<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Çevre</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://www.bayburtmedya.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 07:55:22 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Trabzon’da kokarcaya karşı seferberlik sonuç veriyor, kokarca popülasyonu azalıyor</title>
                                    <description>Trabzon’da kahverengi kokarcayla mücadele kapsamında son 3 yılda 200 binin üzerinde samuray arısı doğaya salınırken, kimyasal mücadele çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor. Geçmiş yıllara göre kokarca popülasyonunda belirgin azalma yaşanan kentte, bu yıl fındıkta meydana gelen ürün kayıplarında ise külleme hastalığının etkisinin daha fazla olduğu belirtiliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da kahverengi kokarcayla mücadele kapsamında son 3 yılda 200 binin üzerinde samuray arısı doğaya salınırken, kimyasal mücadele çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor. Geçmiş yıllara göre kokarca popülasyonunda belirgin azalma yaşanan kentte, bu yıl fındıkta meydana gelen ürün kayıplarında ise külleme hastalığının etkisinin daha fazla olduğu belirtiliyor.</p>

<p>2017 yılında Gürcistan üzerinden kara yolu ve gemilerle Türkiye’ye giriş yapan kahverengi kokarca, 2020 yılından sonra popülasyonunun hızla artmasıyla tarımsal üretimi tehdit eden zararlılar arasında yer aldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlıya karşı biyolojik, kimyasal ve fiziksel mücadeleyi kapsayan 5 yıllık eylem planını devreye aldı.</p>

<p>Mücadelenin biyolojik ayağında laboratuvarlarda üretilen samuray arıları kullanılıyor. Son 3 yılda Trabzon’da 200 binin üzerinde samuray arısı doğaya bırakılırken, arıların bölgeye adapte olduğu ve kokarca yumurtalarını parazitlediği gözlemleniyor.</p>

<p>Kimyasal mücadele kapsamında ise Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Trabzon Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle özellikle kışlak olarak kullanılan boş evlerde, orman ve bahçe kenarlarında ilaçlama yapılıyor. Kent genelinde park, bahçe ve köy meydanlarının bulunduğu 2 bin 500 dekarlık alanda ilaçlama gerçekleştirilirken, vatandaşlara 25 bin biyosidal ürün dağıtıldı. Kokarca popülasyonunun yoğun olduğu 12 ilçede ekiplerin gece gündüz çalışmalarını sürdürdüğü, yüksek rakımlı ilçelerde ise zararlıya rastlanmadığı öğrenildi.</p>

<p><strong>"Fındıkta bu yıl ürün kayıplarında sadece kokarcanın günahı yok çoğunlukla küllenmenin zararı var"</strong></p>

<p>Trabzon’da geçmiş yıllara göre kahverengi kokarca popülasyonunda belirgin azalma yaşanırken, bu yıl fındıkta görülen ürün kayıplarının önemli bölümünde külleme hastalığının etkili olduğu değerlendiriliyor. Yağışların fazla olmasıyla etkisini artıran külleme hastalığının, fındıkta kokarcadan kaynaklanan zararın önüne geçtiği belirtiliyor.</p>

<p>Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, kahverengi kokarcayla mücadele kapsamında kentte son 3 yılda 200 binin üzerinde samuray arısının doğaya salındığını, kimyasal mücadele çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü belirterek, "2017 yılında Gürcistan’dan transport araç ve gemilerle belli miktar da karadan kokarca ülkemize giriş yaptı. Pik seviyesi 2020 yılından sonra başladı. Bakanlığımız dünyadaki gelişimleri, başarılı çalışmaları, yapmış oldukları hataları tecrübe edinerek 5 yıllık eylem planı uygulattı. Bakanlığımız her yıl yüksek miktarlarda ödenekler vererek hem kimyasal mücadele hem biyolojik mücadele hem de fiziksel mücadelemizi gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar 200 binin üzerinde biyolojik mücadele kapsamında samuray arısını doğaya bıraktık. Dünyanın göstermiş olduğu başarı ve başarısızlıkları tecrübe edindik derken dünyada normalde kokarca geldikten 20 yıl sonra samuray arısı takip ediyor. Samuray arısının en büyük özelliği kokarca yumurtasının içerisine kendi parazitlerini bırakarak orada kokarcanın değil de kendi yumurtasının çıkmasını sağlıyor. Bu kokarcanın neslini tüketiyor. Bizim laboratuvarlarımızda samuray arısı üreterek yıllarca beklemeye gerek kalmadan 3-5 yıl içerisinde samuray arılarını doğaya bıraktık. Doğaya 3 yıldır yoğun bir şekilde samuray arısı bıraktık. Samuray arısının görevini yaptığı, doğaya adapte olduğu, kokarca yumurtalarını parazitlendiğini net olarak gözlemliyoruz" dedi.</p>

<p>Kimyasal mücadelede Trabzon Büyükşehir Belediyesinin önemli destek sağladığını belirten Kaplan, 3 yıldır orman ve bahçe kenarlarında bulunan, yaz aylarında kullanılan ancak kışın boş kalan evlerde ilaçlama yaptıklarını söyledi. Kaplan, "Kimyasal mücadelede ise en büyük destekçimiz Trabzon Büyükşehir Belediyesi. 3 yıldır beraber orman ve bahçe kenarındaki kışlak çalışmaları kapsamında yazın kullanılan, kışı boş duran evleri ilaçlıyoruz. Bunun da çok güzel sonuçlarını gördük. Trabzon, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kokarca noktasında en hafif illerimizden biri. Bunun yanında çiftçilerimizin de bahçelerini ilaçlamaları lazım. 2 bin 500 dekarlık park, bahçe, köy meydanı gibi yerleri de ilaçladık. Kışlaklara girişlerin çok yoğun bir dönemdeyiz. İlimizde geçmiş yıllara göre kokarca popülasyonunda bariz bir azalma olduğunu net bir şekilde görülmektedir. Bizim ilaçlamamız yanında vatandaşlarımıza 25 bin biosidal ürün dağıttık" diye konuştu.</p>

<p>Bu yıl fındıkta yaşanan ürün kayıplarına da değinen Kaplan, "Trabzon’da kokarca popülasyonun yoğun olduğu 12 ilçe bulunuyor. Yüksek rakımdaki ilçelerimizde kokarca bulunmuyor. Gece-gündüz, cumartesi ve pazar dahil ekiplerimiz bölgelerde ilaçlama yapılıyor. Mevcut popülasyonu yok etmek için hem biyolojik hem de kimyasal mücadele ile elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Bu sene fındıkta ürün zayiatları yoğun oldu ama bu kokarcadan öte küllenme hastalığı etkili oldu. Yağışların bol gitmesi neticesinde yetiştiricimizin de mücadelesi biraz zayıf oldu. Genellikle fındıktaki zararın küllenme üzerine olduğunu söyleyebilirim. Burada sadece kokarcanın günahı yok çoğunlukla küllenmenin zararı var" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/trabzonda-kokarcaya-karsi-seferberlik-sonuc-veriyor-kokarca-populasyonu-azaliyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/trabzonda-kokarcaya-karsi-seferberlik-sonuc-veriyor-kokarca-populasyonu-azaliyor/22375</link>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 11:16:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>85 yıllık gerçek tozlu raflardan indi: İnönü ve Bakanlar Kurulu üyeleri imzaladı, İngilizler Erzurum Palandöken’de petrolün izini sürdü</title>
                                    <description>Ülkemizde son yıllarda petrol başta olmak üzere yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması ve yurtdışına bağlılığın azaltılması noktasındaki girişimler dikkat çekerken, tarihin tozlu raflarındaki belgeler Anadolu’nun bu anlamdaki zenginliğini gün yüzüne çıkarıyor. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve bakanlar kurulunun imzasıyla İngilizlere Erzurum Palandöken’de petrol arama izni verilmesi bunlardan sadece birisi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda petrol başta olmak üzere yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması ve yurtdışına bağlılığın azaltılması noktasındaki girişimler dikkat çekerken, tarihin tozlu raflarındaki belgeler Anadolu’nun bu anlamdaki zenginliğini gün yüzüne çıkarıyor. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve bakanlar kurulunun imzasıyla İngilizlere Erzurum Palandöken’de petrol arama izni verilmesi bunlardan sadece birisi.</p>

<p>Şehir araştırmacısı Taner Özdemir, Erzurum’un petrol geçmişine ışık tutan 1941 tarihli önemli bir arşiv belgesini ortaya çıkardı. MTA Enstitüsünde görev yapan İngiliz uyruklu petrol jeoloğu Cunningham Craif’in Palandöken’de araştırma yapmasına izin verilmesini konu alan kararın altında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile bakanların imzaları bulunuyor.</p>

<p><strong>İnönü ve bakanlar kurulu "olur" verdi</strong></p>

<p>Erzurum’un tarihî geçmişine yönelik araştırmalarıyla dikkat çeken Taner Özdemir, bu kez şehrin petrol tarihi açısından önemli bir belgeyi gündeme taşıdı. 1941 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı, İngiliz uyruklu petrol jeoloğu Cunningham Craif’in Erzurum’un Palandöken mevkiinde araştırma yapmasına izin verilmesini içeriyor. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve dönemin bakanlarının imzalarını taşıyan karar, Palandöken’in 85 yıl önce petrol araştırmaları kapsamında gündeme geldiğini gösteriyor. Belge, Erzurum’un yalnızca askerî, siyasi ve kültürel tarihiyle değil, yer altı kaynakları ve jeolojik araştırmalar geçmişiyle de ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Taner Özdemir: "Erzurum’un Petrol Geçmişi Aydınlatılmalı"</strong></p>

<p>Şehir Araştırmacısı Taner Özdemir, ortaya çıkardığı belgenin Erzurum’un henüz yeterince araştırılmamış tarihî yönlerine dikkat çektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Erzurum, tarih boyunca stratejik konumu, doğal kaynakları ve coğrafi özellikleriyle önemli bir şehir olmuştur. Şehrimizin tarihini bütün yönleriyle anlayabilmek için yalnızca savaşları, kongreleri ve siyasi gelişmeleri değil, ekonomik hayatını ve yer altı kaynaklarına yönelik araştırmaları da incelemeliyiz. 1941 tarihli bu Bakanlar Kurulu kararı, Erzurum’un petrol araştırmaları bakımından geçmişte de gündeme geldiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. MTA Enstitüsünde görev yapan İngiliz uyruklu petrol jeoloğu Cunningham Craif’in Palandöken’de araştırma yapmasına izin verilmesi ve kararın altında İsmet İnönü ile bakanların imzalarının bulunması, üzerinde önemle durulması gereken tarihî bir kayıttır" dedi</p>

<p><strong>"Bu soruların cevapları araştırılmalı"</strong></p>

<p>Araştırmacı Taner Özdemir, burada cevaplanması gereken önemli sorular olduğuna da dikkat çekerek, "1941 yılında Palandöken’de hangi jeolojik özellikler araştırılmak isteniyordu? Bu araştırmanın kapsamı neydi? Çalışmalar sonucunda herhangi bir rapor hazırlandı mı? Dönemin MTA kayıtlarında ve diğer resmî arşiv belgelerinde bu araştırmaya ilişkin hangi bilgiler bulunuyor? Bu soruların cevaplarını ortaya çıkarmak için kapsamlı bir arşiv çalışması yapılması gerekiyor. Erzurum’un petrol geçmişini yalnızca bugünün şartları üzerinden değerlendiremeyiz. Geçmişte yapılan araştırmaları, alınan kararları ve dönemin bilimsel çalışmalarını birlikte incelemeliyiz. Arşiv belgeleri, bir bölgenin hangi dönemlerde ve hangi amaçlarla araştırıldığını anlamamıza yardımcı olur. Bu nedenle 1941 tarihli kararın bağlantılı belgelerle birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>"Erzurum’un petrol arama tarihine ilişkin kapsamlı bir çalışma hazırlanabilir"</strong></p>

<p>Bir bölgede petrol araştırması yapılmasına izin verilmesi, orada kesin olarak petrol bulunduğu anlamına gelmeyeceğini hatırlatan Özdemir, " Ancak bu karar, Palandöken’in o dönemde petrol jeolojisi bakımından araştırma gündemine alındığını ortaya koyuyor. Bizim görevimiz, bu tarihî kaydın işaret ettiği süreci bilimsel verilerle aydınlatmak ve Erzurum’un geçmişine ilişkin bilinmeyenleri ortaya çıkarmaktır. Erzurum’un petrol tarihini araştırırken Palandöken’le sınırlı kalmamalıyız. Şehrimizin ve çevresindeki bölgelerin jeolojik yapısı, geçmişte yürütülen çalışmalar ve bu çalışmaların sonuçları bir bütün olarak ele alınmalıdır. MTA raporları, devlet arşivlerindeki kararlar ve dönemin resmî yazışmaları incelenerek Erzurum’un petrol arama tarihine ilişkin kapsamlı bir çalışma hazırlanabilir. Erzurum’un tarihî hafızasında henüz gün yüzüne çıkarılmamış pek çok belge olduğuna inanıyorum. Bu belgelerin ortaya çıkarılması, yalnızca geçmişimizi öğrenmek açısından değil, şehrimizin ekonomik ve doğal kaynaklar tarihini anlamak bakımından da önemlidir. Amacımız, tarihî belgeleri bilimsel bir yaklaşımla incelemek, elde edilen bilgileri kamuoyuyla paylaşmak ve Erzurum’un bilinmeyen yönlerini gelecek nesillere aktarmaktır."</p>

<p><strong>Palandöken’in Petrol Tarihi Yeniden Gündemde</strong></p>

<p>Taner Özdemir’in ortaya çıkardığı 1941 tarihli Bakanlar Kurulu kararı, Erzurum’un petrol araştırmaları geçmişine ilişkin yeni soruları beraberinde getiriyor. Cunningham Craif’in Palandöken’de araştırma yapmasına izin verilmesi, bölgenin geçmişte jeolojik açıdan incelenmesinin planlandığını gösteriyor. Belgenin ortaya çıkardığı tarihî bilginin daha kapsamlı biçimde değerlendirilebilmesi için araştırmanın sonuçlarına, ilgili MTA raporlarına ve dönemin diğer resmî kayıtlarına ulaşılması gerekiyor. İsmet İnönü ve bakanların imzalarını taşıyan 1941 tarihli karar, Erzurum’un petrol geçmişini aydınlatabilecek önemli belgeler arasında yer alıyor. Taner Özdemir’in ortaya çıkardığı bu kayıt, Palandöken’in geçmişteki araştırma gündemini yeniden tartışmaya açarken Erzurum’un enerji tarihi üzerine yeni çalışmalar yapılmasının önemini de ortaya koyuyor.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/85-yillik-gercek-tozlu-raflardan-indi-inonu-ve-bakanlar-kurulu-uyeleri-imzaladi-ingilizler-erzurum-palandokende-petrolun-izini-surdu.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/85-yillik-gercek-tozlu-raflardan-indi-inonu-ve-bakanlar-kurulu-uyeleri-imzaladi-ingilizler-erzurum-palandokende-petrolun-izini-surdu/22373</link>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 11:13:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Üzümlü’de yapımı devam eden güreş salonunda inceleme</title>
                                    <description>Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yapımı devam eden güreş salonunda incelemelerde bulunularak çalışmaların son durumu hakkında bilgi alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yapımı devam eden güreş salonunda incelemelerde bulunularak çalışmaların son durumu hakkında bilgi alındı.</p>

<p>Üzümlü Kaymakamı Hacı Osman Hökelekli, ilçede yapımı süren güreş salonunu ziyaret ederek inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. Kaymakam Hökelekli’ye incelemeleri sırasında İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Selami Sezer eşlik etti.</p>

<p>Gerçekleştirilen incelemelerde, inşaat çalışmalarının mevcut durumu değerlendirilirken, ilçedeki spor altyapısının geliştirilmesi ve gençlerin sportif faaliyetlere daha iyi imkânlarla katılım sağlaması amacıyla yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/uzumlude-yapimi-devam-eden-gures-salonunda-inceleme.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/uzumlude-yapimi-devam-eden-gures-salonunda-inceleme/22354</link>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 17:42:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yıllara meydan okuyan Eğin evleri, tarihi ve ustalığı yaşatıyor</title>
                                    <description>Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan tarihi Eğin evleri, taşın sağlamlığını ahşabın estetiğiyle buluşturan geleneksel mimarisiyle geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü yaşatıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan tarihi Eğin evleri, taşın sağlamlığını ahşabın estetiğiyle buluşturan geleneksel mimarisiyle geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü yaşatıyor.</p>

<p>Kemaliye’nin dar ve tarihi sokaklarında yükselen geleneksel evler, mimari özelliklerinin yanı sıra taşıdıkları hatıralar ve usta ellerin emeğiyle de dikkat çekiyor. Yıllara meydan okuyan yapılar, geçmiş kuşakların yaşam biçimini ve mimari birikimini günümüze taşıyor.</p>

<p>Taş duvarları ve ahşap detaylarıyla öne çıkan Eğin evleri, bölgenin kültürel mirasının önemli parçaları arasında yer alıyor. Her bir yapıda geçmişin izlerini görmek mümkün olurken, evler aynı zamanda dönemin yapı ustalarının sabrını, becerisini ve işçiliğini gözler önüne seriyor.</p>

<p>Tarihi sokaklarda yürüyen ziyaretçiler, yalnızca mimari güzelliklerle değil, kuşaklar boyunca aktarılan bir yaşam kültürüyle de karşılaşıyor. Ailelerin anılarını ve geçmişin izlerini barındıran bu evler, Kemaliye’nin tarihî kimliğini yansıtan değerler arasında bulunuyor.</p>

<p>Taşın gücü, ahşabın sanatı ve ustaların emeğiyle şekillenen Eğin evleri, Kemaliye’nin kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli yapılar olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/yillara-meydan-okuyan-egin-evleri-tarihi-ve-ustaligi-yasatiyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/yillara-meydan-okuyan-egin-evleri-tarihi-ve-ustaligi-yasatiyor/22335</link>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 14:30:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sonbaharın renkleri rotayı değiştirdi: 2 bin metreye çıktılar</title>
                                    <description>Gümüşhane’de 20 doğa tutkunu, sonbaharın renkleri arasında Torul’un Yurt köyünden Kürtün’ün Aşağı Karadere köyüne uzanan yaklaşık 20 kilometrelik parkurda yürüdü.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’de 20 doğa tutkunu, sonbaharın renkleri arasında Torul’un Yurt köyünden Kürtün’ün Aşağı Karadere köyüne uzanan yaklaşık 20 kilometrelik parkurda yürüdü.</p>

<p>Gümüşhane’de geleneksel sonbahar yürüyüşlerini sürdüren Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), bu hafta 20 sporcunun katılımıyla Torul ilçesine bağlı Yurt köyünden Kürtün ilçesine bağlı Aşağı Karadere köyüne yürüyüş düzenledi. Sarı, kızıl ve yeşilin iç içe geçtiği ormanlardan geçen sporcular, Sarıç Dağı’nın yamaçlarındaki yaylalara çıktı. Gümüşhane’de sonbahar rotasını Yurt’tan Karadere’ye uzatan doğaseverler, baraj manzaralarının eşlik ettiği yaklaşık 20 kilometrelik parkuru Aşağı Karadere köyünde tamamladı.</p>

<p><strong>Rotayı yaylalara çevirdiler</strong></p>

<p>Yurt köyünün Soğukçeşme mevkisinden yürüyüşe başlayan sporcular, Gugule Sırtı’nda mola verdi. Grup, daha yatay ilerleyen güzergâh yerine bu kez kentin simge zirvelerinden Sarıç Dağı’nın yamaçlarına yönelerek yaylalara çıkmaya karar verdi.</p>

<p>Orman içindeki eğimli patikalardan yükselen doğaseverler, yaklaşık 2 bin metre rakımdaki Zaga Yaylası ile Karadere Yaylası’na ulaştı. Yükseldikçe farklı açılardan vadiyi izleyen sporcular, sonbaharın orman örtüsündeki değişimine tanıklık etti.</p>

<p><strong>Yaprakların sarısı, orman meyvelerinin kızılı aynı rotada buluştu</strong></p>

<p>Yürüyüş boyunca sararan yapraklar, yeşilini koruyan ağaçlar ve kızıl tonlara bürünen bitkiler aynı manzarada buluştu. Dökülen yaprakların örttüğü patikalar, ağaçların arasından görünen yamaçlar ve orman tabanındaki mantarlar, parkurun dikkat çeken ayrıntıları arasında yer aldı.</p>

<p>Doğaseverler, güzergâh boyunca kuşburnu ve böğürtlen gibi orman meyvelerinden tattı, soğuk kaynak sularından içti. Ormanın içinden yaylalara uzanan yolculukta verilen molalar, katılımcılara çevredeki renkleri ve bitki çeşitliliğini yakından inceleme fırsatı sundu.</p>

<p>Yaylada Durmuş Karakuş ve ailesinin çay ve patates ikramıyla karşılanan sporcular, dinlenmenin ardından inişe geçti. Yüksek kesimlerden görülen baraj manzaralarını izleyen grup, yürüyüşünü Aşağı Karadere köyünde tamamladı.</p>

<p><strong>"Yaprakların her tonunu fark ettim"</strong></p>

<p>Samsun’dan ailesini ziyaret etmek için Gümüşhane’ye gelen Tuğba Deniz, daha önce duyduğu doğa yürüyüşlerine bu kez kardeşiyle birlikte katıldığını söyledi.</p>

<p>Deniz, "Ailemin yanına geldim. Böyle yürüyüşleri sürekli duyuyordum ve kardeşimle birlikte katılmaya karar verdim. Benim için çok güzel bir deneyim oldu. Yaprakların her tonunu fark ettim. Sonbahar ayrı bir mevsim zaten." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Parkurda farklı mantarlar ve bitkiler gördüğünü de anlatan Deniz, şehir yaşamına alışkın olması nedeniyle yürüyüş sırasında yorulduğunu, buna rağmen güzel bir deneyim yaşadığını belirtti.</p>

