<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Ekonomi</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://www.bayburtmedya.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 07:32:16 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Oltu’da Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini Baki Karaca kazandı</title>
                                    <description>Erzurum’un Oltu ilçesinde  Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı seçim heyecanı tamamlandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’un Oltu ilçesinde Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı seçim heyecanı tamamlandı.</p>

<p>Oltu Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde 1. Meslek Komitesi’nde Baki Karaca ve Medeni E kerin yer aldığı beyaz liste ile Mahmut Gürsoy ve Hüseyin Gürsoy’un bulunduğu mavi liste yarıştı. Yapılan oylamada beyaz liste 31 oy alırken, mavi liste 7 oyda kaldı. 2, 3 ve 4. Meslek Komitelerinde beyaz liste seçime rakipsiz katıldı. Söz konusu komitelerde beyaz liste, geçerli oyların tamamını alarak meclis üyeliklerini kazandı. Seçimlerin en çekişmeli geçtiği komitelerden biri olan 5. Meslek Komitesi’nde, Halis Cengiz ve Neşet Demir’in yer aldığı beyaz liste ile Kadir Parlak ve İbrahim Mansız’ın bulunduğu kırmızı liste yarıştı. Oylama sonucunda beyaz liste 26 oy alarak seçimi kazanırken, kırmızı liste 20 oyda kaldı. Seçimde ayrıca 2 boş ve 1 geçersiz oy kullanıldı.</p>

<p>Beş meslek komitesinin tamamında beyaz listenin kazanmasıyla birlikte, OTSO’da yeni yönetimin belirlenmesi sürecine geçildi. Baki Karaca’nın 5. kez Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı seçildiği belirtilirken, seçim sonuçlarının ardından gözler odanın yeni yönetiminin oluşturulacağı sürece çevrildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/oltuda-ticaret-ve-sanayi-odasi-secimlerini-baki-karaca-kazandi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/oltuda-ticaret-ve-sanayi-odasi-secimlerini-baki-karaca-kazandi/22294</link>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 11:19:40 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Balıkçıdan çağrı: &quot;Bu sezon balık tüketmek için büyük şans&quot;</title>
                                    <description>Kocaeli’de balık tezgahlarında çeşitlilik artarken palamut 125 liradan, istavrit ve sardalya kilogramı 200 liradan alıcı buluyor. Balıkçılar, &quot;Bu sene büyük şans&quot; diyerek vatandaşları balık bolluğundan yararlanmaya çağırdı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’de balık tezgahlarında çeşitlilik artarken palamut 125 liradan, istavrit ve sardalya kilogramı 200 liradan alıcı buluyor. Balıkçılar, "Bu sene büyük şans" diyerek vatandaşları balık bolluğundan yararlanmaya çağırdı.</p>

<p>Kocaeli’de balık tezgahlarındaki çeşitlilik dikkat çekerken, fiyatlar ise türüne göre değişiyor. Karadeniz palamudu ve Kefken palamudunun tanesi 125 liradan satılırken, lüferin tanesi 450 liradan alıcı buluyor. Kilogram fiyatları ise mezgitte 350, zarganada 500, barbunda 500, karideste 600, turnada 600, deniz çuprasında 325, Karadeniz hamsisinde 350, istavritte 200, yerli somonda 400, sarıkanatta 700, sarıkanat çinekopta 550 ve sardalyada 200 lira olarak tezgahlarda yer alıyor.</p>

<p><strong>"Balık şu anda Türkiye’de en ucuz yiyecek"</strong></p>

<p>Sezona ilişkin değerlendirmelerde bulunan balıkçı Kemal Bineklioğlu, "Balık sezonu çok iyi gidiyor. Şu anda bilindiği gibi palamut revaçta olan bir balık. Şimdi çinekop, tekir ve mezgitin de sezonu başladı. Balık şu anda Türkiye’de en ucuz yiyecek. İnanın maddi durumu iyi olan da olmayan da balığı rahatlıkla alabilir. Palamutların bir tanesi 125 lira" dedi.</p>

<p><strong>"Türk halkı balığın değerini bilmiyor"</strong></p>

<p>Balık tüketiminin yeterli olmadığını savunan Bineklioğlu, "Balığın değerini vatandaşlar yeteri kadar bilmiyor. Gerçekten Türk insanı balığın değerini bilmiyor. Balık yemesini de bilmiyor. Bakın, şu anda Türkiye’nin nüfusu 85 milyon. Bunun yüzde 10’u, 15’i balık yemiyor. Bu fiyatları başka yerde bulamazsınız" diye konuştu.</p>

<p>Balığın farklı tariflerle sofralarda daha fazla yer alabileceğini belirten Bineklioğlu, özellikle gençlere balık tüketme alışkanlığının kazandırılması gerektiğini söyledi. Yemek programlarının balığa ilgiyi artırdığını dile getiren Bineklioğlu, bu tür içeriklerin çoğalmasını istedi.</p>

<p>Balıkçılık sektöründeki giderlerin yüksek olduğuna da dikkati çeken Bineklioğlu, "İnanın şu fiyatlarla para kazanmıyoruz. Samimiyetle söylüyorum. O kadar ağır giderlerimiz var. Kirası, elektriği, suyu, personel ücreti vs. Bugün en büyük maliyet bende, 15 kişi çalışıyor. Balığı temizleyen 15 kişi var. Biz devlete vergi veren müesseseleriz. Ben burada 15 kişiyi istihdam ettiriyorum. Balık pişirme servislerimiz de var burada" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Bu sene büyük şans"</strong></p>

<p>Bu sezonun balık bolluğu açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Bineklioğlu, vatandaşları uygun fiyatlardan yararlanmaya davet ederek, "Biz insanların balığı yemesi için elimizden gelen her şeyi sarf ediyoruz. Bütün herkesi balık yemeye davet ediyorum. Balık fiyatları uygun. Bu sene büyük şans. Patatesin kilosu 50 lira olan bir ülkede palamut balığı 100 lira, bedava. Bütün arkadaşlarımızı balık yemeye ve balığın bu bolluğundan faydalanmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/balikcidan-cagri-bu-sezon-balik-tuketmek-icin-buyuk-sans.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/balikcidan-cagri-bu-sezon-balik-tuketmek-icin-buyuk-sans/22292</link>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 11:17:33 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Sanayi siteleri şehrin kalkınması önemli bir unsur</title>
                                    <description>AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, beraberinde  Anadolu Aslanları İş Adamları (ASKON)  Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Oto Tamirciler Odası Başkanı Emre Akdoğan ile birlikte Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi yerleşkesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, beraberinde Anadolu Aslanları İş Adamları (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Oto Tamirciler Odası Başkanı Emre Akdoğan ile birlikte Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi yerleşkesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Ziyarette, Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel, sanayi sitesinin mevcut durumu, devam eden çalışmalar ve geleceğe yönelik projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette Erzurum’un ekonomik gelişimi, sanayi sektörünün güçlendirilmesi, esnafın sorunları ve yeni yatırımların şehre kazandıracağı katkılar ele alındı.</p>

<p><strong>Dikel: "Şehrimizin en önemli hizmet ve ticaret merkezi sanayi sitemizdir"</strong></p>

<p>Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel, Erzurum’un ekonomik geleceğinin üretim, istihdam ve ticaretin güçlendirilmesiyle şekilleneceğini belirterek, esnafın sorunlarının çözümünün öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Erzurum esnafının Anadolu’nun köklü Ahilik geleneğini ve dürüst ticaret ahlakını günümüzde de yaşatan önemli bir değer olduğunu vurgulayan Dikel, sanayi sektörünün Türkiye Yüzyılı hedefleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Başkan Dikel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Erzurum, sahip olduğu altyapı ve potansiyelle ekonomik gelişimini sürdürmektedir. Erzurum esnafı, Anadolu’nun köklü Ahilik geleneğini ve dürüst ticaret ahlakını günümüzde de en canlı şekilde yaşatan, memleketimizin temel taşlarından biridir. Tarım, sanayi, turizm ve diğer sektörleri yakından ilgilendiren sanayi dönüşümü, Türkiye Yüzyılı’nın temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bizim için şehrimizin sorunları kadar şehrimize katma değer sağlayan değerli esnaf kardeşlerimizin problemleri de önceliklidir. Sizin derdinizi derdimiz, sorunlarınızı kendi sorunumuz olarak görüyoruz. Bu şehirde yolu ve yönü sanayi sitesinden geçmeyen kimse yoktur. Çünkü şehrimizin en önemli hizmet ve ticaret merkezi sanayi sitemizdir. Erzurum’un ekonomik geleceğini hep birlikte inşa ediyoruz. Sanayi sitesi inşaat alanımız 1 milyon 200 bin metrekare büyüklüğündedir. Bu alanda 900 adet, her biri 400 metrekare büyüklüğünde dükkânın yanı sıra çevre düzenlemesi, yeşil alanlar, ağaçlandırma çalışmaları ve sosyal tesisler hayata geçirilecektir. Projemiz tamamlandığında Erzurum Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve örnek sanayi sitelerinden biri olacaktır. Bu önemli süreçte başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanlarımıza, milletvekillerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bugün sanayi sitemizi ziyaret ederek tecrübelerini bizimle paylaşan Erzurum Milletvekilimiz Sayın Mehmet Emin Öz’e de huzurlarınızda ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum."</p>

<p><strong>Milletvekili Öz: "Esnafımızı istihdamla, üretimle ve ihracatla buluşturduk"</strong></p>

<p>AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ise Erzurum’un ekonomik gelişimine büyük önem verdiklerini belirterek, sanayi siteleri ve organize sanayi bölgelerinin şehirlerin üretim kapasitesi ve istihdamı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade ederek,"Sanayi siteleri ve Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), şehirlerin üretim gücünü ve istihdamını ayakta tutan en önemli yapı taşlarıdır. Erzurum’a yönelik yatırımların değerlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 25 yılda ülkemizin tarihine ve geleceğine yeni bir istikamet kazandırdık. Türkiye’yi dünya sahnesinde hak ettiği konuma taşıyan önemli başarılara imza attık. Ülkemizin 81 şehrini yatırımla, istihdamla, üretimle ve ihracatla buluşturduk. 2002 yılından itibaren ekonomi alanında istikrarlı bir şekilde kaydettiğimiz atılımlar, Türkiye’nin küresel arenadaki konumunu yeniden şekillendirmiş, milletimizin refah seviyesini yükseltmiş ve güçlü bir kalkınma vizyonunun temelini oluşturmuştur. ‘21. Yüzyılda Türkiye’nin Ekonomi ve Kalkınma Seferberliği’, ekonomik gelişimimizin çeyrek asırlık bir değerlendirmesi olmanın yanı sıra aziz milletimizin azmi, kararlılığı ve çalışkanlığıyla ortaya koyduğu başarı hikâyesinin de bir ifadesidir. Türkiye ekonomisinin son dönemde ortaya koyduğu büyüme performansı, vatandaşlarımızın refah düzeyine ve kişi başına düşen millî gelire de yansımaktadır. Ülkemiz, istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yoluna devam edecektir. Bu büyümenin kazanımlarını sosyal refah ve sosyal adalet anlayışıyla toplumun geniş kesimlerine ulaştırma irademizi sürdüreceğiz. Akdağ Sanayi Sitesi Projesi de Erzurum’a önemli bir istihdam imkânı sağlayacak ve şehrimizin ekonomik gelişimine katkıda bulunacaktır. Bu önemli projeye sundukları katkılardan dolayı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel’e ve yönetimine teşekkür ediyorum."</p>

<p>Akdağ Sanayi Yapı Kooperatifi bünyesinde hayata geçirilmesi planlanan projenin tamamlanmasıyla Erzurum’un sanayi altyapısının güçlendirilmesi, esnafın daha modern çalışma alanlarına kavuşması ve şehir ekonomisine yeni istihdam olanakları kazandırılması hedefleniyor.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/sanayi-siteleri-sehrin-kalkinmasi-onemli-bir-unsur.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/sanayi-siteleri-sehrin-kalkinmasi-onemli-bir-unsur/22283</link>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 16:41:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &quot;Sermaye piyasalarımızı güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;Finansal istikrarı güçlendiren, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen politikaların kararlılıkla uygulanmasına devam edeceğiz. Kalkınma politikalarımızın son derece değerli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarımızı güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Finansal istikrarı güçlendiren, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen politikaların kararlılıkla uygulanmasına devam edeceğiz. Kalkınma politikalarımızın son derece değerli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarımızı güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz" dedi.</p>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile 2025 yılı Sayıştay raporlarının görüşme takvimini belirlemek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından bütçe sürecine ilişkin sunum gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>"2027 yılı bütçemiz dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesidir"</strong></p>

<p>Burada konuşan Yılmaz, 2027 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin hazırladığı 25’inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ise 9’uncu bütçesi olduğunu hatırlatarak, bütçenin Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hazırlanan 4’üncü bütçe olduğunu ifade etti. Son çeyrek asırda elde edilen ekonomik ve sosyal kazanımların temelinde siyasi istikrarın, güven ortamının ve milletin desteğinin bulunduğunu kaydeden Yılmaz, "Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını ve ülkemizin orta ve uzun vadeli hedeflerini esas alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesi, bir ‘Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm’ bütçesidir. Temel yaklaşımımız dünyanın içinde bulunduğu çoklu krizlere ve çevremizde gelişen hadiselere karşı, ekonomik ve sosyal dayanıklılığımızı daha da güçlendirmektir. Ekonomik dayanıklılık kapsamında makroekonomik istikrarı korumayı, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat kapasitemizi geliştirmeyi, ekonomimizin dış şoklara karşı direncini artırmayı hedefliyoruz. Sosyal dayanıklılık kapsamında ise toplumsal birliğimizi daha da pekiştirmeyi, vatandaşlarımızın değişen şartlar karşısında refahını ve fırsatlara eşit erişimini desteklemeyi, ekonomik kazanımların toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansımasını gözetiyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bütçenin Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program ile uyumlu hazırlandığını belirten Yılmaz, kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesi, üretken kapasitenin artırılması, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve kamu hizmetlerinin niteliğinin yükseltilmesinin öncelikler arasında yer aldığını ifade etti. Kadınlar, gençler, çocuklar, yaşlılar, engelli vatandaşlar, işçiler, memurlar, çiftçiler, esnaf, sanayiciler ve emeklilerin ihtiyaçlarının gözetileceğini kaydeden Yılmaz, sosyal politikaların ekonomi programının tamamlayıcı unsuru olarak ele alındığını söyledi.</p>

<p><strong>"Dünya ekonomisi 2026 yılında yüzde 3,1 büyüyecek"</strong></p>

<p>Dünya ekonomisinin jeopolitik çatışmaların derinleştiği, ticari gerilimlerin arttığı ve ekonomik ilişkilerin yeniden şekillendiği zorlu bir dönemden geçtiğini aktaran Yılmaz, teknoloji yatırımlarının küresel ekonomik faaliyeti desteklemeye devam ettiğini ancak enerji maliyetleri, finansman şartları ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların risk oluşturduğunu kaydetti. 2025 yılında yüzde 3,5 büyüyen dünya ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,1 büyümesinin beklendiğini aktaran Yılmaz, 2027 yılında ise küresel büyümenin yüzde 3,4’e yükselmesinin öngörüldüğünü bildirdi. Yapay zeka odaklı teknoloji yatırımlarının küresel büyümenin temel itici güçlerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ve ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin küresel ticaret üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının enerji arzında şoka neden olduğunu kaydeden Yılmaz, petrol ürünleri, doğal gaz ve kritik sanayi girdilerinin tedarikinde yaşanan aksamaların maliyetleri artırdığını söyledi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyon üzerinde yeniden baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, küresel enflasyonun 2026 yılında yüzde 4,7’ye yükselmesinin, 2027 yılında ise yüzde 4,1’e gerilemesinin tahmin edildiğini bildirdi.</p>

<p>Bölgesel istikrarın önemine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin barış ve diplomasi odaklı yaklaşımını sürdüreceğini belirterek, "Son dönemde yaşanan gelişmeler, bölgesel istikrarın yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda küresel refahın da temel şartı olduğunu açıkça göstermiştir. Kritik bir boğazda yaşanan aksamanın enerji fiyatlarından enflasyona, ticaretten finansal şartlara kadar dünya ekonomisini derinden etkileyebildiği bir dönemde gerilimlerin müzakere yoluyla çözülmesi tüm ülkelerin ortak menfaatinedir" diye konuştu.</p>

<p>Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerin tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıracağını belirten Yılmaz, Türk dünyası ve Orta Doğu ekseninde geliştirilecek ortaklıkların ticaret, lojistik ve ekonomik bağlantısallık açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Türkiye ekonomisi 24 çeyrektir kesintisiz büyüyor"</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen büyüme sürecini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, "Kovid-19 salgınıyla başlayan süreçte jeopolitik çatışmalar, enerji ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik zinciri aksaklıklarıyla süregelen zorlu küresel ortamda son olarak ABD/İsrail-İran Savaşı’nın oluşturduğu ilave belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisi büyüme sürecini 24 çeyrektir kesintisiz sürdürerek, küresel ekonomide olumlu yönde ayrışmaya devam etmiştir. Dünya ekonomisi 2020-2025 döneminde birikimli olarak yüzde 19,3 oranında büyüme kaydederken, Türkiye ekonomisi aynı dönemde birikimli olarak yüzde 35,3 oranında büyümüştür. Yıllık ortalama büyüme açısından bakıldığında ise küresel büyüme yüzde 3 oranında gerçekleşirken, Türkiye’nin büyüme performansı yüzde 5,2 ile dünya ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşerek, ülkemizin güçlü kalkınma kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu açık bir biçimde ortaya koymuştur" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’nin milli gelirinin Cumhuriyet’in 100’üncü yılında ilk kez 1 trilyon dolar sınırını aştığını, 2025 yılında ise 1,6 trilyon dolar seviyesini geçtiğini belirten Yılmaz, ülkenin 2026 yılında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmasının beklendiğini bildirdi. Yılmaz, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’nin dünyanın 11’inci, Avrupa’nın ise 4’üncü büyük ekonomisi olma konumunu sürdürmesinin öngörüldüğünü aktardı.</p>

<p><strong>"2026 sonunda milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak"</strong></p>

<p>Orta Vadeli Program kapsamında 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini belirten Yılmaz, 2027 yılında yüzde 4,2, 2028 yılında yüzde 4,6 ve program dönemi sonunda yüzde 5 büyüme hedeflendiğini bildirdi. Verimlilik artışlarını merkeze alan politikalarla potansiyel büyüme oranının yaklaşık 0,5 puan artırılmasının amaçlandığını ifade eden Yılmaz, "Program döneminde verimlilik artışlarını merkeze alan politikalarla potansiyel büyüme oranının yaklaşık 0,5 puan yükseltilmesi ile büyümenin 2027 yılında yüzde 4,2, 2028 yılında yüzde 4,6 ve program dönemi sonunda yüzde 5 seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. 2026 yılını tamamlarken Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir biçimde üç tarihî eşiği birlikte geride bırakmayı öngörmekteyiz. 2026 yılı sonunda millî gelirimizin ilk kez 1,8 trilyon doların üzerine çıkması, kişi başına gelirin ilk defa 20 bin doları aşması ve ülkemizin yüksek gelir grubu için belirlenen eşiğin üzerinde yer alması beklenmektedir. Program dönemi içinde 2028 yılında ise millî gelirimizin 2 trilyon dolar sınırını geride bırakması öngörülmektedir" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri ortalama kişi başı milli gelirine yaklaşması sürecinin devam ettiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin AB ortalamasına oranının 2002 yılında yüzde 38,3 iken, 2025 yılında yüzde 67,4’e yükseldiğini, bu oranın 2026 yılında yüzde 68,8’e, 2027 yılında ise yüzde 70,4’e ulaşmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p><strong>"İşsizlik oranı 14 çeyrektir tek hanede"</strong></p>

<p>İşgücü piyasasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, küresel belirsizliklere ve enflasyonla mücadele sürecine rağmen işsizlik oranlarının olumlu seyrini sürdürdüğünü ifade ederek, "Son dönemde işsizlik oranları, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecine rağmen olumlu bir seyir izlemektedir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı on dört çeyrektir tek haneli seviyesini koruyarak 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 7,9 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde istihdam 155 bin kişi artmıştır" dedi.</p>

<p>Orta Vadeli Program döneminde yıllık ortalama 711 bin ilave istihdam sağlanmasının hedeflendiğini kaydeden Yılmaz, kadınların işgücüne katılımını artıracak bakım hizmetleri, gençlere yönelik aktif işgücü programları, mesleki ve teknik eğitimin yenilenmesi ile yeşil ve dijital dönüşümün gerektirdiği becerilerin kazandırılmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Enflasyonla mücadelede para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki eş güdümün devam ettiğini belirten Yılmaz, Türk lirasındaki görece istikrarlı seyrin maliyet baskılarının sınırlanmasına katkı sağladığını söyledi. 2026 yılında uygulanan eşel mobil sistemiyle uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundan kaynaklanan akaryakıt maliyet artışlarının tüketici fiyatlarına yansımasının hafifletildiğini aktardı. Orta Doğu’daki savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerinden dezenflasyon sürecine ilave baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, söz konusu gelişmelerin enflasyon üzerinde yaklaşık 7 puanlık yukarı yönlü etkisinin olabileceğini ifade etti. Yılmaz, bu etkinin yaklaşık 5 puanının enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki artışların doğrudan ve dolaylı maliyet yansımalarından kaynaklandığının tahmin edildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>"Enflasyonu 2027 sonunda yüzde 21’e düşürmeyi hedefliyoruz"</strong></p>

<p>Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olarak gerçekleştiğini bildiren Yılmaz, "2026 yıl sonunda yüzde 28,4 olarak tahmin edilen tüketici fiyat artışının 2027 yıl sonu itibarıyla yüzde 21’e gerilemesini hedefliyoruz. Tek haneli enflasyon oranlarına kalıcı biçimde ulaşana kadar kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz" dedi.</p>

<p><strong>"İhracat 283,7 milyar dolarla tarihi zirveye çıktı"</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin verileri paylaşan Yılmaz, 2025 yılında ihracatın yüzde 4,4 artarak 273,2 milyar dolara ulaştığını ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesinin kaydedildiğini bildirdi. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 211 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, eylül ayında yüzde 15,4 artışla 26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini ifade etti. Böylece yıllıklandırılmış ihracatın 283,7 milyar dolara ulaştığını kaydeden Yılmaz, bu rakamın 2026 yılı için belirlenen 282 milyar dolarlık Orta Vadeli Program hedefini aştığını bildirdi. Aynı dönemde elektrikli makine ve cihaz ihracatının yüzde 17,2 artarak 15 milyar dolara, savunma sanayisi ihracatının ise yüzde 15,6 artışla 6,9 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, savunma sanayisinin yıllıklandırılmış ihracatının eylül itibarıyla 10,9 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Cari açığın milli gelire oranı 2027’de yüzde 1,9 olacak"</strong></p>

<p>İthalat tarafında iç talepteki dengelenmenin etkili olduğunu belirten Yılmaz, ocak-eylül döneminde enerji hariç ithalat artışının yüzde 3,5 ile sınırlı kaldığını bildirdi. Aynı dönemde tüketim malı ithalatının yüzde 6, altın ithalatının ise yüzde 32,2 gerilediğini kaydeden Yılmaz, eylül ayında enerji hariç dış ticaret dengesinin fazla verdiğini ve enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100,3’e yükseldiğini söyledi. 2025 yılında 365,4 milyar dolar olarak gerçekleşen ithalatın, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2026 yılında 387 milyar dolar, 2027 yılında ise 397 milyar dolar olmasının öngörüldüğünü belirten Yılmaz, hizmet gelirlerinin dış dengenin güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. 2025 yılında hizmet ihracatının yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara ulaştığını kaydeden Yılmaz, turizm gelirlerinin aynı yıl 64,4 milyar dolarla rekor kırdığını ifade etti. Yılmaz, bölgedeki olumsuz gelişmelere rağmen 2026 yılında turizm gelirlerinin 65 milyar dolar civarında gerçekleşmesinin beklendiğini aktardı. Cari açığa ilişkin de konuşan Yılmaz, "Olumsuz şartların geçici etkisi ile cari açığımız 2026’da yüzde 2,6 seviyesine çıkacaktır. Bu oranın tarihi ortalamalarımız çerçevesinde yönetilebilir seviyede olduğunu görüyoruz. Bu gelişmelerle birlikte, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın cari işlemler açığının millî gelire oranının 2027 yılında yüzde 1,9 ile tarihi ortalamasının altında kalmasını öngörüyoruz. Program dönemi sonunda bu oranın yüzde 1,6’ya gerilemesini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"Yatırımcı güveninin güçlendirilmesine yönelik adımlarımızı sürdüreceğiz"</strong></p>

<p>Yatırım fonları piyasasında yaşanan gelişmelerin finansal sistemin sınırlı bir alanında ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, "Gerekli idari ve adli tedbirler alınmış, sorunlu fonların tasfiye süreci başlatılmış ve yatırımcı haklarının korunarak riskin piyasanın diğer kesimlerine yayılmasının önlenmesi hedeflenmiştir. Başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu, ilgili tüm kurumlarla eş güdüm içerisinde yoğun mesaisini sürdürmektedir. Bugüne kadar 6 toplantı gerçekleştirilmiştir. Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiştir. Söz konusu kanun teklifiyle Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların mal varlıklarından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kayıp ve zararlarının sorumlularından tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanmıştır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Terörün ülkemize maliyeti 2,3 trilyon dolar"</strong></p>

<p>Türkiye’nin son 40 yılda terör nedeniyle önemli ekonomik ve sosyal kayıplar yaşadığını belirten Yılmaz, terörün yatırım kapasitesini, bölgesel kalkınmayı ve büyüme potansiyelini olumsuz etkilediğini ifade etti. Yılmaz, "Terör nedeniyle artan risk ve belirsizlik ortamı ekonomik faaliyetleri zayıflatırken kamu kaynaklarının üretim, eğitim, sağlık ve altyapı gibi kalkınmayı destekleyen alanlara yönlendirilmesini de güçleştirmiştir. Terör, yalnızca bugünün ekonomik kayıplarına değil, ülkemizin uzun vadeli kalkınma hedeflerine ve refah artışına da zarar vermiş olup ülkemize doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2,3 trilyon dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu bakımdan, hükûmetimiz döneminde hayata geçirdiğimiz Terörsüz Türkiye hedefi, bugüne kadar terörün ülkemizde yol açtığı maliyetlerin ortadan kaldırılması ve kaynaklarımızın yatırıma, istihdama, üretime, ihracata ve kalkınmaya daha güçlü biçimde yönlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla hızla ön ödemelere başlamayı öngörüyoruz. Benzer sorunların tekrar yaşanmaması için bağımsız otoritelerce alınan çok yönlü idari ve adli tedbirlerin ve yapılan uygulamaların yanı sıra yapısal unsurları içeren kanuni düzenleme hazırlıkları da devam etmektedir. Fon piyasalarında yaşanan sorunlarla ilgili kurum ve yetkililerin incelenmesi ve soruşturulması için Sayın Cumhurbaşkanı’mız tarafından görevlendirilen Devlet Denetleme Kurulu çalışmalarının da geleceğe yönelik atılacak adımlara ışık tutacağını değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yılmaz, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nde bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını ön gördüklerini ifade ederek, "3 trilyon 868 milyar lira olarak tahmin edilen bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Deprem nedeniyle bütçe açıklarında yaşanan arızi artış sonrasında, bütçe açığını yeniden Hükümetlerimiz dönemindeki ortalama seviyeye yaklaştırıyoruz" dedi.</p>

<p>Yılmaz, 2027 yılı bütçe ödeneklerinin ekonomik sınıflandırmaya göre personel giderleri 7 trilyon 117 milyar lira, mal ve hizmet alım giderleri 2 trilyon 184 milyar lira, cari transferler 10 trilyon 240 milyar lira, sermaye giderleri 1 trilyon 855 milyar lira, sermaye transferleri 750 milyar lira, borç verme giderleri 613 milyar lira, yedek ödenekler 542 milyar lira, faiz giderleri 3 trilyon 975 milyar lira olarak dağıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu çerçevede düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarını ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendireceklerini, yatırımcının hakkını daha güçlü bir şekilde koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısını geliştirme anlayışıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin hazırlıklarını sürdürdüklerini söyledi. Yapılacak düzenlemelerle yatırımcıların daha etkin korunması, kurumsal kapasitelerin artırılması, SPK’nin erken müdahale yetkilerinin güçlendirilmesi ve sermaye piyasalarındaki ihlallere yönelik yaptırımların caydırıcılığının artırılmasını amaçladıklarını dile getiren Yılmaz, "Güçlü makroekonomik temellerimiz ve kararlı politika çerçevemiz, finansal piyasalardaki herhangi bir dalgalanmanın reel ekonomiye etkilerini sınırlamaktadır. Bu doğrultuda sermaye piyasalarımızın derinliğinin artırılması, finansal sistemimizin sağlamlığının pekiştirilmesi ve yatırımcı güveninin güçlendirilmesine yönelik adımlarımızı sürdüreceğiz. Finansal istikrarı güçlendiren, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen politikaların kararlılıkla uygulanmasına devam edeceğiz. Kalkınma politikalarımızın son derece değerli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarımızı güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz. Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz, geçirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki mevcut sorunların aşılması ile sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracaktır" dedi.</p>

<p><strong>"2027 yılında sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 250 milyar lira kaynak ayırdık"</strong></p>

<p>Sosyal devlet ilkesiyle ülkenin sahip olduğu refahı toplumun tüm katmanlarını yaymaya kararlı olduklarının da altını çizen Yılmaz, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2027 yılında 1 trilyon 341 milyar liraya çıkarıyoruz. Bu tutar bütçemizin yüzde 4,9’una denk gelmektedir. 2002 yılında yüzde 0,4 olan sosyal yardım ve desteklerin GSYH’ya oranını 2027 yılında yüzde 1,2’ye yükseltiyoruz. 2027 yılında sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 250 milyar lira, ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 186 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 132 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 109 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 90 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 84 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 29 milyar lira, koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 4 milyar lira kaynak ayırdık."</p>

<p><strong>Elektrik ve doğal gaz desteği</strong></p>

<p>Vatandaşların elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2027 yılı bütçesinde yüzde 62 artışla 605 milyar lira kaynak öngördüklerini dikkati çeken Yılmaz, ekim ayında mesken aboneleri için düşük kademede doğal gazda yüzde 56, elektrikte düşük kademede yüzde 53 oranında faturalarda devlet desteği sağlandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2022 yılı Ocak ayı itibarıyla asgari ücrete kadar tüm çalışanlarının ücretlerinin vergi dışı tutulduğunu, dolayısıyla bu imkandan tüm çalışanların yararlandığını vurgulayarak, 2027 yılında 1 trilyon 460 milyar lira vergi istisnası öngördüklerini aktardı.</p>

<p><strong>Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na 2027 yılında 3 trilyon 454 milyar lira ödenek öngörülmekte"</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı bütçesinde savunma harcamalarının önemli bir kısmını oluşturan silah, mühimmat, silah sistemleri ve diğer savunma araçları alımlarına ilişkin ödeneklerde yüzde 229 artış yapıldığını belirten Yılmaz, "Savunma ve güvenlik birimleri için, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na ayrılan kaynak da dâhil edildiğinde 2027 yılında 3 trilyon 454 milyar lira ödenek öngörülmekte olup söz konusu tutar merkezi yönetim bütçe büyüklüğünün yüzde 12,7’sine karşılık gelmektedir" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Savunma-güvenlik sektörüne ayrılan kaynaklar ve yerli savunma sanayii paydaşlarının kararlılığı ile 2002 yılında yalnızca 62 olan savunma proje sayısının bin 500’e yaklaştığını kaydeden Yılmaz, ihale süreci devam eden savunma projelerinin de göz önüne alındığında yaklaşık 100 milyar doların üzerinde proje hacmine ulaşıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>"2027 yılında depreme dayanıklı şehirlerin inşası için toplam 769 milyar lira kaynak ayırıyoruz"</strong></p>

<p>Yılmaz, 2023-2026 döneminde deprem bölgesinin ihyası için güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcama yapmış olacaklarını belirterek, "2027 yılı bütçemizde afet risklerinin azaltılması, depremlerin yol açtığı hasarların süratle giderilmesi ve deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçları ve depreme dayanıklı şehirlerin inşası için toplam 769 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Deprem hariç bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. Deprem harcamalarının tamamlanmasıyla bütçemizde oluşacak mali alan ve bütçe imkanlarımız dahilinde sosyal refahın ve ülkemizin üretim kapasitesinin artırılması için ilave kaynaklar tahsis etme gayretinde olacağız" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Sosyal konut finansmanını desteklemek amacıyla 2027 yılı bütçesinde, bir önceki yıla oranla yüzde 150 artışla 250 milyar lira kaynak ayırdık"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 81 ili kapsayan 500 bin sosyal konut kampanyasının açıklandığını ve çekilen kuralar neticesinde hak sahiplerinin belirlendiğini hatırlatan Yılmaz, "Bu konutların büyük kısmının planlama ve projelendirme çalışmaları hızla devam etmekte olup, ihale süreçlerine de başlanmıştır. Bu kapsamda sosyal konut finansmanını desteklemek amacıyla 2027 yılı bütçesinde bir önceki yıla oranla yüzde 150 artışla 250 milyar lira kaynak ayırdık. Diğer taraftan yaşanan kira baskısını azaltmak ve vatandaşlarımızın konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla ilk kez kiralık sosyal konut modelini hayata geçirdik. 15 bin kiralık konut projesiyle İstanbul’da ilk etapta yapımı tamamlanan ilk bin 71 konut için başvurular eylül ayında toplanmıştır. Konutlardan yararlanacak vatandaşlarımız kriterlere uygun kişiler arasından kura usulüyle belirlenecektir" dedi.</p>

<p>Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"En düşük devlet memuru aylığı, 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla 70 bin 224 liraya yükseltilmiştir. Temmuz ayı itibarıyla 2002 yılına göre reel artış yüzde 281 olmuştur. En düşük emekli aylığı 2026 yılı Ocak ayında 20 bin liraya çıkartılmış olup, bu tutar temmuz itibarıyla da 23 bin 552 liraya yükseltilmiştir. En düşük Tarım Bağ-Kur emekli aylığı 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla 23 bin 552 liraya yükseltilmiş olup, 2002 yılına göre reel artış yüzde 661 olmuştur."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sermaye-piyasalarimizi-guclu-bir-sekilde-desteklemeyi-surdurecegiz.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sermaye-piyasalarimizi-guclu-bir-sekilde-desteklemeyi-surdurecegiz/22223</link>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 11:59:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon’da avlanan palamut miktarı 12 bin kilograma ulaştı</title>
                                    <description>1 Eylül 2026’da başlayan balıkçılık sezonunda Trabzon’da palamut avcılığı devam ediyor. Sezonun açılışından bugüne kadar Trabzon’da avlanan palamut miktarının 12 bin kiloya ulaştığı belirtildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>1 Eylül 2026’da başlayan balıkçılık sezonunda Trabzon’da palamut avcılığı devam ediyor. Sezonun açılışından bugüne kadar Trabzon’da avlanan palamut miktarının 12 bin kiloya ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Karadeniz’de son 25 yılın en yoğun palamut avı yaşanırken, tezgahlarda fiyatı zaman zaman tanesi 40 TL’ye kadar düşen palamuda vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Balık bolluğunun tezgahlarda uygun fiyatlarla satışa sunulan palamut, vatandaşların ilgisini çekerken, balığın bol olduğu bu dönemin tuzlama yapmak için de değerlendirilebileceği ifade edildi. Palamut fiyatlarının zaman zaman tanesi 40 TL’ye kadar gerilemesi, vatandaşlara hem taze balık tüketme hem de kış ayları için hazırlık yapma imkanı sunuyor.</p>

