Bayburt’un adeta sebze ve meyve deposu konumunda olan Aslandede (Kân) köyünde, yarım asrı aşkın süredir korunan ata tohumlarıyla yetiştirilen bal kabakları tezgâhlardaki yerini aldı. Kilosu 25 ila 30 lira arasında alıcı bulan ve sofraların önemli bir parçası konumundaki bal kabağı, hem lezzeti hem de sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.
"Tam lezzet için soğuğu görmeli"
Köyünde yaklaşık 70 yıllık ata tohumlarıyla üretim yapan üretici Adem Yıldırım, bal kabağında hasat zamanlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Ürünün gerçek aromasını ve lezzetini kazanması için soğuk havayı görmesi gerektiğini belirten Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
"Bal kabağının tam lezzetini alabilmesi için mutlaka tarlada soğuğu yemesi gerekiyor. Şu an tam hasat ve tüketim zamanı. Bu dönemden önce erken toplanıp pazara sunulan ürünlerde beklenen tat ve aromayı bulmak mümkün olmaz. Ata tohumlarımızla ürettiğimiz bu doğal lezzeti tatmak isteyen tüm hemşehrilerimizi tezgâhlarımıza bekliyoruz."
Hem lezzet deposu hem de kan şekerini dengeliyor
Sofraların baştacı olan bal kabağı, lezzetinin yanı sıra uzmanlar tarafından şifa deposu olarak da nitelendiriliyor. Yüksek lif içeriğiyle öne çıkan bal kabağı, ölçülü tüketildiğinde kan şekeri kontrolünü desteklemeye yardımcı oluyor.
Bal kabağının kan şekeri üzerindeki olumlu etkisinin porsiyon miktarına, pişirilme/hazırlanma yöntemine ve yanında tüketilen besinlere bağlı olduğunu vurgulayan uzmanlar, özellikle şeker ilavesiz veya doğal yöntemlerle hazırlanan bal kabağının, sağlıklı kan şekeri seviyelerinin korunmasında ve sindirim sisteminin düzenlenmesinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: