<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Politika</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://www.bayburtmedya.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 07:47:23 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, TDT Zirvesi’ne katılan liderleri karşıladı</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi kapsamında Ankara’ya gelen liderleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kapıda karşıladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi kapsamında Ankara’ya gelen liderleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kapıda karşıladı.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi kapsamında düzenlenen toplantıya katılmak üzere Ankara’ya gelen liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kapıda karşılandı. Toplantının yapılacağı binanın girişinde tarihteki 16 Türk devletini temsil eden askerler ve bayraklar yer aldı.</p>

<p>Karşılamanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zirveye katılan liderler aile fotoğrafı çektirdi.</p>

<p>Zirve kapsamında düzenlenen toplantıya Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov katıldı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-tdt-zirvesine-katilan-liderleri-karsiladi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-tdt-zirvesine-katilan-liderleri-karsiladi/22369</link>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 11:10:25 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;Kimin sorumluluğu varsa gereğini yapacağız&quot;</title>
                                    <description>AK Parti MKYK toplantısında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ve fon krizi ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;Kol kırılır yen içinde kalır değil, kimin sorumluluğu varsa gereğini yapacağız&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti MKYK toplantısında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ve fon krizi ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kol kırılır yen içinde kalır değil, kimin sorumluluğu varsa gereğini yapacağız" dedi.</p>

<p>AK Parti MKYK toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan fon krizinin değerlendirildiği öğrenildi. Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Kol kırılır yen içinde kalır değil, vücudu sarmaması için gerekeni yapacağız. Kimin sorumluluğu varsa gereğini yapacağız" dedi.</p>

<p>MKYK toplantısında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir de bir sunum gerçekleştirdi. Yapılan sunumda özellikle muhalefet belediyelerinde meydana gelen rüşvet, yolsuzluk ve irtikap gibi meselelerin belediye hizmetlerini aksattığı ve vatandaşı mağdur ettiğinin altı çizildi. Belediyelerin mali yapısını disipline eden bir düzenlemenin yapılması gerektiği ifade edilirken, denetim mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiği de vurgulandı.</p>

<p>Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile birlikte kırsal alanlarda yaşanan yetki karmaşasının çözümüne ilişkin önerilerin de yer aldığı sunumda, köklü bir yerel yönetimler reformuna ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Bu anlamda AK Parti’nin hazırladığı yerel yönetimler reform çalışmasında son düzlüğe gelindiği ifade edildi.</p>

<p>Reform çalışmalarının ’yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim’, ’yerel yönetim modelinin geliştirilmesi’, ’yerel yönetimlerin mali yapısı’, ’yerel yönetimlerde yeni uygulamalar’, ’imar ve planlama’ başlıkları altında yürütüldüğü ve en kısa sürede TBMM’ye sunulmak üzere son halinin verileceği ifade edildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-kimin-sorumlulugu-varsa-geregini-yapacagiz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/cumhurbaskani-erdogan-kimin-sorumlulugu-varsa-geregini-yapacagiz/22213</link>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:42:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Cengiz: &quot;Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın&quot;</title>
                                    <description>Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, &quot;Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın. Çünkü hak edileni alamamak gibi belirsizlik de yıpratıcıdır&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın. Çünkü hak edileni alamamak gibi belirsizlik de yıpratıcıdır" dedi.</p>

<p>Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde yaptığı basın açıklamasında, kamu çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, ücret ve tazminat düzenlemelerinin yapılması ve çalışma şartlarının geliştirilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi. Basın açıklamasına katılan sendika üyeleri pankartlar açarak slogan attı.</p>

<p><strong>"Ülkemizin en stratejik görev yerlerinde sorumluluk alıyor, görevlerimizi icra ediyoruz</strong>"</p>

<p>Sorunların yalnızca bir ücret meselesinden de ibaret olmadığını belirten Cengiz, "Hiç çekinmeden, bir an olsun düşünmeden riskli görevler üstleniyoruz, en kritik tesislerde, askeri üretim ve bakım alanlarında, sınır bölgelerinde ve ülkemizin en stratejik görev yerlerinde sorumluluk alıyor, görevlerimizi icra ediyoruz. Buna rağmen ne hikmetse verilen emeğin karşılığını, özlük haklarımızda göremiyoruz. Bu anlamda, bıçak kemiğe dayanmamış, tam anlamıyla parçalamıştır. Bunca işi yapan, bunca işi yaparken de gözünü budaktan sakınmayan arkadaşlarımız, artan hayat pahalılığıyla boğuşuyor. Her şartta devleti için emek verenler ailelerinden uzak kalmanın ağır yüküyle mücadele ediyor. Zorlu çalışma şartlarında yine bir adım geri durmadan sorumluluğunu yerine getiriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Yılda 45 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ediyoruz</strong>"</p>

<p>Taleplerini bir kez daha tekrarlayacaklarını vurgulayan Tuncay Cengiz, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. Maddesinde ‘savunma ve güvenlik hizmet sınıfı’ oluşturulmasını istiyoruz. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri personel kanunu kapsamında aylık 4 bin gösterge puanı karşılığı ek ödeme yapılmasını talep ediyoruz. Kritik ve stratejik illerde görev yapan memurlarımıza kritik bölge tazminatı verilmesini istiyoruz. Görevlerimizin niteliği ve taşıdığımız riskler dikkate alınarak yılda 45 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ediyoruz. Tayın bedeli katsayısının 2 bin 400’den 6 bine yükseltilmesini istiyoruz. Millî savunma bakanlığına bağlı sosyal tesislerden ve özel bakım merkezlerinden ailelerimiz ve emeklilerimiz de dâhil olmak üzere bütün memurların kısıtlama olmaksızın tam üye statüsünde yararlanabilmesini talep ediyoruz. Lojman tahsis oranlarının uzman erbaşlardan ayrı değerlendirilmesini ve memurlarımızın barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde artırılmasını istiyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Sözleşmeli personelin OYAK’a daimi üye olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz</strong>"</p>

<p>Genel Başkan Tuncay Cengiz, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>

<p>"Milli savunma uzmanı-silahlı kuvvetler uzmanı’ ve ‘savunma hizmetleri uzmanı’ kadrolarına kurum içinden özel yarışma sınavıyla atanabilmenin önünün açılmasını istiyoruz. İnsani maksatlı mayın temizleme faaliyetleri ile mühimmat ayıklama, depolama ve taşıma işlerinde görev yapan memurların, tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz. Memurlarımıza yönelik kapsamlı bir giyim yardımı yönetmeliği çıkarılmasını istiyoruz. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının iki yılda bir, düzenli ve öngörülebilir biçimde yapılmasını, jandarma genel komutanlığında 8 yıldır yapılmayan unvan değişikliği sınavı ile görevde yükselme sınavının açılmasını istiyoruz. Jandarma genel komutanlığı ve sahil güvenlik komutanlığında sivilleşme ve kariyer uzmanlığı sürecinin başlatılmasını talep ediyoruz. 7068 sayılı kanun kapsamından sivil devlet memurlarının çıkarılmasını istiyoruz. OYAK’ın yönetim, denetim ve disiplin kurullarında memurlarımızın temsil edilmesini; sözleşmeli personelin OYAK’a daimi üye olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz."</p>

<p><strong>"Kim ne kadar çalışıyorsa verdiği emeğin, çalışmanın karşılığını alsın</strong>"</p>

<p>Cengiz, kimsenin hakkına göz dikmediklerini vurgulayarak, "Bizim derdimiz üzüm yemek ve hakkımız olanı almak. Başka hiçbir düşüncemiz ya da derdimiz yok. Biz istiyoruz ki, kim ne kadar emek veriyorsa, kim ne kadar çalışıyorsa verdiği emeğin, çalışmanın karşılığını alsın. Bu anlamda, bizim taleplerimiz açıktır, gerçeklerimiz ve gerekçelerimiz ortadadır. Beklentilerimiz de sonuna kadar haklıdır. Bugün de burada bir kez daha ifade ettiğimiz taleplerimiz bir günde ortaya çıkmamıştır. Her bir talebin arkasında bir çalışma arkadaşımızın yaşadığı güçlük, bir ailemizin geçim kaygısı, bir meslek grubunun birikmiş beklentisi var. Bu nedenle yetkililerden beklentimiz nettir: taleplerimiz göz ardı edilecek konular olarak görülmesin. Taleplerimiz, masada toplanıp, içilen çaylar eşliğinde rafa kaldırılmasın" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın</strong>"</p>

<p>Talepleri için ivedi bir şekilde somut adımlar atılmasını ifade eden Cengiz, "Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın. Çünkü hak edileni alamamak gibi belirsizlik de yıpratıcıdır. Ayrıca önemle ifade etmek isteriz ki, sürekli ertelenen beklentiler, halının altına süpürülen sorunlar çalışma barışını da zedeler. Ayrıca bizler sadece konuşmuyor, çözüm önerilerimizi de sunuyoruz, tüm bunları yaparken de sadece aynaya bakıyoruz. Memurun hakkını savunduklarını iddia edenler ne demiş diye merak etmeden, kim ne kadar alıyormuş gibi akla ziyan kıyaslar yapmadan, kimin hangi yolun yolcusu olduğuna bakmadan, kimin kafasında hangi planları olduğuna aldırış etmeden, yolumuzda yürümeye, devletimizin daha da güçlenmesi, milletimizin yarınlarından daha emin olması için çalışmaya devam ediyoruz" dedi.</p>

<p>Tuncay Cengiz, haklarını elde edene kadar mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar" sözünü hatırlattı. Cengiz, hedeflerine ulaşana kadar yürümeye ve hakkın, hak edilenin ve hak edenin yanında durmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/devlet-memurlari-sendikasi-genel-baskani-cengiz-cozum-takvimi-olusturulsun-memurlarimizin-beklentileri-tam-anlamiyla-karsilansin.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/devlet-memurlari-sendikasi-genel-baskani-cengiz-cozum-takvimi-olusturulsun-memurlarimizin-beklentileri-tam-anlamiyla-karsilansin/22162</link>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 06:49:07 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Parti Genel Başkanı Özel: &quot;Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak&quot;</title>
                                    <description>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, &quot;Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak. Hep birlikte ileriye, iktidara yürüyeceğiz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak. Hep birlikte ileriye, iktidara yürüyeceğiz" dedi.</p>

