Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürlüğü, Bayburt’ta faaliyet gösteren yerel ve ulusal basın temsilcilerine yönelik tanışma ve değerlendirme programı gerçekleştirdi. Bamsı Beyrek Seyir Terası’nda düzenlenen programda dezenformasyonla mücadele, hakikat odaklı habercilik ve yerel basının stratejik önemi vurgulandı.
Programa, Bayburt Vali Yardımcısı Emre Çömen, Bayburt Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Akbaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Mert Ödeş, Basın İlan Kurumu (BİK) Trabzon Bölge Müdürü Ali Nuhoğlu, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ve ilde görev yapan çok sayıda basın mensubu katıldı.
"Söz var ki değer gevhere, söz var ki değer zehre"
Programda konuşan İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Mert Ödeş, göreve başlamasının ardından ilk ve en önemli vazifelerden biri olarak Bayburt basınıyla buluşmayı gördüğünü ifade etti. Bayburt’un köklü tarihi, milli değerleri ve yetiştirdiği mütefekkirleriyle Anadolu irfanının en müstesna kalelerinden biri olduğunu belirten Ödeş, basının kelam sorumluluğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Sözün haysiyetini çok iyi bilen bir mirasın temsilcileriyiz. Bayburtlu Zihni’ye atfedilen 'Söz var ki değer gevhere, söz var ki değer zehre...' dizesi, gazetecilik mesleğinin daima temel pusulası olmalıdır. Kelam doğru kullanıldığında bir mücevher kıymetindedir; istismar edildiğinde ise toplumsal bünyeyi zedeleyen bir zehre dönüşür. Bilgi kirliliğinin küresel düzeyde milli güvenlik tehdidi haline geldiği günümüzde, haberini 'mücevher' kılan, yani hakikatin yanında duran basının varlığı hayati bir önem taşımaktadır."
"Dezenformasyon sadece yanlış haber değildir"
Bölge Müdürlüğü görevinden önce üç buçuk yıl boyunca İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nde (DMM) görev yaptığını hatırlatan Mert Ödeş, dijital çağda bilginin manipüle edilme risklerine değindi. Dezenformasyonun yalnızca basit bir yanlış haberden ibaret olmadığını vurgulayan Ödeş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dezenformasyon; devlet kurumlarına duyulan güveni zedelemeyi, toplumun kesimleri arasına nifak sokmayı ve milletin ortak hafızasını aşındırmayı hedefleyen kapsamlı bir tehdittir. Asıl mesele, yalanı düzeltmenin ötesinde hakikatin görünür ve hızlı ulaşılabilir olmasını sağlamaktır. 6 Şubat depremlerinde, seçim süreçlerinde ve 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşanan soykırım sürecinde gördük ki; yalan karşısında hakikati savunan en büyük güç sahadaki gazetecilerimiz olmuştur."
"Bayburt basını sağduyusundan ve ahlakından ödün vermeyen güçlü bir gelenektir"
Mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın "Halkın gözü ve kulağı olmak, hakikati doğru ve lekesiz aktarmakla mümkündür" sözünü hatırlatan Ödeş, Bayburt basınının kısıtlı imkânlara rağmen meslek ahlakından ve memleket sevgisinden taviz vermeden görev yaptığını belirterek tüm gazetecilere teşekkür etti.
İletişim Başkanlığı olarak temel misyonlarının devlet ile millet arasındaki iletişim köprüsünü güçlendirmek olduğunu söyleyen Ödeş, Bölge Müdürlüğü olarak Bayburt’taki gazetecilerin mesleki süreçlerini kolaylaştırmak ve kentin potansiyelini ulusal mecraya taşımak adına kapılarının her zaman açık olacağını ifade etti.
Program, basın mensuplarının görüş ve önerilerinin dinlenmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: