsede kaldırmaz demediniz.
    Yine de ÇORUH ile ilgili bu çalışmanız gelecek için legal manada bir gelişme teşkil etmektedir.

  8. Hasan dedi ki:

    Evet buyuk beyler.yapa yapa bir sulama kanalına benzer ucube bir şey yapmışsınız. Korkutucu ürkütücü kaskatı bir ucube..

  9. GÜRSEL KARAPINAR dedi ki:

    Sayın Prof.Dr.Şükrü NİŞANCI hocamızın,güzel tespitlerine teşekkür ediyoruz…
    Çoruh ve kenti beraber değerlendirmiş,nasıl olması şeklinde güzel ,bakış açısı getirmiş.
    Bundan kimlerin ders alması lazımsa alsın..Bu işlerden, sonuç alına bilmesi için YÖNETENLERİN iş birliği yapması şart, bu VİZYONU’da ortaya koymalılar.. Bu sese de kulak vermeliler..
    Sayın Şükrü NİŞANCI hocam, bundan sonrada bizlere heyecan veren , umutlandıran yayınlarınızı bekliyoruz.Saygılarımla..