<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti Ankara İl Başkanlığı Ön Seçimi açılışına katıldı. Özel, partiye katılan eski Başbakan Yardımcısı ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Murat Karayalçın’a rozetini taktı. Özel, "Aklımın erdiğinden beri siyasete, sosyal demokrasiye gönül verdiğimden beri, gözümü açtığımdan beri siyasette en dikkatle takip ettiğim, hep örnek aldığım kişiliğiyle, tertemiz siyaset anlayışıyla, hem siyasette hem sosyal hayattaki katıksız centilmenliği ile Murat Karayalçın’a bir gün bir yerde rozet takacağım aklımın ucundan geçmezdi. Karayalçın’ın partimize katılımı güç vermiştir, hepimiz için ilaç olmuştur, doping olmuştur, kuvvet olmuştur" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Yeni Parti’nin yeni yolculuğuna büyük bir inanç vardı</strong>"</p>

<p>Sabah saatlerinde Yozgat’a gittiğini belirten Özel, "Yeni Parti’nin yeni yolculuğuna büyük bir inanç vardı. Oradan aldığım daveti, oradaki beklentiyi değerlendirerek sabah saat 10.00’da il kongrelerimizden ilkinin açılış konuşmasını Yozgat’ımızda yapıp, oraya sonrasında Kırıkkale’ye ve buraya dün İstanbul’dan başta Ekrem Başkan bütün arkadaşlarımızın selamlarını getirip, buraya da Yozgat’ın çok yürekten selamlarıyla ve Kırıkkale’nin coşkusuyla gelmiş bulunuyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Türkiye’nin 81 ilindeki demokratların darbeye direnişini onurla, gururla ve büyük bir heyecanla sahiplendik</strong>"</p>

<p>Özel, il kongreleriyle önemli bir adım attıklarını aktararak, "Bugün Yeni Parti için ilk ve ayrıcalıklı bir adım. Ama yürekten inanıyorum ki ilerleyen dönemlerde Türkiye siyaseti için de büyük bir kazanım ve geri adım atılamayacak bir aşamayı kaydediyoruz. Önce butlan kararını duyduk, bu karara karşı bu kararı kabul edip görev almayı kabul edenleri inanamayarak, üzülerek, kahrolarak gördük. Ama oradaki çok küçük bir azınlığa karşı birlikte yol yürüdüğümüz, 47 yıl sonra partimizi birlikte birinci parti yaptığımız, Ankara’da 15 ilçe, biri büyükşehir 16 belediyeyi birlikte kazandığımız, Türkiye’nin yüzde 65’ini nüfusun yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 86’sını birlikte kazandığımız siz yol arkadaşlarımızın ve Türkiye’nin 81 ilindeki demokratların darbeye direnişini onurla, gururla ve büyük bir heyecanla sahiplendik" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Yeni Parti’nin üyeleri kimi seçerse il başkanımız odur</strong>"</p>

<p>Yeni Parti’nin her şeyiyle yeni olduğunu kaydeden Özel, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"15 gün önceki ilçe kongrelerinde de bugün yapılan il kongrelerinde de söz verdiğimiz gibi her ne kadar Siyasi Partiler Kanunu bir delege sistemi emretse de, onları hepimiz adına seçildi, gelecek hafta resmi kongrede resmi görev yapacaklar. Ama kim yönetsin Ankara’yı? Ankara’yı kim yöneteceğine Genel Başkanlar karar verir. Gelenek böyledir. Bir aday söylenir. Aday tariflenir. Onun üzerinden yol yürünür. Peki Genel Başkan olarak ben bu sorumluluğu nasıl alayım? Bugün karşımızda beş adayımız var. İkisi kadın, dördü hukukçu. En yaşlıları 54, en gençleri 39 yaşında olan, CV’leri birbirinden parlak, partiye ve siyasete emekleri hiçbirinin diğerinden geride olmayan, beşinin de göreve hazır olduğunu onları yeterli imzayla destekleyen sizlerin tescil ettiği ve bir yanda kadınlar, bir yanda gençler; bir yanda tecrübe, bir yanda kuruculuk. Birinden birine karar verip bir yanlış kararı tek başıma vereceğime ki bir kişinin, tek kişinin verdiği kararların memleketi ne hale getirdiği ortadayken. Bir kişi yanlış yapabilir, yanlış karar verebilir. Ama 54 bin kişi yanlış karar vermez. Bugün adayları dinlediniz, sosyal medyadan dikkatle takip edildiler. Yarın Ankara’nın bütün ilçelerinde, bazı ilçelerde birden çok yerde kurulacak sadıklarla gün boyunca yeni partinin 54 bin üyesi sandık başına gidecek. 54 bin zeka, 54 bin yürek, 54 bin üye bir karar verecek. Buradan Ankara’ya da Türkiye’ye de açıkça vurguluyorum. Ne Ankara’da ne Türkiye’nin herhangi bir yerinde Genel Başkan’ın desteklediği bir aday, genel merkezin bir adayı vardır. Yeni Parti’nin üyeleri kimi seçerse il başkanımız odur. Bundan sonra yol yürüyeceğimiz kişi odur."</p>

<p><strong>"Genel seçimlerde Ankara’da bizi birinci parti yapacak bir yönetim listesine ihtiyacımız var</strong>"</p>

<p>Özel, "Yeni bir yola çıkıyoruz. Yeni yolun nimetinden yararlanıp yeni kuralları külfet gören bir anlayışla yürüyecek bir adım yolumuz yok. Her şey yepyeni olacak. Yeni kurallara herkes uyacak, herkes alışacak. Buradan da beş adaya söylüyorum. Yarın biriniz seçimi kazandı. Diğer dördü ile pazartesi sabah kahvaltıda oturup öneri alacağım. Bugün normal bir seçim yapsaydık, seçim kazanacak listeler yapacaklardı. Bir oy almak için bazen bir kişi yazdığımızı bilirim ben. Bugün seçim kazanacak bir listeye ihtiyaç yok. Kararı 54 bin kişi yarın siz vereceksiniz. Bizim yarından sonra Ankara’da seçim kazanacak bir listeye değil, genel seçimlerde Ankara’da bizi birinci parti yapacak bir yönetim listesine ihtiyacımız var" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"En az benim kadar inanmış ve adanmış, Yeni Parti’nin yeni siyasetinin neferlerine ihtiyacım var</strong>"</p>

<p>Özel, gece gündüz çalışacağının altını çizerek, "Ben gecemi gündüzüme katarak birlikte çalışacağım Türkiye’nin en kuvvetli seçim ordusunu, en kuvvetli propaganda ordusunu, bu karşımızdaki kötülüğü hep birlikte yeneceğimiz Yeni Parti’nin yeni mücadele gücünü hazırlamaya çalışıyorum. Bir başıma ben de yetemem, il yönetimleri de yetemez. Türkiye’nin en kalabalık seçim propaganda gücüne, en uzun sürede seçimine ve kapı kapı, ev ev, sokak sokak, kahve kahve, tarla tarla çalışacak, meseleye en az benim kadar inanmış ve adanmış Yeni Parti’nin yeni siyasetinin neferlerine ihtiyacım var. Ben onun için size inanıyorum, size güveniyorum" dedi.</p>

<p><strong>"Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak</strong>"</p>

<p>Özel, partiyi iktidar yapabilmek adına gerçekleştirecekleri çalışmalarında hiçbir ilin geride kalmamasını temenni ettiklerine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu gücün yetki ve sorumluluğu ile seçilecek tüm başkanlardan, siyaseti mahallelerden başlatarak yükseltmeyi, seçime kadar ivmelenen bir güçle partimizi iktidara taşımalarını bekliyorum. Ve hepinizden bu mücadelenin içinde bir adım bile geride kalmamanızı bekliyorum. Yeni Parti ile birlikte hep beraber öyle bir yol açıyoruz ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni siyasetle birlikte hiçbir şey geride bıraktıklarımız gibi olmayacak. Hep birlikte ileriye, iktidara yürüyeceğiz."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/yeni-parti-genel-baskani-ozel-yeni-siyasetle-birlikte-hicbir-sey-geride-biraktiklarimiz-gibi-olmayacak.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-yeni-siyasetle-birlikte-hicbir-sey-geride-biraktiklarimiz-gibi-olmayacak/22148</link>
                <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 00:36:19 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: &quot;Milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır&quot;</title>
                                    <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunun &quot;Türkiye’nin Yeni Anayasa Gündemi&quot; başlıklı toplantısına katıldı. Bakan Gürlek, &quot;Tamamen milli iradeden doğan, geniş katılımlı, çoğulcu, özgürlükçü, baştan sona milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni anayasaya ihtiyaç bulunmaktadır&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunun "Türkiye’nin Yeni Anayasa Gündemi" başlıklı toplantısına katıldı. Bakan Gürlek, "Tamamen milli iradeden doğan, geniş katılımlı, çoğulcu, özgürlükçü, baştan sona milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni anayasaya ihtiyaç bulunmaktadır" dedi.</p>

<p>Bakan Gürlek, Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunun "Türkiye’nin Yeni Anayasa Gündemi" başlıklı toplantısına katıldı. Burada konuşan Bakan Gürlek, 1982 Anayasası’nın askeri cunta tarafından hazırlanan ve 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan antidemokratik bir Anayasa olduğunu vurgulayarak, bu Anayasa’nın darbenin baskıcı, otoriter ve olağanüstü şartlarında hazırlandığını ifade etti. Bakan Gürlek, 1982 Anayasası’nın hazırlanma sürecine hiçbir siyasi partinin ve toplumsal kesimin katılmasına izin verilmediğini belirterek, "Oysa bir anayasanın meşruluğunu, demokratikliğini ve toplum tarafından benimsenmesini sağlayan husus sadece içeriğinin özgürlükçü ve demokratik olması değil, hazırlanma yönteminin de katılımcı, uzlaşmacı ve demokratik olmasıdır. Darbenin üzerinden 46 yıl geçmiş olmasına rağmen, darbe ürünü olan 1982 Anayasası maalesef hala yürürlüktedir. 12 Eylül darbesinin otoriter ve antidemokratik gölgesinden kurtulmak için tamamen milli iradeden doğan, geniş katılımlı, çoğulcu, özgürlükçü, baştan sona milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni anayasaya ihtiyaç bulunmaktadır" diye konuştu.</p>

<p>1982 Anayasası’nın toplumsal sorunları çözüme kavuşturmak yerine sürekli sorun üreten bir işlev gördüğünü belirten Bakan Gürlek, bu nedenle 1982 Anayasası’nın yürürlüğe girdiği günden itibaren sürekli tartışıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür"</strong></p>

<p>Süreç içerisinde Anayasa’nın birçok maddesinde değişiklik yapıldığının altını çizen Bakan Gürlek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Anayasa’nın ilk yürürlük tarihinden son değişiklik tarihine kadar yapılan değişiklikler nedeniyle Anayasa’nın sistematiği bozulmuş, birçok hüküm arasında uyum kaybolmuş ve Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür. Öte yandan bilim ve teknolojinin yanı sıra siyasi ve sosyal yapılarda da köklü değişikliklerin yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. Bugün gelinen noktada Anayasa ülkemize dar gelmektedir. Türkiye Yüzyılı’nda, Türkiye’nin, askeri müdahale etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır."</p>