<p><strong>Fiyatı 40 TL’ye kadar düştü</strong></p>

<p>Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış bu sene palamut avcılığının bolca geçtiğini belirterek, "Fiyatı zaman zaman 40 TL’ye kadar düştü. Vatandaş bu sene palamuta doydu. Son yılların en iyi sezonunu yaşıyoruz ki sezon halen devam ediyor. Halkımız tarafından bilinen son dönemlerde palamut tuzlama dönemi başladı. Bir süre de bu şekilde devam eder. Şu an tuzlamanın tam zamanı çünkü palamut büyüdü, yağlandı, tam tuzlanacak kıvama geldi. Sezon başladığından beri palamut hız kesmeden avlanmaya devam ediyor" dedi.</p>

<p><strong>Son 25 yılın en yoğun sezonu</strong></p>

<p>Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise "Son 25 yılın en yoğun sezonu. En yoğun palamut sezonu bu sene oldu. Fiyatı bir ara 35-40 TL’ye kadar düştü. Şu an tuzlama ve buzluğa atma zamanı. Yoğun bir şekilde palamuda talep var. Tahminime göre palamut bolluğu 1-2 ay daha sürer. Palamudun biteceği yok, her taraftan palamut fışkırıyor. Vatandaş da talep gösteriyor. Tuzlamasını yapacak olan da yapsın" diye konuştu.</p>

<p>Öte yandan alınan bilgiye göre ise balık av sezonunun başından bu yana geçen sürede Trabzon’da avlanan palamut miktarının 12 bin kilograma ulaştığı öğrenildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/trabzonda-avlanan-palamut-miktari-12-bin-kilograma-ulasti.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/trabzonda-avlanan-palamut-miktari-12-bin-kilograma-ulasti/22212</link>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:41:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin ilk yüzer doğalgaz işleme tesisi Osman Gazi, 20 yıl boyunca görev yapacağı Karadeniz’e uğurlandı</title>
                                    <description>Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz işleme tesisi Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, Zonguldak’ın Filyos beldesinden Sakarya Gaz Sahası’na uğurlandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin 2027 yılında günlük 20 milyon, 2028 yılında ise 45 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bayraktar, yeni üretim kapasitesiyle 2028 yılında yaklaşık 17 milyon hanenin Karadeniz gazını kullanacağını söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz işleme tesisi Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, Zonguldak’ın Filyos beldesinden Sakarya Gaz Sahası’na uğurlandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin 2027 yılında günlük 20 milyon, 2028 yılında ise 45 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bayraktar, yeni üretim kapasitesiyle 2028 yılında yaklaşık 17 milyon hanenin Karadeniz gazını kullanacağını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin Karadeniz’deki doğal gaz üretimini artırmak amacıyla hazırlanan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için Filyos Limanı’nda uğurlama töreni düzenlendi. Yaklaşık 17 aydır Filyos’ta teknik hazırlıkları sürdürülen platform, Sakarya Gaz Sahası’ndaki görev yerine uğurlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da törene video mesaj yayınlayarak Osman Gazi’nin Mavi Vatan’ın ilk fabrikası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Platform, kıyıdan yaklaşık 170 kilometre açıkta faaliyet gösterecek. 298,5 metre uzunluğa ve 56 metre genişliğe sahip olan Osman Gazi’nin alev kulesinin yüksekliği 96 metre olarak açıklandı. Platformun 140 personel kapasitesine sahip olduğu, Karadeniz’de 20 yıl görev yapmasının planlandığı bildirildi.</p>

<p>Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Başkanı ve AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, bölge milletvekilleri ve Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu katıldı.</p>

<p>Törende konuşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz işleme tesisinin Sakarya Gaz Sahası’nda görev yapacağını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a projeye verdiği destek dolayısıyla teşekkür etti.</p>

<p>Filyos’ta tarihi bir ana şahitlik ettiklerini anlatan Bakan Bayraktar, "Bugün sizlerle burada Filyosta, tarihi bir ana şahitlik ediyoruz. Ülkemizin, ilk yüzer doğal gaz işleme tesisi olan, Osman Gazi Yüzer Üretim Platformumuzu görev yeri olan Sakarya gaz sahamıza uğurluyoruz. Sözlerime, gösterdikleri güçlü irade ve bizlere verdikleri desteklerinden dolayı, Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunarak başlamak istiyorum.</p>

<p>Bu güçlü irade sayesinde, doğal gaz üretimimizde yeni bir dönemin kapılarını açıyor ve Türkiye Yüzyılı’nda enerjide tam bağımsızlık hedefimize bir adım daha yaklaşıyoruz.</p>

<p>Türkiye artık yalnızca doğal gaz arayan ve keşfeden değil, denizin üzerinde doğal gazı işleyerek karaya ulaştırabilen bir ülke konumuna geliyor. Bu tarihi törene katılarak bizleri yalnız bırakmadığınız için her birinize teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p><strong>"Filyos’ta Osman Gazi’yi devasa bir fabrikaya dönüştürdük"</strong></p>

<p>Osman Gazi’nin 29 Mayıs 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle İstanbul’dan Filyos’a uğurlandığını hatırlatan Bayraktar, platformda gerçekleştirilen teknik çalışmaları anlattı.</p>

<p>Filyos’ta geçen yaklaşık 17 aylık süreçte doğal gazın işlenmesi ve karaya aktarılması için gerekli sistemlerin kurulduğunu belirten Bayraktar, 21 modülün platforma yerleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bayraktar, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye’nin ilk yüzer üretim tesisi olan Osman Gazi’yi, geçen yıl 29 Mayıs’ta İstanbul’un fethinin yıl dönümünde, Cumhurbaşkanımızla birlikte Dolmabahçe Sarayı’ndan Filyos’a uğurlamıştık. Aradan geçen yaklaşık 17 ayda Osman Gazi’yi, burada yani Filyos’ta deyim yerindeyse adeta devasa bir fabrikaya dönüştürdük. Platformun üzerinde; doğal gazı ayrıştıran, işleyen ve güvenli bir şekilde karaya aktarılmasını sağlayan toplam 21 modül tesis ettik. Bu yapının en kritik parçalarından biri olan 2 bin 500 ton ağırlığında ve 44 metre uzunluğundaki MEG modülünü başarıyla entegre ettik. Acil durumlarda açığa çıkan gazın güvenli şekilde tahliyesi ve kontrollü yakılmasını sağlayan 96 metre yüksekliğinde ve 260 ton ağırlığındaki alev kulesi de platformun üzerine yerleştirilen son büyük ünitelerden biri oldu. Alev kulesi ile birlikte yaklaşık 125 metre yüksekliğinde olan platformumuz, deniz üzerinde duran adeta 40 katlı bir gökdelen, 3 futbol sahası uzunluğunda bir üretim üssü. Osman Gazi, Karadeniz’de 20 yıl boyunca doğal gaz işleyecek, Şu an bulunduğumuz bu noktadan 170 kilometre açıkta, deniz tabanına zincirlerle sabitlenmiş bir şekilde görev yapacak. Bu proje, büyük bir mühendislik başarısının yanı sıra Türkiye’nin petrol ve gaz aramacılığında , denizlerdeki operasyonel kabiliyetimizin ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından da çok önemli. Her bir modülün yerleştirilmesi, sistemlerin birbirine entegre edilmesi ve üretim altyapısının hazırlanması, büyük bir emeğin ve titiz bir çalışmanın sonucudur.</p>

<p>Bu süreçte görev alan bütün mühendislerimize, işçilerimize ve teknik ekiplerimize teşekkür ediyorum. Ancak çalışmalarımız devam ediyor, hedefimiz bu yıl bitmeden Osman Gazi’nin alev kulesinde Sakarya gaz sahasının ateşini yakmak olacak."</p>

<p><strong>"2028 yılında her 4 evden 3’ünde kendi gazımız yanacak"</strong></p>

<p>Sakarya Gaz Sahası’nda birinci faz üretimin tamamlandığını açıklayan Bayraktar, 12 kuyudan günlük 9,5 milyon metreküp doğal gaz üretimine ulaşıldığını bildirdi.</p>

<p>Osman Gazi’nin ikinci faz çalışmalarında 10 ilave kuyuyla devreye gireceğini belirten Bayraktar, 2027 yılında günlük üretim kapasitesinin 20 milyon metreküpe ulaşacağını söyledi. Karadeniz’de yapımı süren yeni platformla birlikte 2028 yılına ilişkin üretim hedeflerini de paylaşan Bayraktar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu sahadan 1. Fazda bugüne kadar 7,23 milyar metreküp doğal gaz ürettik. 12 kuyuda günlük bazda toplam 9 buçuk milyon metreküpe ulaşarak birinci fazı tamamladık. Osman Gazi, 2. Faz’da bu üretimi ilave 10 kuyu ile tam iki katına çıkaracak. 2027 yılı ile birlikte günlük toplam üretim kapasitemiz 20 milyon metreküpe erişecek. Böylece hâlihazırda 4 milyon evde kullanılan yerli gazımız, iki katına çıkarak 8 milyon hanemize girecek. Bunun yanı sıra yapımı devam eden yeni platformumuz ile 2028 yılı içerisinde Karadeniz’deki üretimimiz 32 kuyu ile günlük toplam 45 milyon metreküpe çıkacak. 2028 yılında Ülkemizde doğal gazı olan evlerin yüzde 75’i yani yaklaşık 17 milyon hane ocağında, mutfağında, banyosunda Karadeniz gazını kullanacak. Her 4 evden 3’ünde kendi gazımız yanacak."</p>

<p><strong>"Doğal gaz erişimi olan yerleşim yeri sayısını bine çıkaracağız"</strong></p>

<p>Türkiye genelindeki doğal gaz altyapısı ve yeni yatırımlara ilişkin bilgiler de paylaşan Bayraktar, 2002 yılında yalnızca 5 ilde bulunan doğal gazın bugün 81 ilde ve 995 yerleşim yerinde kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Yıl sonuna kadar doğal gaz ulaştırılan yerleşim yeri sayısının bine çıkarılmasının hedeflendiğini açıklayan Bayraktar, doğal gaz iletim ve depolama kapasitesine ilişkin rakamları da paylaştı.</p>

<p>Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımızın, 2002 yılında ortaya koyduğu en önemli hedeflerden biri, O dönem sadece 5 ilde bulunan doğal gazı, 81 ile yayma ve tüm vatandaşlarımızın kullanımına sunmaktı. Bugün hamdolsun, Türkiye’de 81 ilde ve 995 yerleşim yerinde doğal gaz var. Bu sayede doğalgaz sunulan tüm vatandaşlarımız, yaşam konforunu artıran, hayatımızı kolaylaştıran ve şehirlerimizin hava kalitesini yükselten bu yakıtı kullanıyorlar. İnşallah, bu yıl bitmeden doğal gaz erişimi olan yerleşim yeri sayımızı bine çıkartacağız. Dünyanın çevresini 6 buçuk kez dolaşan 257 bin kilometrelik doğal gaz ağımız, 495 milyon metreküplük günlük doğal gaz giriş kapasitemiz, 6,3 milyar metreküp seviyesine çıkan yer altı doğal gaz depolama imkânımız ile doğal gazı ülkemizin her noktasına güvenli ve kesintisiz biçimde götürmeye devam edeceğiz."</p>

<p>Dünyadaki gelişmelerin enerji arz güvenliğini ülkeler açısından öncelikli bir konu haline getirdiğini ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin yerli kaynaklarını geliştirmeye ve enerji yatırımlarına devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Karadeniz’deki mevcut rezervlerin üretime kazandırılmasının yanı sıra yeni petrol ve doğal gaz keşifleri için arama ve sondaj faaliyetlerinin sürdüğünü anlatan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Dünyada yaşanan gelişmeler, enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın ve kendi kaynaklarını geliştirmenin stratejik önemini her geçen gün daha fazla ortaya koyuyor. Artık her ülke enerjide arz güvenliğini bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Biz de bu anlayışla hem enerji arzımızı güvence altına almak hem de ekonomimizin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sürdürülebilir biçimde karşılamak için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bir taraftan Sakarya Gaz Sahası’nda mevcut rezervlerimizi en verimli şekilde değerlendirerek üretimimizi artırıyor, diğer taraftan Karadeniz’in farklı bölgelerinde yeni doğal gaz ve petrol keşifleri yapmak için sondaj faaliyetlerimize devam ediyoruz."</p>