<p><strong>"45 yıl öncesine gittim"</strong></p>

<p>Yurt köyünde doğup büyüyen Emine Özengi için yürüyüş, çocukluk anılarını yeniden hatırladığı bir yolculuğa dönüştü. İki yıldır köyüne gelemediğini söyleyen Özengi, 10 yaşına kadar burada yaşadığını anlattı.</p>

<p>Özengi, "İki senedir köyüme gelmiyordum. Bir vesile oldu, çok güzeldi. Çocukluğumun ilk 10 yılı burada geçti. Kendimi 45 yıl öncesinde buldum. Çok güzel anıları tazeledim. Orman, manzara, ekip ve arkadaşlar çok güzeldi." dedi.</p>

<p>Sonbaharın renklerinden etkilendiğini vurgulayan Özengi, "Bugün doğada bütün renkleri görebildik: Yeşil, sarı, kırmızı. Bir de o gazellerin, yaprakların arasında mantarlar vardı. Çok güzeldi." sözleriyle gözlemlerini paylaştı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/sonbaharin-renkleri-rotayi-degistirdi-2-bin-metreye-ciktilar.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/sonbaharin-renkleri-rotayi-degistirdi-2-bin-metreye-ciktilar/22321</link>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:39:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yağış uyarısı çiftçiyi gece hasadına yöneltti</title>
                                    <description>Erzincan’da mart ayında ekilen şeker pancarlarının hasadı sürüyor. Meteorolojinin yağış uyarısının ardından çiftçiler, ürünlerini tarladan kaldırmak için gece saatlerinde de çalışmalarını sürdürüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da mart ayında ekilen şeker pancarlarının hasadı sürüyor. Meteorolojinin yağış uyarısının ardından çiftçiler, ürünlerini tarladan kaldırmak için gece saatlerinde de çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Tarımın önemli merkezlerinden Erzincan’da yaklaşık 180 günlük yetişme sürecinin ardından olgunlaşan şeker pancarları, yoğun mesainin ardından traktör ve kamyonlarla Erzincan Şeker Fabrikası’na taşınıyor.</p>

<p>Çağlayan beldesinde tarlalara giren çiftçiler, yağışlar başlamadan hasadı tamamlamak için çalışmalarını hızlandırdı. Gündüz olduğu kadar gece de devam eden mesaiyle tarlalardan çıkarılan pancarlar, fabrikada işlenmek üzere sevk ediliyor.</p>

<p>Fabrikaya getirilen şeker pancarları, yapılan analizlerin ardından çeşitli işlemlerden geçirilerek şekere dönüştürülüyor. Üretilen şeker, ülke genelindeki tüketicilere ulaştırılarak ekonomiye katkı sağlıyor.</p>

<p>Çağlayan beldesinde pancar hasadı yapan çiftçiler, mart ayında ektikleri ürünlerin hasat dönemine ulaştığını belirterek, tarlalardan çıkarılan pancarların fabrikada işlenip şeker olarak ülke genelindeki tüketicilere ulaştırıldığını ifade etti.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/yagis-uyarisi-ciftciyi-gece-hasadina-yoneltti.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/yagis-uyarisi-ciftciyi-gece-hasadina-yoneltti/22293</link>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 11:18:25 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sansa Deresi’nde selin izleri siliniyor</title>
                                    <description>Üzümlü Kaymakamı Hacı Osman Hökelekli, ilçede devam eden asfalt çalışmalarını ve sel nedeniyle demir yolu hattında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Üzümlü Kaymakamı Hacı Osman Hökelekli, ilçede devam eden asfalt çalışmalarını ve sel nedeniyle demir yolu hattında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.</p>

<p>Kaymakam Hökelekli, İl Genel Meclisi Üyesi Şeref Oruç ile Pelitli köyünde devam eden asfalt çalışmalarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Hökelekli, daha sonra Sansa Deresi mevkisinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle Devlet Demiryollarına ait demir yolu hattına düşen toprak yığınının kaldırılması ve ulaşımın yeniden sağlanması amacıyla yürütülen çalışmaları inceledi.</p>

<p>Yetkililerden çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi alan Hökelekli, selin etkilerinin giderilmesi ve demir yolu ulaşımının güvenli şekilde yeniden sağlanmasına yönelik çalışmaları değerlendirdi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/sansa-deresinde-selin-izleri-siliniyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/sansa-deresinde-selin-izleri-siliniyor/22284</link>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 16:44:20 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümüşhane’de sarıdan kızıla mest eden manzaralar</title>
                                    <description>Türkiye’nin en etkileyici doğa manzaralarına ev sahipliği yapan Gümüşhane, sonbahar mevsiminin gelişiyle birlikte adeta devasa bir tabloya dönüştü. Kentin yüksek kesimlerinde yer alan Dölek köyü ile Erdemler Vadisi; sarı, kırmızı ve turuncu tonlara bürünen ağaçlarıyla görenlere unutulmaz bir görsel şölen yaşattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en etkileyici doğa manzaralarına ev sahipliği yapan Gümüşhane, sonbahar mevsiminin gelişiyle birlikte adeta devasa bir tabloya dönüştü. Kentin yüksek kesimlerinde yer alan Dölek köyü ile Erdemler Vadisi; sarı, kırmızı ve turuncu tonlara bürünen ağaçlarıyla görenlere unutulmaz bir görsel şölen yaşattı.</p>

<p>Coğrafyasının yüzde 60’ını oluşturan dağlarıyla Türkiye’nin en ihtişamlı sonbahar manzaralarına ev sahipliği yapan Gümüşhane, doğanın sunduğu cömert renk paletiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor.</p>

<p>Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dölek köyü ile Erdemler Köyü Vadisi’nde sonbaharla birlikte sarı, turuncu ve kızıl tonlara bürünen ağaçlar, vadilerin görünümünü değiştirdi.</p>

<p>Yamaçları kaplayan renkli yapraklar ve yaprak dökümünün izlerini taşıyan yollar, fotoğraf tutkunlarına farklı kadrajlar sundu.</p>

<p>Sonbaharın renklerini görüntülemek için bölgeye gelen fotoğraf tutkunları, ağaçların arasındaki renk geçişlerini kayıt altına aldı.</p>

<p>Bazı ağaçlar yapraklarını dökmeye başlarken yeşil dokunun yer yer korunduğu yamaçlarda farklı tonlar bir arada görüldü.</p>

<p>Doğal güzelliklerini bir ressamın tuvaline dökülen renkler gibi sergileyen Gümüşhane dağları, bölgeye gelen ziyaretçileri mest etti.</p>

<p>Dölek köyü ve Erdemler Köyü Vadisi’nde sonbahar renkleri, geniş vadi manzaralarından yaprak ayrıntılarına kadar uzanan görüntülere yansıdı. Köyde yaşayan Resul Çardak, mevsimin yerleşime kattığı güzelliği anlatırken bölgeye fotoğraf çekmeye gelen Metin Aydın da Dölek’in her yıl ziyaret ettikleri rotalar arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Dölek, fotoğrafçıların geleneksel rotası oldu</strong></p>

<p>Dölek köyüne her sonbahar fotoğraf çekmek için geldiklerini belirten Metin Aydın, bu yıl da aynı geleneği sürdürdüklerini ifade etti. Aydın, "Burası bizim geleneksel sonbahar rotalarımızdan. Her sonbahar buraya gelip çok güzel fotoğraflar çekiyoruz. Bu sene de gelenek değişmedi, yine geldik" dedi.</p>

<p>Bu yılki ziyaretlerinin önceki yıllara göre daha geç bir döneme denk geldiğini anlatan Aydın, "Normalde ekim ayının başlarında gelirdik. Bu yıl sonbaharın geç geldiğini gözlemlediğimiz için ekim ayının sonuna yaklaşırken geldik" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yaprak dökümü fotoğraflara farklı bir güzellik kattı</strong></p>

<p>Aydın, ziyaretleri sırasında bazı ağaçların yapraklarını döktüğünü ancak bu durumun fotoğraf çekimlerine farklı bir görünüm kazandırdığını belirtti.</p>

<p>"Yaprakların bir kısmı dökülmüş ama bu da fotoğraflara farklı bir güzellik katabiliyor" diyen Aydın, kendi gözlemlerine göre bu yıl renk değişimlerinin daha yakın zamanlarda gerçekleştiğini söyledi. Aydın, "Normalde Gümüşhane’de sonbahar çekimlerimiz yaklaşık iki aya yayılıyordu. Bu yıl birçok yerin aynı dönemde sarardığını gözlemledik. Bu nedenle çekim programımızı yaklaşık bir aya sıkıştırdık" dedi.</p>

<p>Uzun yıllardır Dölek’te yaşayan Resul Çardak ise güneşli havanın sonbahar manzarasını daha belirgin hâle getirdiğini ifade ederek, "Sonbahar güzel geçiyor. Hele böyle güneşli bir havada ne mutlu. Böyle bir havamız, böyle bir güzelliğimiz var" sözleriyle yaşadığı köye duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Çardak, Dölek’te günlük yaşamın çömlekçilik, hayvancılık ve farklı geçim faaliyetleriyle devam ettiğini anlattı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/gumushanede-saridan-kizila-mest-eden-manzaralar.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/gumushanede-saridan-kizila-mest-eden-manzaralar/22280</link>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 16:38:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz Sahil Yolu’nda dev kaya tehlikesi</title>
                                    <description>Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu’nun Arhavi-Sarp arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik bölümünde son yıllarda meydana gelen heyelan ve kaya düşmesi olayları can kayıplarına ve maddi hasara yol açtı. Son yıllarda meydana gelen olaylarda can kayıpları ve araç hasarları yaşanırken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, bölgede 500 tonu aşan kaya bloklarının hareket ettiğini belirterek güzergahın bütüncül olarak incelenmesi gerektiğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu’nun Arhavi-Sarp arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik bölümünde son yıllarda meydana gelen heyelan ve kaya düşmesi olayları can kayıplarına ve maddi hasara yol açtı. Son yıllarda meydana gelen olaylarda can kayıpları ve araç hasarları yaşanırken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, bölgede 500 tonu aşan kaya bloklarının hareket ettiğini belirterek güzergahın bütüncül olarak incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin Gürcistan sınırına ulaşımını sağlayan ve uluslararası taşımacılıkta kullanılan Karadeniz Sahil Yolu, Artvin’in Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi ilçeleri arasındaki kesimlerde kaya düşmesi ve heyelan olaylarıyla gündeme geliyor. Yamaçlardan kopan kaya parçaları zaman zaman kara yoluna ulaşırken ulaşımın aksamasına, araçların zarar görmesine ve can kayıplarına neden oluyor.</p>

<p>Bölgede son yıllarda meydana gelen heyelan ve kaya düşmeleri, güzergahtaki tehlikenin boyutunu ortaya koydu. 1 Temmuz 2022’de Hopa-Kemalpaşa arasındaki Kopmuş mevkisinde tırların üzerine kaya düşmesi sonucu Azerbaycan uyruklu bir sürücü hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı ve 4 tır zarar gördü.</p>

<p>8 Aralık 2024’te Arhavi ilçesinin Kıyıcık mevkisinde meydana gelen heyelanda ise yamaçtan kopan büyük toprak ve kaya kütlesi Karadeniz Sahil Yolu’na sürüklendi. Yolun ulaşıma kapanmasına neden olan olayda, toprak altında kalan otomobildeki 4 kişi hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde hareket eden toprak kütlesinin yaklaşık 100 bin ton olduğu belirlendi.</p>

<p>6 Mayıs 2026’da Kemalpaşa ilçesinde meydana gelen heyelanda da yamaçtan kopan kaya parçaları kara yoluna düşerek bir tırın zarar görmesine neden oldu. 8 Ekim 2026’da Hopa ilçesinin Esenkıyı mevkisindeki tır parkında yaşanan heyelanda ise kaya parçalarının çarptığı bir kişi hayatını kaybetti, park halindeki araçlarda hasar oluştu.</p>

<p><strong>"500 tonluk bloğu hiçbir insan yapısı önlem önleyemez"</strong></p>

<p>Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu’nun Arhavi-Sarp arasındaki bölümünde yaşanan kaya düşmesi ve heyelan olaylarının ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından bölgede inceleme yapıldı. Karadeniz Sahil Yolu’nun Arhavi-Sarp arasındaki bölümünde yaşanan kaya düşmesi olaylarını değerlendiren Prof. Dr. Hakan Ersoy, son 5-6 yılda yaklaşık 30 kilometrelik hatta ciddi vakaların yaşandığını belirterek, "Son 5-6 yılda özellikle 30 kilometrelik Arhavi-Sarp karayolu içinde 6 tane çok ciddi vaka yaşadık. Bunların 3’ü ölümlü vakaydı. Taşkın, heyelan, deprem ülkesiyiz ama özellikle karayollarında kaya düşmesi riskini görüyoruz. Tonya’da 7-8 sene önce 4 kişinin hayatını kaybettiği olayla birlikte ülkemizde kaya düşme çalışmalarına start verildi ama 30 kilometrelik bir alanda yine görüyoruz ki 5-6 yılda 7-8 tane heyelan ve kaya düşmesi olayını görüyoruz. Orada yaptığımız çalışmada blokların 500 tonu geçtiğini görüyoruz. Orada bir kişi hayatını kaybetti. 8 tane tır maddi hasar gördü. Tırdan büyük blokların hareket ettiğini görüyoruz. Biz doğayla mücadele mi etmeliyiz yoksa yanında mı durmalıyız sorusu karşımıza geliyor. 500 tonluk bloğu hiçbir insan yapısı önlem önleyemez. Dolayısıyla bu gibi durumlarda doğaya hiç müdahale etmeden belki o bölgelerde sakınım yaparak o bölgelerden uzaklaşmalıyız" dedi.</p>

<p><strong>"2019 yılında bin tona yakın bir bloğun düştüğünü gördük"</strong></p>

