DOLAR 7,8242
EURO 9,1590
ALTIN 473,90
BIST 10,0654
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 26°C
Az Bulutlu

Çağın Sorunları Karşısında Eğitim Sempozyumu

Çağın Sorunları Karşısında Eğitim Sempozyumu
06.05.2014
A+
A-

Bayburt Üniversitesinde “Çağın Sorunları Karşısında Eğitim” sempozyumu düzenlendi.

Bayburt Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Gökhan Budak Konferans Salonunda gerçekleşen sempozyuma Bayburt Valisi Mükerrem Ünlüer, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun, Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmettin Tozlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Akbulut, Belediye Başkan Vekili Filiz Öztürk, Emniyet Müdürü İsa Bülent Kaya, Ak Parti İl Başkanı Hakan Kobal, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yumak, kamu kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sempozyum, saygı duruşu ve İstikal Marşı’nın okunmasından sonra, hasta olduğu için sempozyuma gelemeyen Türk Felsefe Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Necati Öner’in bildirisinin okunmasıyla başladı.
‘Kırıntı’ adlı kısa film gösterisinden sonra Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmettin Tozlu sempozyumun açılış konuşmasını yaptı.

Sorunlara karşı duyarlılık oluşturmak kaygısıyla sempozyum düzenlediklerini belirten Tozlu, ” Bizler kendi çapımızda acaba bir duyarlılık oluşturabilir miyiz, kendi problemlerimize, dünyanın problemlerine ne ölçüde katkı sağlayabiliriz diye böyle bir sempozyum tertipledik. Bundan kıvanç duyuyorum. “dedi.

“Dertleri bir kenera bırakamayız”
Dertsiz kul olmayacağını her insanın derdi olduğunu kaydeden Tozlu, ” Her toplumun derdi var, her devletin derdi var, her milletin derdi var ve dünyanın dertleri var. Yunus da öyle demiyor mu? ‘Benim adım dertli dolap / Suyum akar yalap yalap/ Böyle emreylemiş çalap/ Derdim vardır inilerim.’ Şimdi dertler öbek öbek, hevenk hevenk. İnlemeyen insan mı var? İnlemeyen dünya mı var? İnlemeyen devlet mi var? Dertler hem bizi inletiyor hem de düşündürüyor. Düşündüğümüz zaman çareler üretmeye çalışıyoruz. Dertleri bir kenara bırakamayız. Dünya global bir köy haline geldi. Dünyanın herhangi bir ülkesinin herhangi bir derdi senin derdin oluyor. Diyelim nükleer bir güç kullanımı dünyanın neresinde olursa olsun sizin de derdiniz oluyor. Bunlarla ilgilenemem diyemiyorsunuz. ” şeklinde konuştu.

” Suni problemlerle gücünüzü tüketiyor”
Sorunların tek başına üstesinden gelinemeyeceğine değinen Tozlu, ” Bunun için insanın düşünce diye bir gücü var. O zaman biz düşünceleri birleştiriyoruz. Bunları harmanlayıp yoğurarak alternatifler üretiyoruz. Yani düşünceyle hareket ediyoruz. Beyinlerimizi birleştiriyoruz buradan da çok güzel neticeler doğuyor. Geniş bir ufuk hasıl oluyor. Problemlere karşı daha dirençli, daha emniyetli, daha çözülebilir, bir yapı hasıl ediyoruz. Beyinleri birleştirerek bugünün sorunlarını dile getiriyoruz. Batılı güç dediğimiz güç aslında sizin problemlerinizi dile getirmiyor. Suni problemler oluşturuyor. Sizi o problemlerle boğuşturuyor, gücünüzü tüketiyor. Siz düşünce ile birlikte örtük problemleri, gerçek problemleri gündeme getiriyorsunuz. Bu çok önemli, bir problem dert haline gelmez ise çözülmez. Birlikte düşünerek problemlerimizi dile getiriyoruz. Kendi problemlerimizi gündeme getirdiğimizde dünyanın problemlerini de ertelemiyoruz. Düşünceler birleştirildiğinde farklı metotlar, bilinen metotların dışında, geleneksel ele alışların dışında farklı çözüm yolları üretebiliyoruz. O halde kendi problemlerimize, devletimizin problemlerine meşru çözümler üretmek için bir araya gelmek zorundayız. Bu tür organizasyonların, yapılanmaların böyle çok önemli fonksiyonları var. Aynı zamanda biz başarılarımızla, ürettiklerimizle kıvanç duyuyor, onur duyuyoruz. Başarılarımızla daha neler başarabileceğimizin ümidini veriyor. Eksikliklerimizi görerek ölü olan tarafımızı diriltiyor, bizi canlandırıyor. Bu da duyarlılığımızı geliştiriyor. “ifadelerini kullandı.