<p>Bakan Gürlek, yeni anayasa için yükselen talep ve beklentilerin herkes tarafından bilindiğini vurgulayarak, siyasi partilerin de anayasa değişikliği veya yeni anayasa talebinde bulunduğunu aktardı.</p>

<p><strong>"Topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç var"</strong></p>

<p>Vatandaşların da Türkiye’nin yeni bir anayasa yapması gerektiğini düşündüğünü belirten Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizim ihtiyaç duyduğumuz anayasa, lafzı, ruhu, hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir anayasadır. Toplumun gerisine kalan değil, insanı önceleyen, topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi Türkiye Yüzyılı hedefimizin unsurlarından biri olan yeni anayasayı milletimize kazandırana kadar çalışmayı, gayret etmeyi, mücadele etmeyi asla bırakmayacağız. Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasaya kavuşturacağız. Yeni anayasa bir daha hiç kimsenin başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamalara, zorbalık ve baskılara tevessül etmesine dahi izin vermeyecektir. Irk, din, mezhep, dil, renk, kültür farkı gözetmeksizin herkesi kuşatan, insan onuru ortak temelinde buluşturan, kucaklayıcı, bütünleştirici, çeşitlilikte birliği savunan, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu yapıda olacaktır."</p>

<p><strong>"Milli bir anayasal mutabakat sözleşmesini ortaya koymamız şart"</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, Türkiye’nin küresel ve bölgesel bazda tüm sosyal ve güvenlik risklerine karşı yeni anayasaya ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, "Bu müstesna devletin ve bu aziz milletin bütünsel yapısının çağımızın tüm hastalıklarına karşı en önemli aşısının varlığı yeni bir anayasanın kalıcı şekilde bu vücuda enjekte edilmesinden geçmektedir. Bu sebeple her kesimin yeni anayasa ihtiyacını önceleyip bu konudaki katkılarını kesintisiz talep etmesi gerekmektedir. Milletimize borcumuz olan daha demokratik, daha insancıl ve daha huzurlu yarınları taahhüt altına alan milli bir anayasal mutabakat sözleşmesini ortaya koymamız şarttır" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Yeni anayasa tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk"</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum ise, yeni anayasanın Türkiye’nin her zaman olağan gündemi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın perspektifiyle hayata geçen Türkiye Yüzyılı vizyonunun en büyük hedeflerinden birinin yeni bir anayasayı Türkiye’ye kazandırmak olduğuna işaret eden Uçum, "Zaman zaman yeni anayasanın bir ihtiyaç olup olmadığı gündeme getiriliyor. Vurgulamak isterim ki yeni anayasa aktüel siyasetin ötesinde Türkiye’nin nesnel ihtiyacıdır. Yeni anayasa kimsenin şahsi konusu değil, hepimizin milli meselesidir" diye konuştu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-gurlek-milletin-temsilcilerinin-hazirlayacagi-yeni-bir-anayasaya-ihtiyac-vardir.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/bakan-gurlek-milletin-temsilcilerinin-hazirlayacagi-yeni-bir-anayasaya-ihtiyac-vardir/22094</link>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 08:55:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş: &quot;Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden koruma kararlılığımızı güçlendiriyoruz&quot;</title>
                                    <description>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, &quot;Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden koruma ve onlara güvenli dijital alanlar sunma kararlılığımızı somut adımlarla güçlendiriyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden koruma ve onlara güvenli dijital alanlar sunma kararlılığımızı somut adımlarla güçlendiriyoruz" dedi.</p>

<p>Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik’in Resmi Gazete’de yayınlandığını bildirdi. Bakan Göktaş, "Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden koruma ve onlara güvenli dijital alanlar sunma kararlılığımızı somut adımlarla güçlendiriyoruz. Bu doğrultuda e-Devlet Kapısı üzerinden yaş doğrulamasını zorunlu kılıyoruz. 15–18 yaş grubundaki çocuklara, yaşlarına ve gelişimlerine uygun içerikler sunulmasını sağlıyoruz. Anne babaların denetim imkanlarını güçlendiriyoruz. Sosyal medya platformlarının yükümlülüklerini ve sorumluluklarını artırıyoruz. Çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve geleceğimiz için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Evlatlarımıza ve ailelerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-goktas-cocuklarimizi-dijital-dunyanin-risklerinden-koruma-kararliligimizi-guclendiriyoruz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/bakan-goktas-cocuklarimizi-dijital-dunyanin-risklerinden-koruma-kararliligimizi-guclendiriyoruz/22029</link>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 15:10:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;Gurbeti, ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokrasi Birliği 9. Olağan Genel Kurulu’na gönderdiği video mesajda, &quot;Gurbeti ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği, yürüttüğü proje ve faaliyetlerle yurt dışındaki millet varlığımız için çok hayati bir sorumluluk üstleniyor&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokrasi Birliği 9. Olağan Genel Kurulu’na gönderdiği video mesajda, "Gurbeti ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği, yürüttüğü proje ve faaliyetlerle yurt dışındaki millet varlığımız için çok hayati bir sorumluluk üstleniyor" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokrasi Birliği 9. Olağan Genel Kurulu’na bir video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, yurt dışında yaşayan ve memleket hasreti taşıyan Türklerin topluma katkı verebilmesi için ciddi bir gayret sarf ettiğine değindi. Erdoğan, "Genel kurulda tecelli edecek iradenin, sizlerle birlikte Avrupalı Türkler ve 7 milyonu aşkın nüfusa sahip Türk diasporasının tamamı için verimli ve faydalı neticeler getireceğine inanıyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği çatısı altında yurt dışındaki vatandaşlarımızın huzur ve esenliği için fedakarca çalışan her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Gurbeti ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği, yürüttüğü proje ve faaliyetlerle yurt dışındaki millet varlığımız için çok hayati bir sorumluluk üstleniyor. Kalplerinde memleket hasreti taşıyan kardeşlerimizin bulundukları ülkelerde daha iyi yerlere gelebilmek için, kimlik ve kültürlerini muhafaza edebilmeleri için demokratik katılım dahil içinde yaşadıkları topluma azami katkı verebilmesi için ciddi bir gayret sarf ediyor" dedi.</p>

<p><strong>"Vatandaşlarımızı aşağılayan ahlak yoksunu tiplerin insafına asla bırakmayacağız"</strong></p>

<p>Erdoğan, konuşmasının devamında ırkçılığa karşı da çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, "Eş zamanlı olarak kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı gibi sorunların çözümüne yönelik önemli bir çaba harcıyoruz. Kurumsal tecrübesi ve dinamit kadrolarıyla çok geniş bir coğrafyada son derece başarılı işlere imza atan Uluslararası Demokratlar Birliği’ni tebrik ediyor, bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum. Gerek partimizin ikili ilişkiler başkanlığı, gerekse Yurtdışı Türkler Başkanlığı gibi kurum ve kuruluşlarımızla sizlere destek olmaya ve yardımcı olmaya devam edeceğiz. Yurt dışında yaşayan siz kardeşlerimizi ne dışarıdaki yabancı düşmanı akımların ne de vatandaşlarımızı aşağılayan ahlak yoksunu tiplerin insafına asla bırakmayacağız. Kuruluşundan itibaren birliğin bu günlere gelmesinde payı olan ve ebediyete irtihal etmiş tüm büyüklerimize, kardeşlerimize, rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-gurbeti-ikinci-vatan-eyleyen-kardeslerimiz-icin-yuksek-bir-suurla-calisan-tum-sivil-toplum-kuruluslarimiza-sukranlarimi-iletiyorum.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-gurbeti-ikinci-vatan-eyleyen-kardeslerimiz-icin-yuksek-bir-suurla-calisan-tum-sivil-toplum-kuruluslarimiza-sukranlarimi-iletiyorum/22021</link>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 19:24:22 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: &quot;Türkiye ve Azerbaycan, kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerini kararlılıkla sürdürmektedir&quot;</title>
                                    <description>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları hedef alan maksatlı içerikler tespit edildiğini belirterek, iki ülke arasında ortak tarih, kültür ve sarsılmaz bir kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerin her alanda kararlılıkla sürdüğünü bildirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı uluslararası basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları hedef alan maksatlı içerikler tespit edildiğini belirterek, iki ülke arasında ortak tarih, kültür ve sarsılmaz bir kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerin her alanda kararlılıkla sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı uluslararası basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları, stratejik müttefikliği ve ‘tek millet, iki devlet’ anlayışını hedef alan art niyetli ve maksatlı içerikler tespit edilmiştir. Söz konusu paylaşımlar, iki dost ve kardeş ülke arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi, bölgesel barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan açık bir algı operasyonudur. Türkiye ve Azerbaycan; ortak tarih, kültür ve sarsılmaz bir kardeşlik temelinde yükselen ilişkilerini her alanda kararlılıkla sürdürmektedir. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık, atılan ortak adımlar ve yürütülen iş birlikleri üzerinden manipülatif söylemlerle kamuoyunu yanıltma çabaları hedefine ulaşamayacaktır. Kamuoyunun bu tür psikolojik harp amaçlı içeriklere itibar etmemesi; yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/dezenformasyonla-mucadele-merkezi-turkiye-ve-azerbaycan-kardeslik-temelinde-yukselen-iliskilerini-kararlilikla-surdurmektedir.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/dezenformasyonla-mucadele-merkezi-turkiye-ve-azerbaycan-kardeslik-temelinde-yukselen-iliskilerini-kararlilikla-surdurmektedir/22013</link>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 19:12:31 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Anahtar Parti İl Başkanı Korkmaz: “Aklın, ahlakın ve adaletin egemen olduğu bir Türkiye için yoldayız”</title>
                                    <description>Anahtar Parti Erzincan İl Başkanı Ahmet Korkmaz, partisinin siyasi vizyonuna ve benimsedikleri ilkeler zincirine dair önemli açıklamalarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Açıklamasında, siyasetin güven üreten bir zemine kavuşması gerektiğini belirten Korkmaz, toplumu kimlikler üzerinden ayrıştırmayan, geniş kitleleri kucaklayan vatan milliyetçisi ve demokrat bir çizgide yürüdüklerini söyledi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Türkiye’de çok sayıda siyasi parti bulunmasına rağmen Anahtar Parti’nin yeni bir parti ihtiyacından ziyade siyasetteki sorunlara alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu vurgulayan Ahmet Korkmaz, geçmişte kendisinin de uzun yıllar siyaset içerisinde yer aldığını ve çeşitli mağduriyetler yaşadığını hatırlattı. Ülkenin gidişatına dair gördükleri yanlışlara karşı sorumluluk üstlendiklerini belirten Korkmaz, “Biz bu partiyi siyasetteki parti sayısını artırmak için kurmadık. Akıl, ahlak ve adalet ilkesiyle yola çıktık” dedi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><strong><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">“Vatan milliyetçiliğini esas alıyoruz”</strong></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun öncülüğünde, ülke ve millet sevgisini önceleyen bir siyasi anlayışa sahip olduklarını dile getiren Korkmaz, milliyetçilik anlayışlarının etnik kökenler üzerinden şekillenmediğini net bir şekilde belirtti. Vatan sevgisini merkeze aldıklarını söyleyen Korkmaz, “Biz vatan milliyetçisiyiz. İnsanları kökenlerine göre ayıran bir milliyetçilik anlayışımız yok. Bayrağını seven, vatanına bağlı olan ve bu ülkenin geleceği için çalışmak isteyen insanlarla birlikte yürümek istiyoruz. Bizim temel meselemiz Türkiye’dir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><strong><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">“Alevisiyle, sünnisiyle herkesi kucaklayan bir yapıyız”</strong></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Toplumun siyasi ve sosyal kimlikler üzerinden kutuplaştırılmasına karşı olduklarının altını çizen Erzincan İl Başkanı Korkmaz, Anahtar Parti’nin farklı inanç ve etnik kökenden tüm vatandaşlara kapısının açık olduğunu söyledi. Siyasetin ayrıştırıcı değil, birleştirici olması gerektiğinin altını çizen Korkmaz, “Alevi, Sünni, Arap, Kürt ayrımı yapmadan herkesi kucaklayan bir siyasi yapıya sahibiz. İnsanları kutuplaştırmadan, bölmeden, adalet içerisinde bir araya getiren bir Türkiye hedefliyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/anahtar-parti-il-baskani-korkmaz-aklin-ahlakin-ve-adaletin-egemen-oldugu-bir-tur_6ac8a8452ae40.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/anahtar-parti-il-baskani-korkmaz-aklin-ahlakin-ve-adaletin-egemen-oldugu-bir-turkiye-icin-yoldayiz/22004</link>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:37:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &quot;Milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilip fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilip fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, "Öncelikle uzun bir müzakere oldu. Ben katkı sunan herkese, tüm gruplara yürekten teşekkür ediyorum. Burada epeyce değerlendirmeler yapıldı. Katıldığımız, katılmadığımız eleştiriler oldu. Özellikle yapıcı eleştirilerden yürütme olarak da istifade edeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Meclisimiz sonuçta milletimizin hassasiyetlerini yansıtıyor, temel beklentilerini yansıtıyor ve bu da bizim için yol göstericidir. Bunun altını bir defa çizmiş olayım" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla bu çalışmayı yapmak durumundayız</strong>"</p>

<p>Kurul toplantısına niçin partiden ve gruptan arkadaşların çağrıldığına dair bir eleştiri olduğunu aktaran Yılmaz, "İki Genel Başkanvekilimizi Mustafa Elitaş Bey’i ve Efkan Ala Bey’i ve Grup Başkanımız Abdullah Güler Bey’i davet ettim ben, doğru. Sebebi de şu, onu izah etme ihtiyacı hissediyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisi yok. Sadece Bütçe Kanunu’nu hükümet gönderebiliyor Meclise. Onun dışında kanun teklif etme yetkimiz yok. Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız. Bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz, onlarla konuşuyoruz. Çünkü yeni sistemin yapısı bu şekilde" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak</strong>"</p>

<p>Kanuni düzenleme gerektiren hususlarda ilgili grup arkadaşlarını ve partiden arkadaşlarını davet edip, onlarla bu değerlendirmeyi yaptıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:</p>

<p>"Ve sonuçta bizim teknik çalışma yaptığımız konularda teklif verme yetkisi olan grubumuz ve milletvekillerimiz de bunu Meclise arz ediyorlar. Durum bundan ibarettir. Yoksa biz ’Partizan bir şey yapalım’ diye o arkadaşlarımızı, öyle yorumlar yapıldı, aklımızın ucundan bile geçmez. Yabancıları beklediniz, o argümanı doğru bulmuyoruz. Konuşmamda da çeşitli atılan adımları yeterli bulursunuz, bulmazsınız ama atılan adımları ifade ettim. Bürokrasiyle ilgili DDK soruşturma yapıyor. Şirketler, onların bağlantılarıyla, manipülatörlerle, spekülatörlerle ilgili adli süreçler işliyor. Bunların sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Siyasi alanda da Cumhurbaşkanımız çok açık ve net bir şekilde bir tavır, siyasi bir tutum ortaya koymuş durumda. Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilip fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak. Ayrıca bu yine hukuksuz işlemlerden kaynaklı el konulan varlıklar, gayrimenkuller değerlendirilerek yatırım sahiplerine hakları olabildiğince iade edilmiş olacak. Burada ana paraya yoğunlaşan bir olağanüstü tasfiyede yöntemimiz var. Şu noktanın da bilgi olarak sadece altını çizmek isterim; belli büyüklüklerden bahsediyoruz ama asıl olan sisteme giren paranın büyüklüğüdür. Manipüle edilmiş bir şekilde çok yüksek rakamlara çıkarılmış değerler gerçek kaybı bana göre yansıtmamaktadır. Asıl olan o ana para ve onun karşılık geldiği değerdir. Bu konuda da elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz."</p>

<p><strong>"Sistemi iyileştirici adımlardan biri olarak geleceğe dönük tartışmamız lazım</strong>"</p>

<p>Üst düzey kamu görevlilerinin çeşitli kurullarda görev almasına dair eleştirilerin gündeme getirildiğini söyleyen Yılmaz, "Bu hukuki bir sorun değil ama sakıncaları olabilecek bir durum şeklinde gündem oldu. Bu konularda ben işte sistemi iyileştirici adımlardan biri olarak belki bu konuları da geleceğe dönük tartışmamız lazım. Hiçbir arkadaşımızı suçlayarak söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Kişisel olarak da Devlet Denetleme Kurulu Başkanımıza da güveniyoruz. Kendisi de yapmıyor ayrıca denetlemeyi, sonuçta oradaki müfettişler yapıyor. Ama geleceğe dönük olarak bu konularda nasıl bir çerçeve oluşturulmalı, bunun da ben üzerinde düşünülmeye değer bir konu olduğunu ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir</strong>"</p>

<p>Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"‘Cumhurbaşkanımızın talimatıyla diyorsunuz’ dedi değerli Grup Başkanvekili Yeni Parti’den. Onu benim söylediğim bağlama bir bakarsanız Fon Koordinasyon Kurulunun Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kurulduğunu söyledim. Ki gerçekte bu yani. Onun yeni bir yapı kuruluyor. Bunu, bu Kurulu kuran da Cumhurbaşkanımız. Bunu buradan size hatırlatma anlamında ifade etmiş oldum. Yoksa gündelik bütün kararlarda Cumhurbaşkanımız elbette yetkilendirir, görev verir, herkes de o görevini yapar. Fon Koordinasyon Kurulunda ondan sonra aldığımız birçok kararı Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği çerçevede ilgililerle, ortak akılla alıp hayata geçirdik. Kastettiğiniz anlamda bir ifadeyi ben görmedim. Ayrıca şunu da söyleyeyim, birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir. Onu da söyleyeyim."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-milletimizin-kaynagi-bu-sureclerde-kullanilmayacak.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-milletimizin-kaynagi-bu-sureclerde-kullanilmayacak/21988</link>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 22:44:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ Parti Başkanı Özel: &quot;Girdiğim ilk seçimden birinci parti çıkmazsam görevi bırakacağım&quot;</title>
                                    <description>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e partisinin genel merkezinde hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Özel, seçim çağrısını yineleyerek &quot;Girdiğim ilk seçimden birinci parti çıkmazsam görevi bırakacağım&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e partisinin genel merkezinde hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Özel, seçim çağrısını yineleyerek "Girdiğim ilk seçimden birinci parti çıkmazsam görevi bırakacağım" dedi.</p>

<p>TİP Genel Başkanı Baş, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e partisinin genel merkezinde hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Gerçekleştirilen görüşmenin ardından Özel ve Baş, gündeme ilişkin basın açıklaması düzenleyerek basın mensuplarının sorularını cevapladı.</p>

<p><strong>"Eski bir belediye başkanı görevlendirecekler</strong>"</p>

<p>Özel, bir gazetecinin İzmir Belediye Başkanı’nın AK Parti ’ye geçmesini hatırlatması üzerine, "O kişi, İzmir’e ihanet etmiştir. İzmir için bir haindir, bizim için haindir. İzmir’deki duyguyu biliyorsunuz, o duyguya ihanet eden bir haindir. Göreceksiniz önümüzdeki günlerde bir Genel Sekreter görevlendirilmesi yapılacak, o konuda açıklamalar yapıldı. Eski bir belediye başkanı görevlendirecekler" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Girdiğim ilk seçimden birinci parti çıkmazsam görevi bırakacağım</strong>"</p>

<p>Millete de sözü olduğuna dikkat çeken Özel, "Girdiğim ilk seçimden birinci parti çıkmazsam görevi bırakacağım, demiştim. Onun için eski partimde daha önceki dönemlerde araştırma-geliştirme bütçesi yüzde 0,5 iken yüzde 16 anketlere para ayırdık. Yaptığımız bütün çalışmalarda aday yaptığımızın da yapmadığımızın önüne de anketleri koyduk" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Erken seçim milletin umududur</strong>"</p>

<p>Konuşmasında 28 Mayıs 2023 seçimlerine de değinen Özel, "Bir erken seçim milletin umududur, beklentisidir, beklentisiydi. Onları elinin tersiyle itip Anayasa’nın arkasından dolananlar bizim kapımızı çalmasınlar" dedi.</p>

<p><strong>"İzmir’e böyle büyük bir haksızlığı kimse yapmaz</strong>"</p>

<p>Basın mensubunun gündeme ilişkin yönelttiği, "İzmir başta olmak üzere hem Yeni Parti hem CHP hem diğer partilerden AK Parti tarafına geçişin süreceğine dair tartışmalar kamuoyundaki sıcaklığını koruyor. Size bu konuda ulaşan yeni duyumlar var mı?" sorusu üzerine ise Özel şu cevabı verdi:</p>

<p>"Böyle bir şey yok. Ümit ediyoruz dün yaşanan haysiyetsizliği tekrar eden bir başkası olmaz. İzmir’e böyle büyük bir haksızlığı kimse yapmaz. Türkiye’de bu kadar üzgün basın toplantıları yapmamamız gerekir."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/yeni-parti-baskani-ozel-girdigim-ilk-secimden-birinci-parti-cikmazsam-gorevi-birakacagim.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/yeni-parti-baskani-ozel-girdigim-ilk-secimden-birinci-parti-cikmazsam-gorevi-birakacagim/21986</link>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 22:40:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Işıkhan: &quot;Bugüne kadar 630 bin 618 gencimiz programımızdan faydalandı&quot;</title>
                                    <description>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı’ndan bugüne kadar 630 bin 618 gencin faydalandığını, hedeflerinin 3 yılda 3 milyon gence ulaşmak olduğunu bildirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı’ndan bugüne kadar 630 bin 618 gencin faydalandığını, hedeflerinin 3 yılda 3 milyon gence ulaşmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Ocak’ta açıklanan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı kapsamında bugüne kadar 630 bin 618 gencin desteklerden faydalandığını açıkladı.</p>

<p>Bakan Işıkhan konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Ocak’ta açıklanan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programımızın hedeflerine ulaşmak için çalışmaya devam ediyoruz. 5 temel destek alanını kapsayan GÜÇ sayesinde gençlerimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kariyer imkanlarına daha rahat ulaşabildiği bir sistemi inşa ettik. Eğitim-istihdam arasındaki bağlantıyı güçlendirdik. Bugüne kadar 630 bin 618 gencimiz programımızdan faydalandı. Hedefimiz 3 yılda 3 milyon gencimize ulaşmak. Gençlerimizin en büyük destekçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-isikhan-bugune-kadar-630-bin-618-gencimiz-programimizdan-faydalandi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/bakan-isikhan-bugune-kadar-630-bin-618-gencimiz-programimizdan-faydalandi/21956</link>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:25:49 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Yumaklı: &quot;Uygunsuzluk tespit edilen işletmelere; 218.2 milyon lira idari para cezası uygulandı&quot;</title>
                                    <description>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, &quot;Denetimler sonucunda uygunsuzluk tespit edilen işletmelere; 218.2 milyon lira idari para cezası uygularken, 29 işletme ile ilgili suç duyurusunda bulunduk&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Denetimler sonucunda uygunsuzluk tespit edilen işletmelere; 218.2 milyon lira idari para cezası uygularken, 29 işletme ile ilgili suç duyurusunda bulunduk" dedi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından gıda denetimleri sonucu uygunsuzluk tespit edilen işletmelere dair açıklamada bulundu. Yumaklı açıklamasında, "Tarladan sofraya her aşamada milletimizin sağlığı ve güvenilir gıdaya ulaşması en temel önceliğimizdir. 1-30 Eylül tarihleri arasında yurt genelinde 117 bin 360 gıda denetimi gerçekleştirdik. Denetimler sonucunda uygunsuzluk tespit edilen işletmelere; 218.2 milyon lira idari para cezası uygularken, 29 işletme ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Kurallara harfiyen uyan esnafımızı, işletmelerimizi baş tacı ederken; soframızın bereketine ve insanımızın sağlığına kastedenlere göz açtırmamaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-yumakli-uygunsuzluk-tespit-edilen-isletmelere-2182-milyon-lira-idari-para-cezasi-uygulandi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/bakan-yumakli-uygunsuzluk-tespit-edilen-isletmelere-2182-milyon-lira-idari-para-cezasi-uygulandi/21946</link>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:16:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Parti Bayburt teşkilatında kongre heyecanı</title>
                                    <description>Kısa süre önce kurularak mecliste ana muhalefet konumuna yükselen Yeni Parti’de kongre süreci devam ediyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bayburt Merkez İlçe Başkanlığı 1. Olağan Genel Kurul Kongresi gerçekleştiren Yeni Parti’de, üyelerin tamamının oyunu alan Erkan Yılmaz ilçe başkanlığı görevine seçildi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bayburt Ticaret ve Sanayi Odasının 6. katındaki parti merkezinde gerçekleştirilen seçimde, Erkan Yılmaz’ın listesinde şu isimler yer aldı:</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Murat Toksöz, Okan Akarsu, Hikmet Helvacı, Ümit Turgut, Ragıp Saka, Bayar Cengiz, Gülhanım Türk, Muhammet İdris Uçkan, Buğrahan İnanç Yücel, Gökhan Çelik, Mehmet Ali Değirmenci, Ebül Hazer, Selim Kahraman ve Adem Sekmenli.</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Seçimlerin ardından teşekkür konuşması için kürsüye gelen başkan Erkan Yılmaz, kendisine ve yönetim kurulu üyelerine yetki veren üyelerin tamamına teşekkür etti ve Bayburt'ta herkese kapılarının açık olduğunu söyledi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/post21922_6ac24e410db77.png</image>
                                <category>Politika,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/yeni-parti-bayburt-teskilatinda-kongre-heyecani/21922</link>
                <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 08:41:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş: &quot;Türkiye’de 261 bin 854 gencimiz Aile ve Gençlik Fonu kredisiyle evlendi&quot;</title>
                                    <description>Gaziantep’te ’Aile Şenliği’ programında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, &quot;Türkiye’de 261 bin 854 gencimiz Aile ve Gençlik Fonu kredisiyle evlendi&quot; dedi. Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili de konuşan Bakan Göktaş, &quot;Terörsüz Türkiye, daha güçlü bir Türkiye demek&quot; ifadelerini kullandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te ’Aile Şenliği’ programında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye’de 261 bin 854 gencimiz Aile ve Gençlik Fonu kredisiyle evlendi" dedi. Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili de konuşan Bakan Göktaş, "Terörsüz Türkiye, daha güçlü bir Türkiye demek" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir dizi program için Gaziantep’e gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ’Aile Şenliği’ programına katıldı. Gaziantep Öğretmenevi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, Aile Yılı, Aile Gençlik Fonu, doğum yardımları ve Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Hedeflerinin aile dostu Türkiye olgusu olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, "Biz istiyoruz ki aile dostu Türkiye kuralım. Aile dostu ekosistemi bütün politikalarımızın merkezine alalım. Aileye sahip çıkalım, çünkü aile bizim en güçlü kalemiz. Aile güçlü oldukça toplum güçlü olur, toplum güçlü oldukça Türkiye güçlü olur. Ve biz birlikte daha güçlüyüz, daha dirençliyiz ve büyük Türkiye’yi güçlü ailelerle inşa ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"Türkiye’de 261 bin 854 gencimiz Aile ve Gençlik Fonu kredisiyle evlendi"</strong></p>

<p>Aile Yılı çerçevesinde çok önemli projeler hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçtiğimiz yıl pek çok politikayı hayata geçirdik. Öncelikle 13 Ocak 2025’i ’Aile Yılı’ olarak ilan ettik. O gün iki tane önemli politikayı hayata geçirdik. Öncelikle evlilik öncesi eğitimlerimizi tüm Türkiye’de yaygınlaştırdık. 2024’te krediden ilk istifade eden ilçelerimizin başında Nurdağı ve İslahiye geldi. Kardeşlerimiz projeden faydalandı, bugün bir kısmının da evlatları var. Kredileri 12 ay ertelendi. Çocuk sahibi olan her çiftimizin 2 yıl faizsiz, 2 yıl ödemesiz olan kredisi aslında 3 yıllık geri ödemesiz oluyor ve sıfır faizli bir destek aslında baktığımız zaman. Ve sadece Gaziantep’te 11 bin çiftimizi Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlendirdik. Gaziantep’te 11 bin 970 gencimizi evlendirdik, Türkiye genelinde 261 bin 854 gencimiz de bu krediyi almaya hak kazandı. Bu ne demek Aile ve Gençlik Fonu 18-29 yaş arasındaki gençlerimiz evlenmek istediğinde devletimiz onlara destek veriyor. İlk dönemde 150 bin liraydı, şimdi 200-250 bin liraya yükselttik. 2 yıl ödemesiz, 4 yıllık bir kredi. Çocuk sahibi olana 12 ay kredimiz erteleniyor. Bununla beraber iş kurma önceliği tanıyoruz onlara. Diğer yandan evlilik öncesi eğitim programına katılıyorlar. Bir de sosyal konutlarda öncelikli grup arasındasınız, ondan sonraki süreçlerde de özel kontenjan ayırdık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Doğum yardımlarımız sistemini güncelledik. Her yeni doğan çocuğa sahip çıkıyoruz"</strong></p>

<p>Konuşmasında doğum yardımları ile ilgili de bilgi veren Bakan Göktaş, "Doğum yardımlarımız sistemini güncelledik. Her yeni doğan çocuğa sahip çıkıyoruz. Dolayısıyla burada da Gaziantep’te 51 bin 667 annemize doğum yardımı yaptık sadece 1,5 senede. İkinci ve sonraki çocuklara ise biliyorsunuz düzenli ödeme yapıyoruz. İlk çocuğa tek seferlik, ikinci ve sonraki çocuklara, çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar yardımda bulunuyoruz her ay düzenli olarak annenin hesabına. Ve Gaziantep’te ikinci ve sonraki çocuklar için düzenli ödeme yaptığımız anne sayımız 33 bin 585. Bizler dün olduğu gibi bugün de yarın da ailelerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sizlerle beraber olmaya devam edeceğiz. Bu programlar bizler için hem aile değerlerimizi tekrar hatırlatmak için kıymetli, aynı zamanda birliğimizi, beraberliğimizi hep beraber daha güçlü yarınlara ulaştırmak için önemli. Çocuklar bizim bereketimiz, yuvamız" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Terörsüz Türkiye, daha güçlü bir Türkiye demek"</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili de açıklamalarda bulunan Göktaş, "Biliyorsunuz önümüzdeki süreçte, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde de hızlanarak devam ediyoruz. Bu kapsamda da özellikle Gaziantep biliyorsunuz, bu topraklar da her zaman devletin yanında yer alan bir yer. Milli mücadelede her zaman öne çıkan bir toplum, bir medeniyet. Vatandaşımızın her biri her daim devletinin yanında oldu. Terörsüz Türkiye, daha güçlü bir Türkiye demek. Terörsüz Türkiye; güçlü yarınlara, güçlü ekonomisiyle, çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, ailelerimizin huzurla yaşadığı bir Türkiye demek. Bizler her zaman bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.</p>

<p>Programa şehit ve gazi aileleri ile Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kent protokolü katıldı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-goktas-turkiyede-261-bin-854-gencimiz-aile-ve-genclik-fonu-kredisiyle-evlendi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/bakan-goktas-turkiyede-261-bin-854-gencimiz-aile-ve-genclik-fonu-kredisiyle-evlendi/21903</link>
                <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 11:23:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye’ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye’ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılış töreninde milletvekillerine seslendi. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce yeni yasama yılının ülke, millet, Meclis, demokrasi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Ayrıca Erdoğan, dünyanın farklı ülkelerinde Türk milletini temsil eden yurt dışındaki vatandaşlara da selamlarını iletti.</p>