<p>Doğu Karadeniz’de özellikle dike yakın yamaçlarda yolların şevlere çok yakın geçtiğini belirten Ersoy, "Aslında Karadeniz Sahil Yolu bizim bölgemizin bir yüzü. Gürcistan sınırı ve özellikle doğuya doğru ülkelere gidildiğinde bu yoldan geçiliyor. Günde binlerce tırın geçiş yaptığı bir karayolu. Ama son zamanlarda 3-4 sene önce Azerbaycanlı bir vatandaş kaya düşmesi olayında hayatını kaybetmişti. Orada hareket eden kütle 4-5 oda büyüklüğündeydi. Devasa bir kütleydi. 2019 yılında meydana gelen kaya düşme olayında yine bin tona yakın bir bloğun düştüğünü gördük. Doğu Karadeniz’de sanırım doğayla savaşıyoruz. Özellikle dike yakın şevlerde yollar şevlere çok yakın geçtiği için bir tampon alan bırakmıyoruz. Kaya düştüğü zaman doğrudan aracın veya insanın üzerine düşüyor. Bunu düşünmek lazım. 2020 yılında Birleşmiş Milletlerinin afet tanımında lokal olarak çözülemeyen olaylar diyor. Dolayısıyla evet bizim bölgemizde lokal olarak gelişiyor ama biz lokal önlemlerle bunu çözümeyiz. Ulusal bütünleşik bir sistemle nasıl biz artık depremi ulusal sorun olarak kabul ettiysek gördük işte İstanbul’da hiç beklenmedik bir yerde Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesi kadar yağışı bir anda alabiliyor. Biz tüm doğa kaynaklı afetleri taşkın, ya düşmesi ve heyelanı tüm ülkemize mal ederek bütünleşik ve stratejik yaklaşımlarla bunların üzerine gitmeliyiz. Lokal çözümler çok geride kalır. Hopa’da 30 kilometre boyunca her lokasyonda irili ufaklı kaya düşme vakası var. Bunlar ivedikle lokal olarak değil bütüncül olarak yaklaşık 50 kilometrelik bir hattın kamu kurumları ve üniversitelerce kaya düşmesi olsun olmasın çalışılması lazım" ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/karadeniz-sahil-yolunda-dev-kaya-tehlikesi.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/karadeniz-sahil-yolunda-dev-kaya-tehlikesi/22279</link>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 16:37:37 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan’da heyelan nedeniyle demir yolu ve kara yolunda yürütülen çalışmalar incelendi</title>
                                    <description>Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Üzümlü ilçesi Sansa Deresi mevkisinde meydana gelen heyelan nedeniyle demir yolu hattında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Üzümlü ilçesi Sansa Deresi mevkisinde meydana gelen heyelan nedeniyle demir yolu hattında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.</p>

<p>Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Üzümlü Kaymakamı Hacı Osman Hökelekli ve beraberindeki birim amirlerinin de katıldığı incelemede Aydoğdu, Devlet Demiryolları 9. Bölge Müdür Yardımcısı Yılmaz Dursun ve yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Sahada görev yapan ekiplere kolaylık ve başarı dileyen Aydoğdu, daha sonra yoğun yağışlar nedeniyle meydana gelen heyelan sonucu geçen hafta geçici olarak ulaşıma kapanan Erzincan-Erzurum kara yolundaki bölümde incelemelerde bulundu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzincanda-heyelan-nedeniyle-demir-yolu-ve-kara-yolunda-yurutulen-calismalar-incelendi.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/erzincanda-heyelan-nedeniyle-demir-yolu-ve-kara-yolunda-yurutulen-calismalar-incelendi/22268</link>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 21:19:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümüşhane’nin sonbaharda sarı, kızıl ve yeşile boyanan vadileri görenleri mest ediyor</title>
                                    <description>Gümüşhane, sonbaharda manzarasıyla görenleri hayran bırakıyor. Sarı, kızıl ve yeşilin buluştuğu Örümcek Ormanları ile Olucak köyünün tarihi dokusu, dron kamerasıyla görüntülendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane, sonbaharda manzarasıyla görenleri hayran bırakıyor. Sarı, kızıl ve yeşilin buluştuğu Örümcek Ormanları ile Olucak köyünün tarihi dokusu, dron kamerasıyla görüntülendi.</p>

<p>Gümüşhane’de sonbaharda sarı, kızıl ve yeşilin tonlarıyla buluşan Kürtün ilçesine bağlı Yeşilköy’deki Örümcek Ormanları ile merkeze bağlı Olucak köyündeki İmera Manastırı ve çevresi, dron kamerasıyla görüntülendi. Fransa’da yaşayan Gümüşhaneli Hüseyin Mutlu’nun kaydettiği görüntülerde bir yanda onlarca metre yüksekliğe ulaşan anıt ağaçlar, diğer yanda geçmişin izlerini taşıyan taş duvarlar yer aldı. Örümcek Ormanları, farklı ağaç türlerinin oluşturduğu zengin dokusuyla sonbahar manzaralarının öne çıkan noktalarından biri oldu. Yeşilini koruyan ladin ve köknarlar arasındaki sarı ve kızıl yapraklar farklı renk katmanları oluşturdu.Ağaçların arasından ilerleyen dereler ve yakınındaki Çağlayandibi Şelalesi ise, orman dokusuyla birlikte farklı bir manzara sundu.</p>

<p>Sonbahar, merkeze bağlı Olucak köyünde tarihi yapılarla birlikte farklı bir görünüm kazandı. Şehrin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan ve 676 yıl önce yapılan İmera Manastırı ve çevresi de sonbaharın eşsiz renklerine büründü. Havadan kaydedilen görüntülerde tarihi yapı, çevresindeki ağaçlar ve köyün bulunduğu coğrafya birlikte görüntülendi.</p>

<p><strong>"Gümüşhane’yi mutlaka listenize ekleyin"</strong></p>

<p>Sonbahar çekimleri için memleketine gelen Hüseyin Mutlu, "Her sene olduğu gibi bu sene de yine sonbaharda Gümüşhane’ye geldim. Gerçekten eşsiz manzaralar var. Özellikle yaban ağaçlarının verdiği renkler; sarı, kırmızı, yeşil. Havaların da çok berrak olması çok güzel renk tonlarını ortaya çıkarıyor. Gümüşhane gerçekten sonbaharıyla gelip görülmesi gereken bir şehir. Gümüşhane’yi mutlaka listenize ekleyin ve bir gün uğrayın" dedi.</p>

<p><strong>"Yaban ağaçlarının verdiği renk tonları harika"</strong></p>

<p>Mutlu, "Bugün Gümüşhane’ye bağlı Olucak köyündeyiz. İmera Manastırı da bu köyde bulunuyor. Özellikle yaban ağaçlarının verdiği renk tonları harika. Mutlaka Gümüşhane’ye gelip bu eşsiz güzellikleri görün" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Örümcek Ormanları’ndaki renklerin ilerleyen günlerde daha da belirginleşmesini beklediğini söyleyen Mutlu, doğa ve fotoğraf tutkunlarını Gümüşhane’yi keşfetmeye davet etti.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/gumushanenin-sonbaharda-sari-kizil-ve-yesile-boyanan-vadileri-gorenleri-mest-ediyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/gumushanenin-sonbaharda-sari-kizil-ve-yesile-boyanan-vadileri-gorenleri-mest-ediyor/22266</link>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 21:16:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan meralarında hayvancılık için su çalışması</title>
                                    <description>Erzincan’ın merkez ilçesine bağlı Karadiğin ve Soğukoluk köylerinin meralarında hayvanların su ihtiyacının karşılanması ve mera verimliliğinin artırılması amacıyla sondaj çalışmaları için yer ve derinlik belirleme çalışması yürütülüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın merkez ilçesine bağlı Karadiğin ve Soğukoluk köylerinin meralarında hayvanların su ihtiyacının karşılanması ve mera verimliliğinin artırılması amacıyla sondaj çalışmaları için yer ve derinlik belirleme çalışması yürütülüyor.</p>

<p>Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri (DSİ) 8. Bölge Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışmalarda, meralarda sondaj yapılacak alanlar tespit ediliyor.</p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker, çalışmalarla hayvan refahının artırılması, meralardaki su ihtiyacının karşılanması ve sürdürülebilir hayvancılığın desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Meralarda suya erişimin kolaylaştırılmasıyla hayvanların su ihtiyacının karşılanması, ot verimi ve kalitesinin artırılması ve mera alanlarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzincan-meralarinda-hayvancilik-icin-su-calismasi.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/erzincan-meralarinda-hayvancilik-icin-su-calismasi/22246</link>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 13:49:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Munzur’un zirvelerinde özgürlüğün simgesi yılkı atları</title>
                                    <description>Erzincan-Tunceli sınırında bulunan 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağları’nda yaşayan yılkı atları, karlanan arazide görüntülendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan-Tunceli sınırında bulunan 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağları’nda yaşayan yılkı atları, karlanan arazide görüntülendi.</p>

<p>Doğal yaşam alanlarında sürüler halinde dolaşan yılkı atları, fotoğraf ve doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor.</p>

<p>Karın kendini gösterdiği zirvelerde otlayan ve toplu halde gezen yılkı atları, güzel görüntüler oluşturdu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/munzurun-zirvelerinde-ozgurlugun-simgesi-yilki-atlari.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/munzurun-zirvelerinde-ozgurlugun-simgesi-yilki-atlari/22225</link>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 12:00:15 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin ilk ve tek atlama tesisi yenilenerek yeni sezona hazırlanıyor</title>
                                    <description>Erzurum’da Kiremitlik Tepe’deki atlama kuleleri yenilenerek yeni sezona hazırlanıyor. Türkiye’nin ilk ve tek kayakla atlama tesisi olan atlama kulelerinde başta pist olmak üzere tesislerde yenileme çalışmaları sürüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da Kiremitlik Tepe’deki atlama kuleleri yenilenerek yeni sezona hazırlanıyor. Türkiye’nin ilk ve tek kayakla atlama tesisi olan atlama kulelerinde başta pist olmak üzere tesislerde yenileme çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Beton zeminlerin ahşap sistemle değiştirildiği, atlama rampaları ve düşüş pistlerinin yenilendiği tesiste, 20’lik ve 40’lık rampaların onarımı tamamlandı. En büyük rampa olan 125’lik rampanın ise yaklaşık 20 gün içerisinde tamamlanarak kasım ayında sporcuların kullanımına sunulması planlanıyor. 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları ve EYOF 2017 gibi uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan tesisin 12 ay boyunca kullanılabilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Beton zeminler ahşap sistemle değiştirildi</strong></p>

<p>Atlama kulelerinde, sıcaklık farklarından kaynaklanan genleşme ve zemin sorunlarının önüne geçmek amacıyla beton zeminlerin yerine çelik konstrüksiyon üzerine ahşap kaplama sistemi uygulanırken, atlayış rampaları ve düşüş pistleri de yenilendi. Ana rampaların yanı sıra altyapı sporcularının eğitim aldığı K20 ve K40 rampalarında da çalışmalar yürütüldü. Yenileme sürecinde kulelerin yanındaki otel, Kamp Eğitim Merkezi, Olimpik Hazırlık Merkezi, Sporcu Eğitim Merkezi ve mekanik tesisler de elden geçti.</p>

<p><strong>125’lik rampa kasım ayında hizmete girecek</strong></p>

<p>Küçük rampalardaki onarım çalışmaları tamamlanırken, en büyük 125’lik rampanın kasım ayı içerisinde kullanıma hazır hale getirilmesi hedefleniyor. İnrun adı verilen atlayış rampalarında kış aylarında buz sistemi, yaz aylarında ise sulama sistemi kullanılacak. Böylece sporcuların kar yağışına bağlı kalmadan yıl boyunca antrenman yapabilmesi amaçlanıyor. Büyük rampaların kullanıma açılmasıyla olimpik sporcuların antrenman için yurt dışına gitme ihtiyacının azaltılması planlanıyor. Geçen yıldan itibaren küçük rampalarda çalışmalarını sürdüren altyapı sporcularının ise önümüzdeki 3-4 yılda büyük rampalarda atlayış yapabilecek seviyeye ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Uluslararası kampların Erzurum’da yapılması hedefleniyor</strong></p>

<p>Tesisin uluslararası sporcuların kamp yapabileceği ve yaz yarışmalarının düzenlenebileceği bir merkez haline getirilmesi amaçlanıyor. Kayak Federasyonu ile yürütülen çalışmalar kapsamında uluslararası federasyonun belirleyeceği kamp dönemlerinin ve yaz organizasyonlarının Erzurum’da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yüksek irtifadaki tesisin, Erzurum’da düzenlenecek 2028 Avrupa Kış Oyunları ve 2029 Üniversite Oyunları’na katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Beton zeminden ahşap zemine dönüldü"</strong></p>

<p>Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, yıl sonunda 125’lik rampanın hazır hale getirileceğini söyleyerek, "Beton zeminden ahşap zemine dönüldü. Bu, eksi ve artı sıcaklık farklarından kaynaklı genleşme nedeniyle yapıldı. Artık inşallah bu sorunla karşılaşmadan sporcularımızın 12 ay boyunca kullanabileceği hale geldi. Bu sayede hem inrunlarımız, atlama rampalarımız değişti hem de alttaki düşüş pistlerimiz yenilenmiş oldu. Bunlarla birlikte atlama kulemizin yanındaki otelimiz yenilendi. Kamp Eğitim Merkezimiz, Olimpik Hazırlık Merkezimiz ve Sporcu Eğitim Merkezimiz de yenilenmiş oldu. Mekanik tesislerimiz yenilendi. 2028 Avrupa Kış Oyunları ve 2029 Üniversite Oyunları için adaylık sürecindeki tesislerimiz şu anda hazır hale geldi. Atlama kulesi de bunlardan birisiydi. İnşallah önümüzdeki sezondan itibaren en büyük organizasyonlar için hazır hale gelmiş olacak. Aynı zamanda altyapı sporcularımızın kullanımı için de hazır hale gelecek" diye konuştu.</p>

<p><strong>"12 ay boyunca hem yaz hem de kış aylarında kullanılır hale gelecek"</strong></p>

<p>Küçük olan 20’lik ve 40’lık rampaların bittiğini ifade eden Çakmur, "Büyüğünü de inşallah 20 gün içerisinde hazır hale getirip kasım ayı içerisinde atlanır durumda sporcularımızın hizmetine sunacağız. Zaten olimpik sporcularımız da büyük rampalardan atlayamadığı için yurt dışına gidiyordu. Ancak biz geçen yıldan beri Kayak Federasyonumuzla birlikte ortak çalışma planları doğrultusunda altyapı sporcularımızı atlayışlara başlattık. Geçen yıl küçük rampalarımızda atlayışlara başlamışlardı. Şimdi onarımı tamamlanan rampalarımızda bugünden itibaren artık atlayışlar başlayacak. Altyapı sporcularımız da inşallah 3-4 yıl içerisinde büyük rampalara geçmiş olacaklar. Atlama kulelerimiz sadece kışın değil, yazın da atlanır hale gelecek. Zaten bu onarımın asıl sebebi de bu. Bu nedenle yaz atlamalarını yapamıyor ve yaz organizasyonları alamıyorduk. İşte bu sayede tesislerimiz 12 ay boyunca hem yaz hem de kış aylarında kullanılır hale gelecek. Üstelik yukarıdaki inrun dediğimiz atlama rampalarımız buz sistemiyle değişti. Bunlar artık kışın sadece karla değil, yazın da sulama sistemiyle daha kaygan hale gelerek atlanabilir olacak. Dolayısıyla bu sayede 12 ay kullanılabilir hale geldi" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Kamp dönemlerini ve yaz yarışmalarını Erzurum’da yapmayı planlıyoruz"</strong></p>