Rektör Prof. Dr. Selçuk Coşkun ise sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen Bayburt Valisi Mükerrem Ünlüer ve Prof. Dr. Necmettin Tozlu ile ekibine teşekkür ederek konuşmasına başladı.

” Eğitimin milli bir tarafının olması gerekir”
Eğitimin insanlık tarihi kadar eski bir olgu olduğunu ifade eden Rektör Coşkun, ” O zamandan bu zamana kadar insanlar bir şekilde eğitimden geçiyorlar. Dünyanın hangi ülkesine bakarsanız bakın büyük çoğunluğunda eğitimle ilgili bakanlık seviyesinde bir teşkilatlanmanın olduğunu görürsünüz. Bizde de öyle, Milli Eğitim Bakanlığı. Bu tabiri ben çok özümsüyorum. Çok isabetli bir tabir olduğunu düşünüyorum. Eğitimin milli bir tarafının olması gerekir. Ama bizim şu anda içinde bulunduğumuz dünyada, Türkiye’de eğitimimizin gerçekten milli bir tarafı var mı yok mu, bu eğitim eğitim mi, öğretim mi? Bunları ayrıca tartışabiliriz. Ayrıca şunu da tartışabiliriz. ‘Çağın sorunları karşısında eğitim’ ifadesini biraz irdelediğimizde şöyle de bir paradoks ortaya çıkıyor. Sanki çağ kendi kendine sorun üretmiş ve eğitim de bu sorunları çözmek için çaba sarf ediyor. İçinde yaşadığımız çağda bu sorunları üreten bizim insanlarımız. Bir şekilde eğitimden geçmiş insanlar. Dolayısıyla eğitim çağın sorunların karşısında mı, içinde mi, yoksa kaynağı mı? Bu sempozyumda bu konular gündeme gelip tartışılacak. Çok yararlı bir sempozyum olacağını düşünüyorum. Bütün katılımcılara ve bilim adamlarına şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. ” dedi.

“Türkiye’nin en küçük vilayeti Avrupa’nın en prestijli ödülünü kazandı”
Bayburt Valisi Mükerrem Ünlüer ise; köklü geçmişe sahip Bayburt’ta böyle bir sempozyumun yapılmasını önemsediğini belirterek, şunları söyledi, “Bayburt artık bu tür sempozyumlarla, bilimsel toplantılarla anılmalıdır. Bayburt için son günlerde yaşadığımız çok önemli ve gurur verici bir konu ise hayallerinin peşine koşan Prof. Dr. Hüsamettin Koçan hocamızın köyünde kurduğu müzenin, 2014 yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülünü kazanması. Bu bizim için inanılmaz bir mutluluk çünkü Türkiye’nin en küçük vilayeti Avrupa’nın en prestijli ödülünü kazandı.”

Konuşmaların ardından üç oturumda gerçekleşen sempozyumun ilk oturumu gerçekleştirildi. Prof. Dr. Şafak Ural’ın başkanlık ettiği ilk oturumda, Prof. Dr. Necmettin Tozlu, ‘Şiddet Üzerine’ konusunda bildiri sunarken, Doç. Dr. Hasan Çiçek, ‘Şiddet Karşıtı Bilinç Eğitimi’, Yrd. Doç. Dr. Aynur İlhan Tunç; ‘Ayrımcılık ve Eğitim: Kadına Yönelik Ev İçi Şiddet ve Eğitim’, Yrd. Doç. Dr. Cem Topsakal; ‘Çağın İnsan Hakları İhlalleri Karşısında Eğitim’, konularında bildiri sundular.

Öğleden sonra gerçekleştirilen ikinci oturuma İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu başkanlık etti. İkinci oturumda ilk bildiriyi Prof. Dr. Şafak Ural ‘Bireyleşme ve Bireyin Eğitimi’ konusunda sundu. Doç. Dr. Kemal Duruhan ‘Zamanın Ruhu ve İkilemleri’, Doç. Dr. Refik Balay ; ‘Çağın Sorunları ve Eğitimde Kendimizi Aramak.’ Yrd. Doç. Dr. Selami Sönmez ise; ‘Terbiye ve Tarih’de Taklit’ konuları üzerine bildiri sundular.
Prof. Dr. Aslan Gülcü başkanlığında gerçekleşen üçüncü oturumda ise; Prof. Dr. Halil İbrahim Ülker; ‘Küresel Basınca Karşı Duygu ve Değer Eğitimi’, Doç. Dr. Sema Önal; ‘Değersiz Eğitim’. Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ceylan; ‘Normatif Etik Olan Erdem Etiğinde Erdemliliğin Kriteri.’ Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu; ‘Değerler Eğitiminde Gelenekten Yararlanmak – Hayriyye-i Nabi örneği’ konularında bildiri sundular.
Üniversitemizce organize edilen ve 14 üniversiteden 24 akademisyenin katıldığı sempozyum 07/05/2014 Çarşamba günü sonra erecek.

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.