<p><strong>"Türkiye Petrolleri’nin günlük üretimini bir milyon varile çıkaracağız"</strong></p>

<p>Türkiye’nin denizlerdeki arama ve sondaj faaliyetlerine değinen Bakan Bayraktar, 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisiyle dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahip olduklarını söyledi.</p>

<p>Karadeniz’deki doğal gaz ve Gabar’daki petrol üretiminin yanı sıra Türkiye’nin Somali başta olmak üzere farklı ülkelerde de arama faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Bayraktar, enerji alanında karşılaştıkları engellere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bayraktar, konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p>"Türkiye bugün; 6 derin deniz sondaj gemisi, 2 sismik araştırma gemisi ve destek gemileriyle birlikte dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahip bir ülke. Karadeniz’in derinliklerinde doğal gaz. Gabar’ın karlı zirvelerinde, petrol üreten , Mavi Vatan sınırlarını aşarak, Afrika kıyılarında Somali’de petrol arayan bir Türkiye var. Ancak bu noktaya kolay gelmedik. Çok zorlu sınamalardan geçtik. Üstü örtülü veya açık ambargolara, her türlü engelleme, karalama ve çifte standartlara rağmen "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" ülküsüne sımsıkı sarıldık. Cumhurbaşkanımızın ülkemizde gerçekleştirdiği en büyük devrimlerden biri olan özgüven devrimi ile bu engelleri birer birer aştık. Bu sayede Milli şirketimiz Türkiye Petrolleri, özellikle son 5 yılda yeni keşiflerle üretimini 2 kat artırarak 280 bin varile çıkardı. Bu rakamı 2028 yılında 550 bin varile ama inşallah Günlük bir milyon varile çıkaracağız. Onun için, Irak’tayız, Azerbaycan’dayız. Somali, Pakistan, Macaristan, Bulgaristan, Umman ve Libya’dayız. Kendi gemilerimiz, kendi mühendis ve teknisyenlerimiz ve ekipmanlarımızla ülkemizi bu alanda bölgesel bir lider ve küresel bir oyuncu yapmaya kararlıyız."</p>

<p>Konuşmasının son bölümünde Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun hazırlanmasında görev alan çalışanlara teşekkür eden Bayraktar, projede yaklaşık 7 bin işçinin emeği bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve vatandaşlara da teşekkür eden Bayraktar, platformun mürettebatına başarı dileklerini iletti.</p>

<p>Bayraktar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"İşte bu kararlılık ve idealimizin en somut nişanesi olan Osman Gazi yüzer üretim platformumuzu bugün görev yerine uğurluyoruz. Bu büyük projede emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma, mühendislerimize, teknik ekiplerimize ve sayıları 7000’i bulan işçi kardeşlerimize, milletimiz adına gönülden teşekkür ediyorum. Bu milli projeyi hayata geçirmemiz için bizlere inanan ve her daim desteğini aldığımız Cumhurbaşkanımıza, ve duaları ile bizlere manevi güç veren aziz milletimize de şükranlarımızı sunuyorum. Osman Gazi platformumuzun yolu ve bahtı açık olsun."</p>

<p>Törende TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ve Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu da birer konuşma yaparak Filyos Limanı ve Karadeniz Gazı’nın önemine dikkat çektiler.</p>

<p>Törende il Müftüsü Bayram Danacı’nın yaptırdığı duanın ardından Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu Karadeniz’e uğurlandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/turkiyenin-ilk-yuzer-dogalgaz-isleme-tesisi-osman-gazi-20-yil-boyunca-gorev-yapacagi-karadenize-ugurlandi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/turkiyenin-ilk-yuzer-dogalgaz-isleme-tesisi-osman-gazi-20-yil-boyunca-gorev-yapacagi-karadenize-ugurlandi/22143</link>
                <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 14:16:48 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümüşhane’de deneme amaçlı dikilen fil otunun bölgeye uyumu test edilecek</title>
                                    <description>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yetiştirilen fil otu, yüksek verimi ve uzun ömürlü yapısıyla hayvancılıkta kaba yem açığının giderilmesi için alternatif olarak değerlendiriliyor. Afrika kökenli bitkinin bölge iklimine ve özellikle kış aylarındaki soğuklara dayanıklılığı araştırılıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yetiştirilen fil otu, yüksek verimi ve uzun ömürlü yapısıyla hayvancılıkta kaba yem açığının giderilmesi için alternatif olarak değerlendiriliyor. Afrika kökenli bitkinin bölge iklimine ve özellikle kış aylarındaki soğuklara dayanıklılığı araştırılıyor.</p>

<p>Gümüşhane Üniversitesinin tarımsal üretime katkı amacıyla yürüttüğü çalışma kapsamında, fil otunun Kelkit’in iklim şartlarına uyumu gözlemleniyor. Uygun koşullarda 10 ila 20 yıl yaşayabilen bitki, kuru ot verimi ve protein oranıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Mısıra göre kuraklığa daha dayanıklı olabilen ve daha az sulama gerektirebilen fil otu, bölge şartlarına bağlı olarak yılda 1 ila 3 kez biçilebiliyor. Uygun koşullarda dekara 3 ila 6 ton kuru madde verimi sağlayabilen bitkinin, mısıra kıyasla yaklaşık iki kat verime ulaşabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bir kez ekildikten sonra uzun yıllar biçilebilmesi ve yüksek miktarda bitkisel kütle oluşturması, fil otunu hayvancılık açısından alternatif yem kaynakları arasında öne çıkarıyor. Bitkinin Kelkit’in kış şartlarına dayanıklılığı ve ilkbaharda yeniden gelişimi, bölgedeki yetiştiricilik potansiyelinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Çalışmadan elde edilecek sonuçlarla fil otunun bölgede yetiştirilmeye uygunluğunun belirlenmesi ve kaba yem üretiminin artırılmasına katkı sağlayabilecek alternatiflerin değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Fil otu hayvancılıkta alternatif bir besin kaynağı olabilir</strong>"</p>

<p>Fil otu hasadını yerinde inceleyen Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Geçtiğimiz yıl bölgemizde hayvancılığa nasıl destek olabiliriz, yeni besin kaynaklarını nasıl bulabiliriz diye düşünürken fil otu adı verilen bitkiyle ilgili bir deneme yapmaya karar verdik. Üniversitemizdeki hocalarımızdan destek istedik. Bitkinin çeliklerini temin ederek Doğan Besi İşletmesinin arazisine diktik ve yetiştirilmesi için kendilerine emanet ettik. Sağ olsunlar, bitkilere çok iyi baktılar. Bugün 3 metreyi aşan boya ulaşan fil otlarını hasat aşamasına getirdik. Bu çalışma bir Ar-Ge araştırması. Fil otunu, yılda üç kez verim alınabilen mısıra alternatif bir kaba yem kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Bitkinin bölgemizin kış şartlarını atlatarak yeniden gelişim göstermesi ve özellikle süt sığırcılığında yem olarak kullanılabilmesi hâlinde, çiftçilerimiz için alternatif bir ürün olmasını arzu ediyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz sonuçlar gayet güzel. Hasat sonrasında bitkinin su, lif, nişasta, protein ve şeker içerikleri incelenecek. Doğan Besi İşletmesinde süt sığırcılığına yönelik besleme denemeleri de yapılacak. İlerleyen süreçte olumlu sonuçlar elde edersek fil otunun bölgemizde hayvancılıkta alternatif bir besin kaynağı olarak kullanılmasının önünü açmış olacağız. Ümit ediyoruz ki güzel sonuçlar alırız" dedi.</p>

<p><strong>"Süt sığırcılığında yem maliyetlerini düşürecek bir ürün</strong>"</p>

<p>Yapılan çalışma hakkında bilgi veren Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Meslek Yüksekokulu Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Yolcu, "Bölgemizde fil otu bitkisini deneme amacıyla yetiştirdik. Afrika’nın tropikal ve subtropikal bölgeleri kökenli olan bu bitki, zamanla Güney Amerika, Malezya ve Endonezya gibi bölgelere yayılmıştır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde fil otu üzerine çalışmalar yürütülürken biz bitkiyi daha soğuk bir iklime taşıyarak geçiş iklimi koşullarında nasıl bir performans göstereceğini araştırıyoruz. Fil otunu, bölgemizde yaklaşık 20 yıldır yetiştirilen silajlık mısırla karşılaştırdığımızda önemli farklılıklar görüyoruz. Silajlık mısır her yıl yeniden ekilirken fil otu bir kez dikildikten sonra 10 ila 20 yıl boyunca canlılığını koruyabiliyor. Bölge koşullarına bağlı olarak yılda 1 ila 3 kez biçilebiliyor. Kuru madde verimi bakımından silajlık mısırın yaklaşık iki katına ulaşabilen bitkiden, uygun koşullarda dekara 3 ila 6 ton kuru madde elde edilebiliyor. Küresel ısınmayla birlikte su kaynaklarının giderek önem kazandığı günümüzde fil otunun su ihtiyacının mısıra göre daha düşük olması da önemli bir avantaj. Yüksek verimi, su kısıtlılığına dayanıklılığı ve marjinal alanlarda yetişebilme potansiyeli sayesinde fil otu, bölgemizde yonca ve silajlık mısıra ilave bir kaba yem kaynağı olabilir. Protein oranı silajlık mısıra göre daha yüksek olsa da enerji değeri mısırdan biraz daha düşüktür. Bu nedenle fil otunu mısırın veya yoncanın doğrudan alternatifi olarak değil, mevcut yem kaynaklarını tamamlayacak ve üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayabilecek bir ürün olarak değerlendiriyoruz. Çalışmamızdaki en önemli konu, fil otunun bölgemizin geçiş ikliminde kış şartlarından zarar görüp görmeyeceğidir. İlkbaharda diktiğimiz bitkileri şimdi biçeceğiz ve kış mevsiminin ardından gelişimlerini gözlemleyeceğiz. Beklediğimiz sonuçları elde etmemiz hâlinde araştırma sonuçlarını bölge çiftçilerimizle paylaşarak fil otu yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz. Böylece özellikle süt sığırcılığında yem maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunabileceğimizi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/gumushanede-deneme-amacli-dikilen-fil-otunun-bolgeye-uyumu-test-edilecek.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/gumushanede-deneme-amacli-dikilen-fil-otunun-bolgeye-uyumu-test-edilecek/22092</link>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 22:14:16 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Pancarda fiyat tepkisi!</title>
                                    <description>Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (TÜRKŞEKER), 2026 yılı şeker pancarı alım fiyatını kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak belirledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (TÜRKŞEKER), 2026 yılı şeker pancarı alım fiyatını kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak belirledi.</p>

<p>TÜRKŞEKER tarafından yapılan açıklamada, şeker şirketleri ile şeker pancarı üretici temsilcileri arasında varılan mutabakat sonucunda, yüzde 16 polar şeker içeren net 1 ton A kotası şeker pancarının baz alım kesin fiyatının kota tamamlama primi dahil 3 bin 720 lira olduğu bildirildi.</p>

<p>Fiyatın, 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 5’inci maddesi kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda belirlendiği kaydedildi.</p>

<p>Şeker pancarı üretiminin önemli tarımsal faaliyetler arasında yer aldığı Erzincan’da da açıklanan fiyat, üreticiler tarafından yakından takip ediliyor. Ekim, bakım, sulama, gübreleme, hasat ve nakliye giderlerini karşılayan üreticiler için belirlenen fiyat, yeni sezon gelirlerinin hesaplanmasında temel oluşturuyor.</p>

<p>TÜRKŞEKER açıklamasında, sözleşmeli üretim modeliyle çiftçilere alım güvencesi sağlandığı belirtilerek yerli şeker üretiminin güçlendirilmesi ve üreticilerle iş birliğinin sürdürülmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p>

<p>"Erzincan’da pancar fiyatına tepki: "Çiftçi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor"</p>