<p><strong>"Bu Meclis Milli Mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir"</strong></p>

<p>Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclisin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bu Meclis, milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Millî Mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. 80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile Yüce Meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz 2016 gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclisin, meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbeye direnenle birlikte o ağır sınavı alnının akıyla verdiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>"4’üncü Yasama Yılı’nda da Meclisimiz, önemli kararların alındığı, yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdi"</strong></p>

<p>TBMM’nin, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biri olduğuna vurgu yapan Başkan Erdoğan, "1 Ekim 2025’te başlayıp 10 Ağustos 2026’ya kadar devam eden 4’üncü Yasama Yılı’nda da Meclisimiz, önemli kararların alındığı, yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdi. Hem Genel Kurul’da hem de Komisyonlarda ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayatî kanunlar, kritik meseleler müzakere edildi. Yasama faaliyetleri demokratik bir olgunlukla icra edilirken, parlamenter diplomasi ise gerek ev sahibi olduğumuz uluslararası toplantılarda, gerekse yurt dışı ziyaretlerde profesyonel ve saygın bir yaklaşımla yürütüldü. Bugün itibarıyla başlayan yeni yasama yılının da fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dahilinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceklerine dikkati çeken Başkan Erdoğan, milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarını her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>"Şahsım dâhil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz"</strong></p>

<p>Siyasetçiler olarak birinci vazifenin emaneti taşınan Türk milletine gerektiği gibi hizmet etmek olduğunu aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Şahsım dâhil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz. Bir ay sonra 24’üncü yıl dönümüne kavuşacağımız iktidarlarımız boyunca, kesintisiz biçimde, istikrarlı, kararlı ve samimi bir şekilde, biz hep bunu yapmanın mücadelesi içinde olduk. Ekonomiden demokrasiye, iç siyasetten dış politikaya, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma kadar ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık. İnsanımızın kalbinde yaralar açan 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçti. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısı hâlâ içimizi yakıyor olsa da bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz. Milletimize verdiğimiz sözü bir kez daha tuttuk; asrın inşasını tamamladık; toplam 455 bin 357 konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Deprem bölgemizin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcadık. Ekonomide, bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen Türkiye’yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık. Füzelerin havada uçuştuğu sıkıntılı bir dönemde, tek bir vatandaşımızın dahi kılına zarar getirtmedik. 2026’nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış millî gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı. Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarımımız hızlı bir toparlanma kaydetti. Turizmde, çevremizdeki çatışmalara rağmen güçlü seyrimizi koruduk. Yılın ilk altı ayında turizm geliri 25,7 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayiinde ise iki işi birden başardık. Hem yeni ürünlerle millî savunma sanayimizi güçlendirdik, hem de bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke olduk. Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara çıktı. Dış dengede sürdürülebilir bir noktadayız. Cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2,6’da kalmasını bekliyoruz. Enerji faturasının ağırlaştığı bir yılda bu oran, ekonomimizin ne kadar dayanıklı hâle geldiğinin göstergesidir. Kamu maliyesinde disiplinden sapmadık. Bu yıl bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3,1 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla vermeyi hedefliyoruz."</p>

<p><strong>"Fon meselesini süratle çözüyoruz"</strong></p>

<p>Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geldiklerinin altını çizen Erdoğan, "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet, hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar, çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><strong>"Üzerinde bir arada yaşadığımız vatanımız, tarih içinde bizi tek bir millete dönüştürmüştür"</strong></p>

<p>Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında, toplumda ‘iç kanamaya’ sebep olan yapay kutuplaşmanın yer aldığını dile getiren Erdoğan, "Bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesi; değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesi, elbette mümkün değildir; bu, doğru da sağlıklı da değildir. Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz, esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir. Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşmuştur. Tarih içinde, farklılıklar birbirine köklü bir saygı geliştirmiştir. Devletimiz, bayrağımız, mukaddes değerlerimiz ve üzerinde bir arada yaşadığımız vatanımız, tarih içinde bizi tek bir millete dönüştürmüştür. Farklılıklarımızı bir ayrışma vasıtası olarak kullanmak isteyenlere karşı da milletimiz tek yürek olup her seferinde gereken cevabı vermiştir" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset kurumunun farklı beklentilere cevap üretmek için var olduğuna vurgu yaparak, siyaseti, farkları, renkleri, çeşitliliği bir ayrıştırma vasıtası olarak kullanılmasının en başta siyasetin fıtratına aykırı bir durum olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Türkiye’nin ayarlarının bozulması sadece Türkiye’nin hasımlarının işine yarar"</strong></p>

<p>Türkiye’nin yakın çevresindeki hadiselere bakıldığında yerel bazdaki ayrışmaların, siyaset ve toplum mühendislikleriyle birçok ülkenin ‘yumuşak karnına’ dönüştürüldüğünü gördüklerini bildiren Erdoğan, "Toplumsal fay hatları kaşınmak suretiyle ülkeler, içeriden çözülmek ve çökertilmek istenmektedir. Bu yıkım projesinin komuta ve kontrol merkezinde ise ‘emperyalist-Siyonist ittifakı’ bulunmaktadır. Dünyayı takip eden, bölgemizdeki gelişmeleri yakından takip eden herkes, inanıyorum ki, şu gerçeği görebiliyor; binlerce yıldır bir arada yaşayan; huzur, barış ve karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada varlığını sürdüren milletimizin, son dönemde artan bir şekilde, siyaset ya da siyaset dışı aktörler vasıtasıyla kutuplaştırılması, sadece iç dinamiklerle açıklanamaz. İç dinamikler bellidir; tarih içinde, asırlar boyunca teşekkül etmiştir. Sünni ile Alevi, Türk ile Kürt, Müslüman ile gayrimüslim, asırlar içinde huzur ve dayanışmayı esas alan müşterek bir yaşam zemini inşa etmiştir. Bu ve benzeri farklılıkları bir çatışmaya, bir kutuplaştırmaya dönüştürmek, Türkiye’nin deyim yerindeyse fabrika ayarlarını bozmak, demektir. Türkiye’nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz; sadece ve sadece Türkiye’nin hasımlarının işine yarar" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur"</strong></p>

<p>Türkiye’de çok partili demokrasiye geçildiği günden itibaren Türkiye’nin bir kalkınma hamlesi içerisinde olduğu her an operasyonları hedefi haline geldiğini dile getiren Erdoğan, "Sokaklarımız karıştırıldı. Gençlerimiz düşmanlaştırıldı. Aynı mahalleyi, aynı caddeyi, aynı binayı paylaşan komşular arasına nefret tohumları ekildi. Siyasi ve toplumsal huzurumuz suikasta uğradı. Bizimle aynı ligde olan ülkeler koşarken, biz yıllarca başta ekonomi olmak üzere birçok alanda patinaj yaptık, oyalandık, irtifa ve ivme kaybettik. Bütün bu gerilimlere, çatışmalara, bunların doğurduğu istikrarsızlığa bakıldığında, her seferinde Türkiye’nin kaybettiği, her seferinde milletin kayıplar verdiği, ağır bedeller ödediği çok net görülecektir. Açıktır ki millet kaybederken, milletin hasımları kazanmıştır. Türkiye kaybederken, kazanan Türkiye’nin rakipleri, maalesef Türkiye’nin yeminli düşmanları olmuştur. Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye’ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Her siyasi parti ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir"</strong></p>

<p>Türkiye’de iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrünün dolduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor; ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz. Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız. Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, Eğer Türkiye, önüne açılan tarihi fırsatları değerlendirecekse bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız. Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kast etmiyorum. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir. Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir. Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz."</p>

<p><strong>"Terörün, Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır"</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinin aynı zamanda toplumsal ve milli mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır. Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş, hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içerde yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır. Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır"</strong></p>

<p>Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 kabul oyuyla sergilenen mutabakatın Türkiye’yi sevindirirken, Türkiye’nin hasımlarını da hayal kırıklığına uğrattığını belirten Erdoğan, "Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum. Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda, gerekse Çerçeve Yasanın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır. Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır" dedi.</p>

<p><strong>"Yeni anayasa bahsi Türk siyasetinin önünde bir ‘imtihan kâğıdı’ olarak halen duruyor"</strong></p>

<p>Yeni yasama yılının ilk yazılı anayasa olan Kanun-i Esasi’nin ilanının 150’nci yıl dönümüne tesadüf ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Anayasal devlet girişimlerimiz biraz daha geriye gidiyor. Devlet kudretini hukukla sınırlama tecrübemiz ise bu girişimlere nispetle çok daha eskidir. Adalet, eşitlik, iyilik ve insanlık değerleri üstünde yükselen devlet töremiz; modern anlamıyla bir toplumsal sözleşmeden, bireyleri hukukun gücüyle birbirine bağlayan bir anayasadan başka bir şey değildir. Son iki asırda bu hakikati, modern anayasal devlet fikriyle buluşturma teşebbüsleri, başarılı-başarısız pek çok sonuç doğurmuş; tartışma ve arayışlarsa hiçbir zaman hız kesmemiştir. Kanun-i Esasi’nin üstünden geçen 150 yıla rağmen, yeni anayasa bahsi Türk siyasetinin önünde bir ‘imtihan kâğıdı’ olarak halen duruyor. Milletin sözü ve mührünü taşıma bahsinde, tarihimizdeki bütün anayasa tecrübelerinde, teknik veya siyasi kusurlar, eksikler bulunabilir. Ancak darbe ürünü olan son 70 yılın iki anayasası, varoluşsal bir krizle mefluç olmuştur. Devlet ile toplum, birey ile devlet arasındaki sözleşme, silah ve süngünün gölgesi altında imzalanmıştır. Her darbenin kendi siyasal meşruiyetini oluşturma çabası ise anayasaları sürdürülebilir bir vesayet düzeninin yol haritası haline getirmiştir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Darbe dönemi anayasaları iktidar gücünü zapt-u rabt altına alınmasına odaklanmıştır"</strong></p>