<p>Erzincan Pancar Ekicileri Kooperatifi, 2026 yılı şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak açıklanmasına tepki göstererek fiyatın yeniden düzenlenmesini istedi.</p>

<p>Erzincan Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkan Vekili Barış Güntürk, yaptığı yazılı açıklamada, belirlenen fiyatın üreticilerin beklentilerinin altında kaldığını ve artan maliyetleri karşılamadığını savundu.</p>

<p>Daha önce de fiyat konusunda uyarılarda bulunduklarını belirten Güntürk, 1 Ekim’de masadaki rakamın 3 bin 750 lira, üreticilerin beklentisinin ise en az 4 bin 500 lira olduğunu ifade ettiklerini aktardı.</p>

<p>Açıklanan 3 bin 720 liralık fiyatın kabul edilemez olduğunu belirten Güntürk, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına çağrıda bulundu.</p>

<p>Tohum, gübre, mazot ve sulama başta olmak üzere üretim girdilerindeki artışa dikkati çeken Güntürk, şeker pancarı üretiminin büyük emek ve özveri gerektirdiğini kaydetti.</p>

<p>Üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Güntürk, alım fiyatının artan maliyetleri karşılayacak şekilde yeniden değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p>Kooperatifin açıklamasında, "Çiftçi yaşasın ki üretim yaşasın" ifadesine yer verildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/pancarda-fiyat-tepkisi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/pancarda-fiyat-tepkisi/22085</link>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:59:11 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin hamsi ihracatında artış</title>
                                    <description>Türkiye’nin hamsi ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 79,8, değer bazında ise yüzde 20,4 arttı. Geçen yılın ilk 9 ayında 2 milyon 259 bin 722 kilogram olan hamsi ihracatı, bu yılın aynı döneminde 4 milyon 62 bin 802 kilograma yükseldi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin hamsi ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 79,8, değer bazında ise yüzde 20,4 arttı. Geçen yılın ilk 9 ayında 2 milyon 259 bin 722 kilogram olan hamsi ihracatı, bu yılın aynı döneminde 4 milyon 62 bin 802 kilograma yükseldi.</p>

<p>Türkiye genelinde hamsi ihracatından elde edilen gelir de artış gösterdi. 2025 yılının ocak-eylül döneminde 11 milyon 313 bin 687 dolar olan ihracat geliri, 2026 yılının aynı döneminde 13 milyon 621 bin 885 dolara ulaştı.</p>

<p>Ülkelere göre ihracat verilerinde Ukrayna öne çıktı. Türkiye’nin Ukrayna’ya hamsi ihracatı, geçen yılın ilk 9 ayında 892 bin 319 kilogram seviyesindeyken 2026 yılının aynı döneminde 2 milyon 670 bin 48 kilograma yükseldi. Ukrayna’ya yapılan ihracatın değeri de 620 bin 629 dolardan 2 milyon 27 bin 892 dolara çıktı.</p>

<p>Belçika, Fransa ve Almanya da Türkiye’nin hamsi ihraç ettiği ülkeler arasında yer aldı. Belçika’ya yapılan ihracat miktarı yüzde 4,8 azalırken ihracat geliri yüzde 11,2 arttı. Fransa’ya ihracat miktarı yüzde 10,8, gelir ise yüzde 3 azaldı. Almanya’ya yapılan ihracatta ise miktar yüzde 3,3, gelir yüzde 6,7 artış gösterdi.</p>

<p>Birleşik Krallık’a yapılan hamsi ihracatı da yükseldi. Bu ülkeye ihracat miktarı yüzde 69,1, ihracat geliri ise yüzde 49,1 arttı.</p>

<p>Trabzon’a ilişkin verilerde de dikkat çekici bir artış yaşandı. 2025 yılının ocak-eylül döneminde 42 bin 508 kilogram olan hamsi ihracatı, 2026 yılının aynı döneminde 394 bin 627 kilograma yükseldi. Böylece Trabzon’un hamsi ihracatı miktar bazında yüzde 828,4 arttı.</p>

<p>Trabzon’un hamsi ihracatından elde ettiği gelir de aynı dönemde 169 bin 188 dolardan 390 bin 605 dolara çıktı. İhracat gelirindeki artış yüzde 130,9 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Trabzon’dan Ukrayna’ya 345 bin 620 kilogram, Birleşik Krallık’a ise 32 bin 899 kilogram hamsi ihraç edildi. Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri de Trabzon’dan hamsi gönderilen ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p>Veriler, 2026 yılının ilk 9 ayında Türkiye genelinde ve Trabzon’da hamsi ihracatının miktar bakımından önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/turkiyenin-hamsi-ihracatinda-artis.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/turkiyenin-hamsi-ihracatinda-artis/22075</link>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 23:21:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Guinness rekorlu Kelkit şeker fasulyesinde hedef Avrupa pazarı</title>
                                    <description>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde hasadı süren şeker fasulyesi üretimi 12 bin dönüm seviyesine ulaşırken, Guinness Dünya Rekoru’yla adını dünyaya duyuran ürünün Avrupa pazarına açılması hedefleniyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde hasadı süren şeker fasulyesi üretimi 12 bin dönüm seviyesine ulaşırken, Guinness Dünya Rekoru’yla adını dünyaya duyuran ürünün Avrupa pazarına açılması hedefleniyor.</p>

<p>Gümüşhane’nin coğrafi işaretli ürünü Kelkit şeker fasulyesinde üretim alanları her geçen yıl genişlerken, üretici birliğinin sağladığı destekler çiftçilerin ürüne olan ilgisini artırıyor.</p>

<p>Kelkit Şeker Fasulyesi Üretici Birliği Başkanı Gökhan Durmuş, üretimde her yıl çıtayı yükselttiklerini belirterek ekim alanlarının yaklaşık 12 bin dönüme ulaştığını söyledi. Birliğin 2017 yılında kurulmasından bu yana önemli çalışmalar yaptıklarını kaydeden Durmuş, coğrafi işaret tescili ve ulusal marketlerde satışa başlanmasının çiftçileri üretime teşvik ettiğini ifade etti.</p>

<p>Guinness rekorunun Kelkit için önemli bir gurur kaynağı olduğunu dile getiren Durmuş, "Guinness Dünya Rekorlar Kitabı için ağustos ayında bir rekor denememiz oldu. Allah’a şükür, 6 bin 840 litrelik kazanda pişen fasülye ile bu rekoru kırdık ve Makedonya’dan bu rekoru Kelkit’e getirdik. Bu başarı üreticiyi daha fazla üretime sevk edecek. Hedefimiz ürünü daha çok ulusal markete sokmak. Avrupa Birliği tescili için de başvuru sürecini başlatacağız. Bunu da aldığımız zaman ürünü Avrupa’daki market zincirlerine ulaştırmak istiyoruz. Yurt dışından da bizi arayanlar oluyor. Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girmemizden dolayı ürünü merak edenler var. Kelkit şeker fasulyesini bir kez tadanlar yeniden almak istiyor. Yağışlar nedeniyle hasat biraz uzuyor ancak yakın zamanda ürünü marketlere ulaştıracağız" dedi.</p>

<p><strong>"Ürünüm elimde kalacak mı diye bir kaygımız yok"</strong></p>

<p>Üretici Ebuzer Önal ise şeker fasulyesi üretimine birliğin teşvikiyle başladığını belirterek, "Birlik kurulduktan sonra arkadaşlarımız bizi üretime teşvik etti. Ekimde, yetiştirmede ve ilaçlamada yardımcı oldular. Hasattan sonra ürünümüzü birliğe götüreceğiz, elemesi yapıldıktan sonra birliğimiz zaten alıyor. Ürünüm elimde kalacak mı, satabilecek miyim diye bir kaygımız yok. İlk defa ektiğim için 10 dönümle başladım. Yaklaşık 5 aylık emeğimizin karşılığını almayı umut ediyoruz. Dünya rekorunun Kelkit’te olmasıyla ürüne talebin daha da artacağını düşünüyorum. Ulusal marketler sayesinde ülkemizin her bölgesindeki insanlar Kelkit şeker fasulyesine ulaşabilecek" diye konuştu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/guinness-rekorlu-kelkit-seker-fasulyesinde-hedef-avrupa-pazari.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/guinness-rekorlu-kelkit-seker-fasulyesinde-hedef-avrupa-pazari/22045</link>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 10:08:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağlar bile palamuda dayanamadı</title>
                                    <description>Karadeniz’de palamut avında yoğun bir sezon yaşanırken, balıkçılar denizde karşılaştıkları zorluklarla da mücadele ediyor. 2005 yılından bu yana en yoğun palamut avını yaşadıklarını belirten balıkçılar, ağlarının Trabzon açıklarında sudaki akıntı ve yoğun av nedeniyle zarar gördüğünü belirttiler.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de palamut avında yoğun bir sezon yaşanırken, balıkçılar denizde karşılaştıkları zorluklarla da mücadele ediyor. 2005 yılından bu yana en yoğun palamut avını yaşadıklarını belirten balıkçılar, ağlarının Trabzon açıklarında sudaki akıntı ve yoğun av nedeniyle zarar gördüğünü belirttiler.</p>

<p>Tirebolu, Görele, Trabzon ve Hopa açıklarında avlandıklarını belirten tekne çalışanları ağların yırtılması üzerine Trabzon’daki Faroz limanına demirleyerek ağların tamir çalışmalarına başladı. Denizin yüzeyinin sakin görünmesine rağmen suyun altında güçlü akıntılar bulunduğunu belirten tekne personellerinden Onur Çınar "Sular üstten normal ve sakin görünse de alttan adeta dere gibi akıyor. Bu durum da ağları patlatıp yırtabiliyor" dedi.</p>

<p>Dalgaların ağlara fazla etkisinin olmadığını, rüzgârın ise daha etkili olduğunu dile getiren Çınar, hazırlıklarını tamamladıktan sonra "Vira bismillah" diyerek denize çıkacaklarını kaydetti.</p>

<p>Balıkçılığın riskli bir meslek olduğunu ifade eden Çınar, "2005 yılından bu yana en yoğun palamut avını yaşıyoruz. Genellikle Tirebolu, Görele, Trabzon ve Hopa açıklarında avlanıyoruz. Sulardan kaynaklı olarak ağımız yırtıldı. Şu anda tamirini yapıyoruz. Trabzon açıklarında, suların içten akması nedeniyle ağlarımız zarar gördü. Sular üstten normal ve sakin görünse de alttan adeta dere gibi akıyor. Bu durum da ağları patlatıp yırtabiliyor. Dalgaların fazla bir etkisi olmuyor, ancak rüzgâr daha çok etkili oluyor. Şu anda hazırlığımızı yapıp yeniden denize açılacağız. İşimiz bittikten sonra "Vira bismillah" deyip çıkacağız. Balıkçılıkta tamir için gündüzü beklemiyoruz çünkü herkes rızkının peşinde. Buradaki işimiz yaklaşık bir saat sürecek. Bu tür durumlar sık sık yaşanmıyor, ancak zaman zaman sulardan kaynaklı olarak ağlarımız zarar görebiliyor. Elbette zararımız oluyor. Zarar olmadan bu iş yürümüyor. Zaten balıkçılık riskli bir meslek ve herkes için risk taşıyor. Palamut avı bu şekilde devam ederse sezonun iyi geçeceğini düşünüyoruz" dedi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/aglar-bile-palamuda-dayanamadi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/aglar-bile-palamuda-dayanamadi/22036</link>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 15:15:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon’da turizm destinasyonları 9 ayda 539 bin ziyaretçi ağırladı</title>
                                    <description>Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Atatürk Köşkü, Çal Mağarası, Kızlar Manastırı ve Trabzon Şehir Müzesi, 2026 yılının ilk 9 ayında 539 bin 574 ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk Köşkü ziyaretçi sayısında ilk sırada yer alırken, Kızlar Manastırı’ndaki yüzde 46’lık artış dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Atatürk Köşkü, Çal Mağarası, Kızlar Manastırı ve Trabzon Şehir Müzesi, 2026 yılının ilk 9 ayında 539 bin 574 ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk Köşkü ziyaretçi sayısında ilk sırada yer alırken, Kızlar Manastırı’ndaki yüzde 46’lık artış dikkat çekti.</p>