<p>Darbe dönemi anayasalarının kuvvetler ayrılığının uygulanmasından ziyade sandıktan çıkan iktidar gücünü zapt-u rapt altına alınmasına odaklandığını vurgulayan Erdoğan, "Milli egemenliğin ve milli iradenin bürokratik oligarşiyle nasıl sınırlandırılacağını tasarlamıştır. Yönetim istikrarını temin etmek yerine, millet egemenliği üzerindeki vesayet araçlarının istikrarını sağlamıştır. Hak ve özgürlükleri kuvvetlendirmek yerine, ‘anayasa’yı ‘ama yasak’ lafzına dönüştüren istisnaları genişletmiştir. Devlet ve millet arasındaki birliğin, bütünleşmenin ahdî temeli olamamış; ne yazık ki, gerilimleri ve tarihi çelişkileri derinleştirmiştir. Hasılı; siyaset mühendislerine, kaos tüccarlarına, toplumu ve devleti kriz üzerinden terbiye etmeye yeltenenlere kariyer kapıları açmıştır. Darbe anayasalarının kurduğu vesayet mimarisi, sivil siyasetin önünde yeri gelmiş gerçek bir engel olmuş, yeri gelmiş kullanışlı bir mazerete dönüşmüştür" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"Yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesinin lider kadrosunun darbeden yıllar sonra yargılandığını ve mahkum olduğunu hatırlatarak, yürürlükteki anayasanın müellif olarak onların imzasını taşıdığı dile getirerek, "Milletimiz buna ne layıktır, ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır. Başka hiçbir gerekçesi olmasa dahi, üstüne bastığımız zemine düşen bu gölgeyi kaldırmak, sistemi bu lekeden arındırmak, harekete geçmek için yeterli bir nedendir. Bu yönüyle yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Millet egemenliğinin kalpgâhı olan bu Gazi Meclisimiz, her dö-nem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Fakat sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir. Bu Meclis, Türkiye’nin milli ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten göstermiştir. Bilhassa ‘huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el’ ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, önyargıları tuz buz etmiştir. Bunu Türk demokrasisi adına, milletimizin gelecek umutları adına tarihi bir kazanım, büyük bir başarı olarak görüyoruz. Temennimiz; bu başarının, gündelik çekişmelere kurban edilmeden, Türk siyasetinde yeni bir dönemin müjdecisi olmasıdır" dedi.</p>

<p><strong>"Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır</strong></p>

<p>Türkiye’nin ufkunu genişletecek yeni bir anayasanın, kutuplaşma siyasetinin değil, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyasetin eseri olacağının altını çizen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunu başardığımızda, devlet ve millet arasındaki köprüleri daha sağlam şekilde kurmuş oluruz. Bunu başardığımızda, güçlü devlet-özgür toplum idealini, birini diğerine tercih etmeden birlikte yaşatmanın yolunu açmış oluruz. Bunu başardığımızda, hem hukuku anlamlı kılacak bir demokratik zemine, hem de demokrasiyi koruyacak bir ‘üstün hukuk mantığına kavuşmuş oluruz. Bunu başardığımızda, kazanımlarımızı kalıcı hale getirir, çoğulcu demokrasiyi kurumsallaştırır ve gerçek anlamıyla halkın yönetimine dönüştürürüz. Toplumu, kontrol altında tutulması gereken bir tehdit alanı olarak gören vesayetçi anlayışın reddi bunu gerektirir. Siyaseti ve toplumu; refahın, ilerlemenin, gelişmenin dinamik gücü olarak kabul eden demokratik bir anayasa anlayışı da bu sayede yeşerir. Sesi, milletin sesiyle hemâvâz olanların bu süreçte korkacağı, çekineceği bir tartışma olamaz, olmamalıdır. Demokraside, hiç kimse hakikat tekeline sahip değildir. Her düşünce kıymetli, her öneri değerlidir. Her fikirden, her özgün tekliften istifade edilmelidir. Diğer taraftan, milletimizin yeni bir anayasa özlemi de üretilmiş korkuların, vehimlerin esiri haline getirilmemelidir. Anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir. Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum. İçinde bulunduğumuz yasama yılının Türkiye’nin imkân ve fırsatlarını geliştiren bir anayasa yılı olmasını diliyorum."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-ne-turkiyenin-ne-de-turk-milletinin-artik-kaybetmeye-tahammulu-yoktur.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-ne-turkiyenin-ne-de-turk-milletinin-artik-kaybetmeye-tahammulu-yoktur/21877</link>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:27:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Lideri Bahçeli: &quot;Yeni Partinin Cumhurbaşkanımız salondayken ayrılması siyasi açıdan doğru olmamıştır&quot;</title>
                                    <description>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Yeni Partinin Sayın Cumhurbaşkanımız salondayken ayrılması siyasi açıdan çok doğru olmamıştır&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Yeni Partinin Sayın Cumhurbaşkanımız salondayken ayrılması siyasi açıdan çok doğru olmamıştır" dedi.</p>

<p>MHP Lideri Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yeni yasama yılı resepsiyonuna katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüde konuşmaya başladığı sırada Yeni Parti milletvekillerinin Genel Kurulu terk etmesine ilişkin soruya Bahçeli, "Yeni Partinin Sayın Cumhurbaşkanımız salondayken ayrılması siyasi açıdan çok doğru olmamıştır. Yeni bir parti, siyasete yenilikler getiren bir parti olması lazımdı" cevabını verdi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/mhp-lideri-bahceli-yeni-partinin-cumhurbaskanimiz-salondayken-ayrilmasi-siyasi-acidan-dogru-olmamistir.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/mhp-lideri-bahceli-yeni-partinin-cumhurbaskanimiz-salondayken-ayrilmasi-siyasi-acidan-dogru-olmamistir/21876</link>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 10:26:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizle bir olmaya devam edeceğiz&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu akşam Konya’mızda Konyaspor’la Filistin Milli Futbol Takımı’nın yaptığı dostluk maçı, ülkelerimiz arasındaki kardeşliği, dayanışmayı, gönül birlikteliğini gözler önüne seren müstesna bir örnek olmuştur. Bu anlamlı maç için ülkemize gelen Filistinli futbolculara ve kardeş Filistin halkına en kalbî selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. 42 bin kişilik stadımızı doldurarak Filistin Milli Futbol Takımı’nı bağrına basan, Filistin davasına desteğini gösteren, Filistin’de, Gazze’de yaşanan trajediyi, soykırımı bir kez daha tüm dünyaya hatırlatan aziz Konyalı kardeşlerime şahsım, milletim ve tüm insanlık adına şükranlarımı sunuyorum. Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-olarak-gazzeli-kardeslerimizle-bir-olmaya-devam-edecegiz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-olarak-gazzeli-kardeslerimizle-bir-olmaya-devam-edecegiz/21872</link>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:12:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Savunma Sanayii Başkanı Görgün: (HÜRKUŞ-II) &quot;2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamının Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, HÜRKUŞ-II’nin Teslimat Töreni’ne ilişkin, &quot;2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, HÜRKUŞ-II’nin Teslimat Töreni’ne ilişkin, "2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz" dedi.</p>

<p>Savunma Sanayii Başkanlığı’nca Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ-II’nin kabul faaliyeti kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin (TUSAŞ) Kahramankazan tesislerinde teslimat töreni düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün ev sahipliğinde, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen tören kapsamında Türk Hava Kuvvetlerine 2 HÜRKUŞ-II uçağı teslim edilirken, yıl sonuna kadar toplam 12 uçağın teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>"Yeni nesil HÜRKUŞ’larımızın ilk iki uçağını Hava Kuvvetlerimize teslim ediyoruz"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ-II’nin teslimatı öncesi son test uçuşunu yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ile birlikte gerçekleştirdiğini hatırlatan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Bugün Türk havacılığı için tarihi bir gün. Yeni nesil HÜRKUŞ’larımızın ilk iki uçağını Hava Kuvvetlerimize teslim ediyoruz. Bugün Türkiye ilk kez kendi insanlı uçağını kendi pilotuna emanet ediyor. Vecihi Hürkuş’un aziz hatırasını, onun adını taşıyan uçağı kahraman Hava Kuvvetlerimizin hizmetine sunarak yaşatıyoruz. Bu milletin evlatlarının emeği olan HÜRKUŞ’larımızda gök vatanı koruyacak pilotlarımızı yetiştireceğiz. Teslimat öncesindeki son test uçuşunu yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanımızla birlikte gerçekleştirmiştik. Kendi mühendislerimizin tasarladığı ve ürettiği bir uçakla havalandığımızda yılların emeğinin neye dönüştüğünü o kokpitte çok daha derinden hissetmiştik" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Pilotlarımız HÜRJET ve KAAN’a geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimari yerine alıştıkları mimarinin gelişmiş versiyonlarını görecekler"</strong></p>

<p>Savunma Sanayii Başkanı Görgün, HÜRKUŞ’un kokpit ve aviyonik mimarisini diğer milli hava platformlarıyla bir bütünlük içerinde tasarlandığını söyleyerek, "Ortaya konulan bu işe bakarak büyük bir güvenle söylüyorum ki kendi sınıfında dünyanın en iyisini yaptık. Mühendislik sanatını tasarım sanatıyla buluşturduk. HÜRKUŞ’un kokpit ve aviyonik mimarisini diğer hava platformlarımızla bir bütünlük içinde tasarladık. Pilotlarımız HÜRJET ve KAAN’a geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimari yerine alıştıkları mimarinin gelişmiş versiyonlarını görecekler" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"HÜRKUŞ’ta kazandığımız tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon tecrübesini HÜRJET ve KAAN’a taşıyoruz"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ Projesi’ne başlanıldığında görev alan mühendislerinin yaş ortalamasının 28 olduğunun altını çizen Görgün, "Bu genç ekip HÜRKUŞ’la birlikte Türkiye’nin insanlı hava platformları için önemli bir mühendislik birikimi oluşturdu. HÜRKUŞ’ta kazandığımız tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon tecrübesini HÜRJET ve KAAN’a taşıyoruz. Yani HÜRKUŞ projesi bize yalnızca bir uçak kazandırmadı, daha büyük hedeflerin altından kalkabilecek bir mühendislik kabiliyeti kazandırdı" diye konuştu.</p>

<p><strong>"HÜRKUŞ’un geliştirme sürecinde yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirildi"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ’a uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyonu verildiğine değinen Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bir uçağı tasarlamak ve üretmek kadar ortaya koyduğunuz tasarımın emniyetini ve performansını kendi kabiliyetlerinizle doğrulayabilmek de çok önemli. HÜRKUŞ’un geliştirme sürecinde yer, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirildi. Bu sürenin sonunda 9 Eylül’de HÜRKUŞ’umuza uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyonu verdik. Böylece tasarlayan ve üreten olmanın yanında kendi uçağını test eden ve sertifikasyonlandıran bir yetkinliğe ulaşmış olduk."</p>