<p>Trabzon’un tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri, 2026 yılında da ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren kentin önemli turizm destinasyonları, yılın ilk 9 ayında 539 bin 574 ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p>Ziyaretçi sayısında ilk sırada Atatürk Köşkü yer aldı. Ocak-Eylül 2026 döneminde köşkü 299 bin 866’sı yerli, 48 bin 175’i yabancı olmak üzere toplam 348 bin 41 kişi ziyaret etti. Atatürk Köşkü’nün ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttı. Trabzon’un doğal turizm değerlerinden Çal Mağarası da yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti. Mağarayı yılın ilk 9 ayında 82 bin 611’i yerli, 72 bin 646’sı yabancı olmak üzere toplam 155 bin 257 kişi ziyaret etti.</p>

<p>Kızlar Manastırı ise ziyaretçi sayısındaki yükselişle dikkat çekti. Tarihi manastır, 2026’nın ilk 9 ayında 28 bin 991 ziyaretçiyi ağırladı. Manastırın ziyaretçi sayısı, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 46 artış gösterdi.</p>

<p>Trabzon’un tarihini ve kültürel mirasını ziyaretçilere aktaran Trabzon Şehir Müzesi de yılın ilk 9 ayında 20 bin 534 ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, şehrin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin turizme kazandırılması ve ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Açıklamada, "Şehrimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri daha geniş kitlelerle buluşturmak, turizm çeşitliliğini artırmak ve Trabzon’u dört mevsim tercih edilen bir turizm destinasyonu haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerine yer verildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/trabzonda-turizm-destinasyonlari-9-ayda-539-bin-ziyaretci-agirladi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/trabzonda-turizm-destinasyonlari-9-ayda-539-bin-ziyaretci-agirladi/22018</link>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 19:20:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İletişim Başkanlığı 17 yatırım fonuna ait ödemelerin başladığını duyurdu</title>
                                    <description>İletişim Başkanlığı tarafından Ziraat Bankası’nca yürütülen fon tasfiye süreci kapsamında 17 yatırım fonuna ait ödemelerin başladığı duyuruldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı tarafından Ziraat Bankası’nca yürütülen fon tasfiye süreci kapsamında 17 yatırım fonuna ait ödemelerin başladığı duyuruldu.</p>

<p>İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Ziraat Bankası’nca yürütülen fon tasfiye süreci kapsamında 17 yatırım fonuna ait ödemelerin başladığı duyuruldu. İletişim Başkanlığı’nın paylaşımında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül tarihli kararlarıyla başlatılan fon tasfiye sürecinde Ziraat Bankası görevlendirilmiş olup bu kapsamda çalışmalar ilgili kurumlarla koordinasyon içinde tüm hızıyla devam etmektedir. Bu çerçevede 8 Ekim 2026 tarihi itibarıyla A1 Capital, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu toplam 17 fonun tasfiye sürecinde son aşamaya gelinmiş, yatırımcı ödemelerine ilişkin tutarlar Ziraat Bankası tarafından ilgili banka ve aracı kuruluş hesaplarına aktarılmıştır. Tasfiye tutarları, yatırımcı hesaplarına bu banka ve aracı kuruluşlar tarafından en hızlı şekilde aktarılacaktır. Diğer tüm fonlara ilişkin tasfiye süreci, ilgili paydaşlarla birlikte sürdürülmekte olup işlemlerin tamamlanmasını müteakip gerekli bilgilendirmeler ivedilikle yatırımcılarla paylaşılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/iletisim-baskanligi-17-yatirim-fonuna-ait-odemelerin-basladigini-duyurdu.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/iletisim-baskanligi-17-yatirim-fonuna-ait-odemelerin-basladigini-duyurdu/21987</link>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 22:42:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TESK’te yeni dönemin yol haritası belirlendi</title>
                                    <description>Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun (TESK) yeni dönemindeki ilk Yönetim ve Denetim Kurulu Toplantısı, TESK Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in başkanlığında gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun (TESK) yeni dönemindeki ilk Yönetim ve Denetim Kurulu Toplantısı, TESK Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in başkanlığında gerçekleştirildi.</p>

<p>TESK Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in başkanlığında düzenlenen toplantıya; TESK Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Ar, Hayrettin Yıldırım, Adlıhan Dere, Hasan Geriter, Ali Karaca, Mehmet Burhan Aksak, Yalçın Ata, Muharrem Karabacak, Şevket Keskin, Metin Kara, Aziz Fatih Yılmaz, Kadir Durmuş, Sami Kayın ve İsmail Karacabey ile Denetim Kurulu Üyeleri Turan Kurnaz, Alim Yeşil, Murat Bakırhan, Adnan Karamanlı ve Fehmi Çankaya katılım sağladı. Toplantıda, esnaf ve sanatkârların sorunları ile çözüm önerileri ele alınırken, yeni dönemde yürütülecek çalışmalar ve görev dağılımları değerlendirildi.</p>

<p><strong>Dört isim genel başkan vekili olarak görevlendirildi</strong></p>

<p>Toplantıda gerçekleştirilen görev dağılımı kapsamında TESK Genel Başkan Vekili olarak Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Hüseyin Ar, Türkiye Metal Otomotiv Makine Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Genel Başkanı Hayrettin Yıldırım, Konya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Karabacak ve Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere görevlendirildi. Yeni dönemin ilk Yönetim ve Denetim Kurulu toplantısında alınan kararların, esnaf ve sanatkârların sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaların daha etkin ve koordineli şekilde yürütülmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Esnafın sorunları için kısa, orta ve uzun vadeli çalışma planı</strong></p>

<p>Toplantıda esnaf ve sanatkârların karşı karşıya kaldığı sorunlar, talepler ve beklentileri değerlendirilerek çözüm odaklı çalışmaların kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanması kararlaştırıldı. Bu kapsamda, ilgili kamu kurumları ve kuruluşları nezdinde gerekli temasların gerçekleştirilmesi, esnaf ve sanatkârların sorunlarının çözümüne yönelik girişimlerin artırılması ve teşkilatın sahadaki ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların hızlandırılması ele alındı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/teskte-yeni-donemin-yol-haritasi-belirlendi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/teskte-yeni-donemin-yol-haritasi-belirlendi/21967</link>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 10:54:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek: &quot;Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30’un altına geriledi&quot;</title>
                                    <description>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, &quot;Yıllık enflasyon 57 ay sonra (Kasım 2021) yüzde 30’un altına geriledi. Dezenflasyon ulaştırma hariç genele yayılıyor&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Yıllık enflasyon 57 ay sonra (Kasım 2021) yüzde 30’un altına geriledi. Dezenflasyon ulaştırma hariç genele yayılıyor" dedi.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, resmi sosyal medya hesabından Yaptığı açıklamada Bakan Şimşek, "Yıllık enflasyon 57 ay sonra (Kasım 2021) yüzde 30’un altına geriledi. Dezenflasyon ulaştırma hariç genele yayılıyor. Eylül ayında gıda enflasyonu geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 8,4 puan azalarak yıllık yüzde 27,6 oldu. Kural bazlı düzenlemelerimizin de katkısıyla eğitim enflasyonu yıllık 17,5 puan düşerek yüzde 48,6 gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre 27,8 puan gerileyen yıllık kira enflasyonu yüzde 41,3’e indi. Öncü göstergeler, kira enflasyonundaki düşüşün süreceğine işaret ediyor. Son dönemde yeniden yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamak için mazottan sonra benzinde de eşel mobil uygulamasından kademeli olarak çıkıyoruz. Merkez Bankamız savaş olmasaydı enflasyonun bu yıl 7 puan daha düşük olacağını hesaplıyor. Konut ve gıda arzını artırmaya yönelik politikalarımıza devam ediyoruz. 2027 yılında başta kira ve eğitim olmak üzere hizmet enflasyonunda ataletin azalması ve emtia fiyat artış etkilerinin zayıflaması enflasyondaki düşüşe katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/bakan-simsek-yillik-enflasyon-57-ay-sonra-yuzde-30un-altina-geriledi.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/bakan-simsek-yillik-enflasyon-57-ay-sonra-yuzde-30un-altina-geriledi/21938</link>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 16:45:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &quot;Yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine gerilemiştir&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;Tüketici enflasyonu Eylül ayında yüzde 1,84 oranında gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine gerilemiştir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tüketici enflasyonu Eylül ayında yüzde 1,84 oranında gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine gerilemiştir" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi sosyal medya hesabından enflasyonla mücadelede uygulanan para, maliye ve gelirler politikalarının yanı sıra gıda, enerji, konut ve lojistik alanlarında atılan adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, eylül ayı enflasyon verileri ve dezenflasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yıllık enflasyonun yüzde 29,73 seviyesine gerilediğini açıkladı.</p>

<p><strong>"Yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine gerilemiştir"</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadelede kararlı, bütüncül ve koordineli politikaların yürütülürken, dezenflasyon sürecinde elde edilen kazanımları daha da güçlendirdiklerinin altını çizen Yılmaz, "Tüketici enflasyonu Eylül ayında yüzde 1,84 oranında gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine gerilemiştir. Böylece, yılın üçüncü çeyreğinde dışsal gelişmelerin oluşturduğu baskılara rağmen enflasyondaki düşüş eğilimi hızlanmış ve yaklaşık 5 yıllık bir dönemin ardından Orta Vadeli Program’da ortaya konan çerçeveyle uyumlu şekilde yıllık enflasyon yüzde 30’un altına gerilemiştir. Bu iyileşmeye gıda enflasyonundaki olumlu seyir önemli katkı sağlamıştır. Özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle gıda yıllık enflasyonu bir önceki aya göre 6,2 puan azalarak yüzde 27,6 seviyesine inmiştir. Temel mal grubunda ise yıllık enflasyon yüzde 15,9 oranıyla yatay seyretmiştir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Hizmet enflasyonu yıllık bazda yüzde 37,7 seviyesine geriledi"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>

<p>"Hizmet grubunda ise ulaştırma ve haberleşme hizmetlerindeki aylık enflasyondaki ılımlı artışın etkisiyle hizmet enflasyonu yıllık bazda yüzde 37,7 seviyesine gerilerken; yıllık kira enflasyon görünümündeki iyileşmenin sürmesi de hizmet kaleminde dezenflasyon sürecini desteklemektedir. Bölgemizde ve küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin enerji ve emtia maliyetleri üzerinden yurt içi fiyatlara yansıyabilecek etkilerini yakından izliyoruz. Bu gelişmelerin yurt içi fiyatlara geçişini sınırlamak ve ekonomimizin dışsal şoklara karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla para, maliye ve gelirler politikalarımızı güçlü bir eşgüdüm içerisinde uygulamaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, enflasyonun ana eğilimindeki düşüşü güçlendirerek dezenflasyon sürecini kesintisiz biçimde sürdürmek ve fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmektir."</p>

<p><strong>"Enflasyondaki düşüş eğiliminin belirginleşmesini bekliyoruz"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, enflasyon beklentilerinin hedefler ile uyumlu biçimde çıpalanması ve arz yönlü politikaların elde edilecek kazanımlarla enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "Tarımsal üretimde verimlilik ve üretim planlamasını geliştirirken, enerji arz güvenliğimizi artıracak, konut arzını güçlendirecek ve lojistik maliyetlerini azaltacak adımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Arz yönlü şoklarının etkisinin zayıflaması ve uyguladığımız koordineli politikaların desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin belirginleşmesini bekliyoruz. Fiyat istikrarının güçlenmesiyle ekonomimizde öngörülebilirliği artırmayı, sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi ve büyümeyle oluşan refahın vatandaşlarımızın yaşam standartlarına kalıcı biçimde yansımasını sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yillik-enflasyon-yuzde-2973-seviyesine-gerilemistir.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yillik-enflasyon-yuzde-2973-seviyesine-gerilemistir/21937</link>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 16:43:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Palamut büyüdü, yağlandı, tezgahlarda bereket arttı</title>
                                    <description>Trabzon’da sezon başından bu yana bol avlanan palamut büyüyerek tezgahlardaki yerini koruyor. Sezon başında 300-500 gram civarında olan palamutların ağırlığı 1 kiloya kadar çıkarken, balığın yağlanmaya başlamasıyla birlikte vatandaşların ilgisi de sürüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da sezon başından bu yana bol avlanan palamut büyüyerek tezgahlardaki yerini koruyor. Sezon başında 300-500 gram civarında olan palamutların ağırlığı 1 kiloya kadar çıkarken, balığın yağlanmaya başlamasıyla birlikte vatandaşların ilgisi de sürüyor.</p>

<p>Trabzon’da balık sezonunun gözde ürünlerinden palamutta bolluk devam ediyor. Sezon başından bu yana av miktarında yaşanan artışla birlikte palamutlar da büyürken, tezgahlarda 1 kiloya kadar ulaşan balıklar görülmeye başladı.</p>

<p><strong>Palamut büyüdü, fiyatı da arttı</strong></p>

<p>Balıkçı esnafından Ahmet Çoğalmış, sezonun palamut açısından oldukça iyi başladığını belirterek, balığın halen bol şekilde avlandığını söyledi. Sezon başından bu yana palamutta artış ivmesinin devam ettiğini ifade eden Çoğalmış, tezgahlardaki palamutların da büyüdüğünü dile getirdi. Çoğalmış, "Palamut bu sezon bol başladı. Halen o şekilde avlanmaya devam ediyor. Sezon başından beri palamutta artış ivmesi var. Tezgahlarda olan palamut da kilolandı, daha da büyüdü. Sezon başındaki gibi yarım kiloluk palamutlar yok. Tanesi bir kiloya kadar çıktı. Bundan sonra da daha bol olur. Palamudun yağlandığını da söyleyebiliriz" dedi.</p>

<p>Palamudun ağırlığındaki artışın fiyatlara da yansıdığını kaydeden Çoğalmış, "Fiyatlar ise tabii ki palamudun tanesinin ağırlığı arttığı için fiyatlarda da küçük bir artış var, 20-50 TL arasında. 300 gram, 500 gram çıkmıyor artık palamut, bir kilo çıkıyor. Fiyatlar ise 100-150 TL arasında değişiyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>Vatandaş palamuda yoğun ilgi gösteriyor</strong></p>

<p>Balıkçı esnafından Emin Avcı ise vatandaşların palamuda yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. Palamudun yağlanmaya başlamasıyla birlikte önümüzdeki günlerde tuzlama yapılabileceğini ifade eden Avcı, özellikle hafta sonlarında satışların arttığını söyledi. Avcı, "Palamuda talep yoğun. Vatandaşımız yoğun rağbet gösteriyor palamuda. Bol bol yiyor. Palamut yağlanmaya başladı. Bu yüzden vatandaşlarımız 10-15 gün sonra da tuzlama işlemini yapabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Hafta sonu ızgara ve ekşili palamut yoğunluğu</strong></p>

<p>Özellikle hafta sonlarında palamuda olan talebin daha da arttığını kaydeden Avcı, "Özellikle cuma, cumartesi ve pazar günleri işler daha yoğun oluyor. Hafta sonu ızgara yapanlar oluyor, ekşili yapanlar oluyor. İşler bu yüzden hafta sonu biraz daha yoğun" dedi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/palamut-buyudu-yaglandi-tezgahlarda-bereket-artti.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/palamut-buyudu-yaglandi-tezgahlarda-bereket-artti/21921</link>
                <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 15:34:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SPK’dan ‘İsteğe Bağlı İade Hesapları’ duyurusu</title>
                                    <description>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarında tasfiye kararından önceki dönemde gerçekleştirdikleri katılma payı satışları sonucunda fahiş kazanç elde eden ve bu kazancı kendi isteğiyle ilgili fona iade etmek isteyenler için ‘İsteğe Bağlı İade Hesapları’ açıldığını açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarında tasfiye kararından önceki dönemde gerçekleştirdikleri katılma payı satışları sonucunda fahiş kazanç elde eden ve bu kazancı kendi isteğiyle ilgili fona iade etmek isteyenler için ‘İsteğe Bağlı İade Hesapları’ açıldığını açıkladı.</p>

<p>SPK’nın duyurusuna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca tasfiye kapsamına alınan yatırım fonları için, her bir fon adına ayrı ayrı olmak üzere Birleşik Fon Bankası nezdinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) adına ‘İsteğe Bağlı İade Hesapları’ oluşturuldu.</p>

<p>İsteğe bağlı olarak yatırılan tutarların yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edileceği belirtilen duyuruda, söz konusu tutarların başka bir fona veya hesaba aktarılamayacağı bildirildi. Bu tutarların, tasfiye kapsamında ilgili fonun katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılmak üzere tasfiye ile görevlendirilen T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Türkiye İş Bankası A.Ş.’ye aktarılacağı kaydedildi.</p>

<p><strong>‘Genel Hisse İade Hesabı’ da açıldı</strong></p>

<p>SPK ayrıca, borsada işlem gören ortaklıkların paylarının alım satımı ve benzeri işlemler nedeniyle elde edilen fahiş kârları geri ödemek isteyenlerin taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla da Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına "Genel Hisse İade Hesabı" açıldığını duyurdu.</p>

<p>Duyuruda, söz konusu hesaplara ilişkin bilgilerin SPK tarafından yayımlandığı belirtildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/spkdan-istege-bagli-iade-hesaplari-duyurusu.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/spkdan-istege-bagli-iade-hesaplari-duyurusu/21870</link>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:10:28 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dış ticaret verileri açıklandı: Rakamlar bölgesel ortalamanın çok gerisinde kaldı</title>
                                    <description>TÜİK’in Ağustos 2026 dış ticaret verilerine göre Bayburt’ta ihracat 9 bin 16 dolar, ithalat ise 69 bin 497 dolar olarak gerçekleşti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos 2026 dönemi dış ticaret istatistikleri, ülke genelinde artış trendini ortaya koyarken, Bayburt’un dış ticaret hacmindeki düşük seviyeyi gözler önüne serdi. Ülke genelinde genel ticaret sistemine göre Ağustos ayında ihracat %8,1, ithalat ise %10,5 oranında artış kaydetti. Ancak bu hareketlilik Bayburt'un ekonomik verilerine aynı ölçüde yansımadı.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><strong><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Komşu illere göre oldukça sınırlı kaldı</strong></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Açıklanan resmi verilere göre, komşu illerde milyon dolarları bulan dış ticaret hacmi Bayburt’ta sembolik rakamlarda kaldı. Bölge illerindeki durum şu şekilde kayıtlara geçti:</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Erzurum: 2 milyon 175 bin dolar ihracat - 9 milyon 708 bin dolar ithalat</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Erzincan: 2 milyon 362 bin dolar ihracat - 648 bin dolar ithalat</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bayburt: 9 bin 16 dolar ihracat , 69 bin 497 dolar ithalat</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:107%">Bölge illeriyle kıyaslandığında son derece düşük kalan bu rakamlar, Bayburt’un dış ticaret potansiyelinin ve ekonomik aktivitesinin oldukça cüzi bir ölçekte seyrettiğini bir kez daha net olarak ortaya koydu.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/09/dis-ticaret-verileri-aciklandi-rakamlar-bolgesel-ortalamanin-cok-gerisinde-kaldi_6abcd6361ae8a.png</image>
                                <category>Ekonomi,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/dis-ticaret-verileri-aciklandi-rakamlar-bolgesel-ortalamanin-cok-gerisinde-kaldi/21855</link>
                <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 12:27:48 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaşın izlerini taşıyan VOLGA-4007 isimli gemi Trabzon açıklarında</title>
                                    <description>Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de dron saldırılarının hedefi olan ticari gemilerden biri daha Trabzon açıklarında görüldü. VOLGA-4007 isimli yük gemisi, aldığı hasarların izleriyle Trabzon açıklarına demirledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de dron saldırılarının hedefi olan ticari gemilerden biri daha Trabzon açıklarında görüldü. VOLGA-4007 isimli yük gemisi, aldığı hasarların izleriyle Trabzon açıklarına demirledi.</p>

<p>1989 yılında inşa edilen ve yaklaşık 140 metre uzunluğunda olan geminin, Karadeniz’deki seyri sırasında hasar aldığı görülürken, geminin baş tarafında dalgalanan Türk bayrağı da dikkat çekti. Cook Adaları bayrağı altında seyreden geminin Türk denizcilik şirketleriyle bağlantılı olduğu biliniyor.</p>

<p><strong>Novorossiysk açıklarında dron saldırısına uğradı</strong></p>

<p>VOLGA-4007’nin 20 Ağustos 2026 tarihinde Novorossiysk Limanı’ndan ayrıldığı sırada dron saldırısına uğradığı bildirilmişti. Edinilen bilgilere göre gemiye peş peşe 4 dron saldırısı düzenlenirken, saldırı sırasında gemide 13 personelin bulunduğu belirtilmişti. Saldırının ardından gemideki personelin tahliyesine başlandığı aktarılırken, geminin aldığı hasarın boyutuyla ilgili ilk aşamada ayrıntılı bilgi paylaşılmamıştı.</p>

<p><strong>Trabzon açıklarında dikkat çekti</strong></p>

<p>Karadeniz’de yaşanan savaşın ticari gemiler üzerindeki etkileri son dönemde Trabzon’da da görülüyor. Geçtiğimiz temmuz ayında Rusya’nın Taman Limanı’ndan Trabzon’a kömür taşıyan Türk bayraklı MV Reyhan Sarı isimli kuru yük gemisi de Novorossiysk açıklarında dron saldırısına uğramış, hasar alan gemi Trabzon Limanı’na ulaşmıştı. Saldırıda bir gemi personeli hayatını kaybetmiş, iki personel ise yaralanmıştı.</p>

<p><strong>GAS NERO da Sürmene açıklarına demirlemişti</strong></p>

<p>Karadeniz’de dron saldırısına uğrayan bir diğer gemi ise Panama bayraklı GAS NERO isimli LPG tankeri olmuştu. Saldırının ardından geminin baş tarafındaki tank bölümünde yangın çıkmış, yangının söndürülmesinin ardından tanker onarım ve güvenlik amacıyla Trabzon’a yönlendirilmişti. GAS NERO, Trabzon’un Sürmene ilçesi açıklarında güvenli bölgede beklemeye alınmıştı.</p>

<p><strong>Bir tanker daha Söğütlü açıklarına gelmişti</strong></p>

<p>Temmuz ayının sonlarında ise dron saldırısında hasar gördüğü belirtilen bir başka LPG tankeri, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi açıklarına demirlemişti. Tankerin hem burun kısmında hem de kaptan köşkünde hasar bulunduğu gözlenmişti.</p>

<p><strong>’Lider Bordo-Mavi’ de Trabzon’a gelmişti</strong></p>

<p>Son olarak Samsun’dan Rusya’nın Tuapse Limanı’na yük taşımak üzere yola çıkan ’Lider Bordo-Mavi’ isimli Ro-Ro gemisi, 26 Ağustos gecesi Tuapse açıklarında üç dronun saldırısına uğramıştı. Saldırının ardından gemide yangın çıkarken, 5 mürettebat yaralanmıştı. Yangının kontrol altına alınmasının ardından gemi güvenlik amacıyla Trabzon Limanı’na yönlendirilmiş ve limana demirlemişti.</p>

<p>VOLGA-4007’nin de hasarlı şekilde Trabzon açıklarında görülmesiyle birlikte, Karadeniz’de savaş nedeniyle saldırıya uğrayan ticari gemilerin güvenlik ve onarım amacıyla Trabzon kıyılarına yönelmesi yeniden gündeme geldi. Savaş nedeniyle hasar alan gemilerin Trabzon ve çevresindeki sularda görülmesi, Karadeniz’deki çatışmaların ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/09/savasin-izlerini-tasiyan-volga-4007-isimli-gemi-trabzon-aciklarinda.jpg</image>
                                <category>Ekonomi</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/savasin-izlerini-tasiyan-volga-4007-isimli-gemi-trabzon-aciklarinda/21828</link>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:58:33 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