<p><strong>"Aynı uçak ailesiyle hem pilot yetiştirebiliyor hem de farklı harekat ihtiyaçlarına cevap verebiliyor olduk"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ’un sunduğu çok yönlü kullanım imkanlarının uçağı uluslararası pazarda da benzersiz bir seçenek haline getirdiğini söyleyen Görgün, "HÜRKUŞ, temel eğitim kabiliyetlerinin yanında hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini de icra edebilecek bir platform oldu. Böylece aynı uçak ailesiyle hem pilot yetiştirebiliyor hem de farklı harekat ihtiyaçlarına cevap verebiliyor olduk. Bu çok yönlülük HÜRKUŞ’u uluslararası pazarda da benzersiz bir seçenek haline getirdi. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarından pek çok ülke uçağımızla ilgileniyor. Temel eğitim uçağı pazarında yüzlerce uçağı kapsayan bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Allah’ın izniyle kendi ihtiyacımızı karşılarken dünya pazarında da ana oyunculardan biri olacağımızı şimdiden söyleyebilirim" şeklinde konuştu.</p>

<p>Görgün, alınacak her yeni siparişin paydaş firmaların yeni pazarlara erişmesi anlamına geldiğini belirterek, HÜRKUŞ’u tercih eden bir ülkeye uçakla birlikte üzerindeki milli sistemlerin de sunulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>"2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz"</strong></p>

<p>2027 yılı itibarıyla Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde HÜRKUŞ filolarının yer alacağını kaydeden Görgün, "Bugün HÜRKUŞ’u yüzde 80’lere yaklaşan bir yerlilik oranıyla üretiyoruz. Uçağımızın alt sistemlerinin ve yazılımlarının yerli olması milli mühimmatlarımızın entegrasyonunu da kolaylaştırmakta. Uçağı yapanla mühimmatı yapan birlikte çalışınca her iki ürünün kabiliyeti ve pazardaki gücü de doğal olarak artmakta. Bugün teslim ettiğimiz iki uçağı planlanan takvim çerçevesinde yenileri izleyecek. 15 uçakla başlayan tedarik programımızı 40 ilave uçakla toplam 55 uçağa çıkardık. İnşallah 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde HÜRKUŞ filolarını göreceğiz. 2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"HÜRKUŞ, Türk Hava Kuvvetlerinin pilotaj eğitiminde önemli bir görev üstlenecek"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ’un üstün manevra yeteneği ve yüksek performansıyla pilot adaylarının yetişmesinde kritik rol oynayacağını belirten Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ise, "Hava Kuvvetlerimizin kuruluş yıllarında ortaya konulan milli havacılık idealinden bugünlere uzanan süreçte ülkemiz önemli bir bilgi, tecrübe ve teknoloji birikimi kazanmıştır. Bugün bu birikim devletimizin güçlü iradesi, mühendislerimizin bilgisi, teknisyenlerimizin emeği ve işçilerimizin alın teriyle gökyüzünde hayat bulmaktadır. HÜRKUŞ, Türk Hava Kuvvetlerinin pilotaj eğitiminde önemli bir görev üstlenecektir. Modern aviyonik sistemleri, yüksek performansı ve manevra kabiliyetiyle pilot adaylarımızın uçuş becerilerini geliştirmelerine, çağdaş eğitim ihtiyacına uygun bir altyapı içerisinde yetiştirilmesine büyük katkı sağlayacaktır. Daha da önemlisi HÜRJET ve Kaan başta olmak üzere yakın gelecekte envanterimize girecek yerli ve millî uçaklarımıza entegre olarak eğitim ve harekat süreçlerine önemli bir temel oluşturacaktır" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"HÜRKUŞ uçaklarımızın Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ’un Türk Hava Kuvvetlerinin geleceğine uzanan güçlü bir vizyonun parçası olduğunu vurgulayan Orgeneral Dalkıran, "HÜRKUŞ, yalnızca bugünün ihtiyacına cevap veren bir platform değil, Türk Hava Kuvvetlerinin geleceğine uzanan güçlü bir vizyonun da parçasıdır. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Türk havacılığının gelişmesine öncülük eden ve bu uğurda hayatlarını kaybeden tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Uçağımıza adını veren havacılık tarihimizin öncü pilot ve mühendisi Vecihi Hürkuş’u da saygı ve rahmetle anıyorum. Teslim alacağımız HÜRKUŞ uçaklarımızın ülkemize, asil milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"HÜRKUŞ’tan HÜRJET’e, HÜRJET’ten KAAN’a, KAAN’dan daha ilerilere varacak olan bu serüvende elde edilen mühendislik bilgi ve birikimleri bugün ülkemizi 4 ülkeden biri haline getirdi"</strong></p>

<p>HÜRKUŞ’un sabit kanat yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu bildiren TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da, "Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz Hürkuş’umuzun yalnızca kendi sınıfında başarılı bir hikaye yazmakla kalmadı, aynı zamanda sabit kanat yolculuğumuzda bir kilometre taşı oldu. HÜRKUŞ’tan HÜRJET’e, HÜRJET’ten KAAN’a, KAAN’dan daha ilerilere varacak olan bu serüvende elde edilen mühendislik bilgi ve birikimleri bugün ülkemizi 4 ülkeden biri haline getirdi. HÜRKUŞ, ilk uçuşundan bu zamana elde ettiği başarılara bugün bir yenisini daha ekliyor. Çok yakın tarihte aldığımız askeri tip sertifikasıyla yeni bir yetkinlik kazanan Hürkuş’umuzu envanterimize kazandırıyoruz. Hava Kuvvetlerimize Komutanlığımıza yapılan bu ilk teslimat vatanımıza, milletimize, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, özellikle de Hava Kuvvetlerimize hayırlı olsun" şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/09/savunma-sanayii-baskani-gorgun-hurkus-ii-2028-yili-sonuna-kadar-da-55-ucagin-tamaminin-hava-kuvvetlerimizin-envanterine-kazandirmayi-planliyoruz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/savunma-sanayii-baskani-gorgun-hurkus-ii-2028-yili-sonuna-kadar-da-55-ucagin-tamaminin-hava-kuvvetlerimizin-envanterine-kazandirmayi-planliyoruz/21822</link>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:49:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa Turgutlu’da meydana gelen olaydan etkilenen çocuklara geçmiş olsun dileklerini iletirken, tedavileri devam eden 3 kişiye ise acil şifalar diledi. Ayrıca Erdoğan, Osmaniye’de hayatını kaybeden öğretmene Allah’tan rahmet diledi. Yoğun bir mesaiyle ülkeye ve millete aşkla hizmet etmeyi sürdürdüklerini dile getiren Erdoğan, yurt içinde toplu açılış törenleri, yurt dışında ise uluslararası toplantılarla Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere getirmenin mücadelesini verdiklerini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Eylül’de ikinci kez Avrupa şampiyonu olarak büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanları’nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde misafir ettiklerini hatırlatarak, "3 yıl önce Belçika’da ulaştığımız zaferi bu kez kendi evimizde hem de muhteşem bir geri dönüşle tekrarlayan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde 2026 Avrupa Boks Şampiyonası’nda 70 kiloda altın madalya kazanan milli boksörümüz Buse Nas Sürmeneli’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Elde ettikleri önemli başarılarla milli sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Milletin kendilerine yüklediği emanetin her anlarını ve her günlerini Türkiye için seferber etmelerini zorunlu kıldığını dile getiren Erdoğan, bu emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretinde olduklarını söyledi.</p>

<p><strong>"10 milyar lirayı aşan eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Eylül’de hem inşası tamamlanan yatırımların açılışını yapmak hem de yeni eserlerin temellerini atmak üzere Rize’ye bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "TOKİ konutlarımızdan millet bahçelerimize, yeni iş yerlerinden okul ve öğrenci yurtlarına, kültür ve sanat merkezlerinden ve spor tesislerine tam 26 projemizi Rizeli vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde nihayete erecek 3 yeni yatırımın da temellerini attık. Toplam değeri 10 milyar lirayı aşan bu eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p>

<p><strong>"234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz şehrimize hizmet edecek"</strong></p>

<p>Başkan Erdoğan, 13 Eylül’de ise Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirmek üzere Samsun’a ziyaret gerçekleştirdiklerine değinerek, "234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, bin 458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun’umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"‘Muhalefetin ’buraya uçak inmez’ dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana rekora doymuyor"</strong></p>

<p>İstanbul’a 18 Eylül’de yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadıklarını söyleyen Erdoğan, "‘Muhalefetin ’buraya uçak inmez’ dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana rekora doymuyor. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var’ diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025’te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon avro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı altıya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan olumsuz hava şartlarında bile iniş kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" dedi.</p>

<p><strong>"Şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz"</strong></p>

<p>Gaziler gününün idrak edildiği 19 Eylül’de şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının kamu atamalarını gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179’a yükselttik. İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkanlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz. Buradan yeni atanan kardeşlerimize milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah’tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Mahmud Abbas’ın BM Genel Kurulu’nda olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur"</strong></p>

<p>Birleşmiş Millet 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere 20 Eylül’de Amerika Birleşik Devletleri’ne bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu sene ‘Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek’ temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap ettim. Konuşmamızda daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hakim olduğu yeni bir düzenin reçetesini 5 madde halinde dünya ile paylaştık. Filistin, Rusya-Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas maalesef bu senede vize engeli sebebiyle Genel Kurul’a hitap edemedi. Kelimeleri buram buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için BM kürsüsünde kendilerine yer bulurken, Sayın Abbas’ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum."</p>

<p><strong>"Hakkı haykırmaya ve hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz"</strong></p>

<p>BM 81. Genel Kurul’unda sadece Türk milleti adına değil, aynı zamanda Filistinli ve Lübnanlılar adına da konuştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan geri adım atmayacağız. İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya ve hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Günümüzde geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye’nin var olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Birçok devlet ve hükümet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik"</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nin tam karşısında inşa edilen Türkevi’nin diplomasinin kalbinin attığı bir merkez haline geldiğini dile getiren Erdoğan, "Birçok devlet ve hükümet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York’ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump’ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek, bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş çevreleriyle bir araya gelerek, ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı programda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika’daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız"</strong></p>

<p>Kabine Toplantısı’nda 17 Eylül’den beri gündemde olan fon krizini etraflıca değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydeden Erdoğan, "Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik. İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz, aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk. Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesai ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare halinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir"</strong></p>

<p>Türkiye’nin günümüzde 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahip olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir. Her kim aksini iddia ediyorsa, Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir sebebin yabancı basın kuruluşlarına yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamayacağını ifade ederek, "Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de, millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor"</strong></p>

<p>Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar, gerek hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir. Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hale getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes emin olsun, müsterih olsun; devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Sermaye piyasası kurulları içinde, hukuk devleti sınırları dahilinde, maşeri vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-finansal-sistemimize-sirayet-etmis-herhangi-bir-risk-mevzubahis-degildir.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-finansal-sistemimize-sirayet-etmis-herhangi-bir-risk-mevzubahis-degildir/21817</link>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:43:47 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