<p>Amaçlarının özellikle yaz kamplarını Erzurum’da düzenlemek olduğunu aktaran Çakmur, "Uluslararası federasyonun belirlediği hem kamp dönemlerini hem de yaz yarışmalarını Erzurum’da yapmayı inşallah planlıyoruz. Kayak Federasyonumuzun girişimleriyle yazın hem büyük organizasyonları almak hem de atlama sporcularımızı kamp merkezlerimizde ağırlamak istiyoruz. Elbette şu anda bu tesisler çok bulunmaz bir nimet. Hem Türkiye’miz hem de Avrupa için atlama kulelerinin bu seviyede olması, yüksek irtifada da önemini ortaya koyacak" dedi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/turkiyenin-ilk-ve-tek-atlama-tesisi-yenilenerek-yeni-sezona-hazirlaniyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/turkiyenin-ilk-ve-tek-atlama-tesisi-yenilenerek-yeni-sezona-hazirlaniyor/22210</link>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:39:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan’da yayla sezonu sona erdi, dönüş yolculuğu başladı</title>
                                    <description>Erzincan’da yayla sezonunun sona ermesiyle birlikte hayvanlarını kamyonlara yükleyen üreticiler, yola çıkmadan önce halay çekti. Aylar süren yoğun çalışmanın ardından yaşanan bu renkli anlar, yayla dönüşüne neşe kattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da yayla sezonunun sona ermesiyle birlikte hayvanlarını kamyonlara yükleyen üreticiler, yola çıkmadan önce halay çekti. Aylar süren yoğun çalışmanın ardından yaşanan bu renkli anlar, yayla dönüşüne neşe kattı.</p>

<p>Erzincan’da dünyaca ünlü tulum peynirini üreten Şavak aşireti mensubu yetiştiriciler, 4 aylık zorlu yayla sezonunu tamamladı. Hayvanlarını kamyonlara yükleyerek köylerine dönen üreticiler, yola çıkmadan önce halay çekti.</p>

<p>Erzincan’da dünyaca ünlü tulum peynirinin üretiminde önemli rol oynayan Şavak aşireti mensubu küçükbaş hayvan yetiştiricileri, 4 ay süren zorlu yayla sezonunu geride bıraktı. Havaların soğuması ve yüksek kesimlerde kar yağışının başlamasıyla birlikte üretim sezonunu noktalayan yetiştiriciler, hayvanlarını kamyonlara yükleyerek şehir merkezlerindeki köylerine dönmeye başladı.</p>

<p>Yaz boyunca yüksek rakımlı yaylalarda hayvanlarını otlatan, süt sağımından peynir üretimine kadar yoğun bir mesai harcayan üreticiler için dönüş vakti geldi. Doğayla iç içe, ancak bir o kadar da zorlu şartlarda geçen dört ayın ardından üreticiler, hayvanlarını kış mevsimini geçirecekleri köylerine taşıyor.</p>

<p>Üretici Burhan Budak, yayla sezonunun tamamlandığını belirterek havaların soğumasıyla birlikte köylerine döneceklerini ifade etti. 4 ay boyunca yaylada üretim yaptıklarını anlatan Budak, sezonun sona ermesiyle hayvanlarını alarak kış dönemini geçirecekleri köylerine hareket edeceklerini söyledi. Budak Açıklamasında; "Yaklaşık 4 ay yaylada kaldık. Yaylada tulum peyniri ürettik. Şimdi yükseklere kar yağdı koyunlar artık dışarıda kalamadığı için memleketimize dönüyoruz" dedi.</p>

<p>Hem üreticilik yapan hem de kamyon sürücüsü olarak yetiştiricilerin dönüşüne katkı sağlayan Özcan Çakmak ise havaların soğuması ve üretim sezonunun sona ermesiyle taşıma sürecinin başladığını belirtti. Çakmak, yayladan ayrılan üreticileri ve hayvanlarını kamyonlarla köylerine taşıdıklarını ifade etti.</p>

<p>Erzincan’ın önemli ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olan tulum peynirinin üretiminde büyük emek üstlenen yetiştiriciler, yaz boyunca yaylalarda hem hayvanlarının bakımını yaptı hem de süt üretimini sürdürdü. Ortaya koydukları yoğun emeğin sonucunda üretilen Erzincan tulum peyniri, kentin adını Türkiye’de ve dünyada duyuran yöresel lezzetler arasında yer aldı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzincanda-yayla-sezonu-sona-erdi-donus-yolculugu-basladi.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/erzincanda-yayla-sezonu-sona-erdi-donus-yolculugu-basladi/22208</link>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:37:04 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan’da 3 ayı bağ evinin bahçesine girdi</title>
                                    <description>Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde bir bağ evinin bahçesine gelen 3 ayı, güvenlik kamerasınca kaydedildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde bir bağ evinin bahçesine gelen 3 ayı, güvenlik kamerasınca kaydedildi.</p>

<p>Olay, 19 Ekim Pazartesi günü saat 03.38 sıralarında ilçedeki Eyüpsultan Caddesi’nde bulunan bir bağ evinde meydana geldi.</p>

<p>Bağ evinin bahçesine giren 3 ayı, kümesin yakınlarında bir süre dolaştı. Ayıların yerleşim yerine kadar geldiği anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.</p>

<p>Havaların soğumasıyla yiyecek aramak için yerleşim yerlerine indiği değerlendirilen ayıların gece saatlerinde görülmesi, çevrede kısa süreli paniğe neden oldu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzincanda-3-ayi-bag-evinin-bahcesine-girdi.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/erzincanda-3-ayi-bag-evinin-bahcesine-girdi/22207</link>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:36:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’da &quot;uzlaştırma ormanı&quot; açıldı: 20 bin fidan toprakla buluşuyor</title>
                                    <description>Erzurum’da Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü destekleriyle hayata geçirilen &quot;Uzlaştırma Ormanı&quot;, Palandöken Dağı’nda düzenlenen geniş katılımlı bir törenle açıldı. Toplam 35 hektarlık alanda yaklaşık 20 bin fidanın toprakla buluşacağı proje, hem uzlaşma kültürünü doğayla buluşturuyor hem de şehit yargı mensuplarının hatırasını yaşatıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü destekleriyle hayata geçirilen "Uzlaştırma Ormanı", Palandöken Dağı’nda düzenlenen geniş katılımlı bir törenle açıldı. Toplam 35 hektarlık alanda yaklaşık 20 bin fidanın toprakla buluşacağı proje, hem uzlaşma kültürünü doğayla buluşturuyor hem de şehit yargı mensuplarının hatırasını yaşatıyor.</p>

<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ile Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Palandöken Dağı eteklerinde fidan dikim töreni gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Protokol Yoğun Katılımla Gerçekleşti</strong></p>

<p>Düzenlenen törene Erzurum Valisi Aydın Baruş, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akif Dorman, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Nuri Nayman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yertüm, BAM Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cengiz Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Mahmut Ay, Baro Başkanı Mesut Öner, ilçe kaymakamları, belediye başkan yardımcıları, yargı mensupları ve çok sayıda uzlaştırmacı katıldı.</p>

<p><strong>Uyuşmazlıklar Doğaya Nefes Oluyor</strong></p>

<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen uzlaştırma süreçlerinde, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin yanı sıra "fidan dikimi" gibi manevi edimler de karara bağlanıyor. Bu kapsamda hayata geçirilen 35 hektarlık Uzlaştırma Ormanı, toplumsal barış ve hoşgörünün simgesi olmanın yanında çevreye de büyük bir katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Şehitlerin Anısı Bu Ormanda Yaşayacak</strong></p>

<p>Uzlaştırma Ormanı’nda, görevi başında şehit düşen yargı mensupları ile emniyet güçlerinin aziz hatıralarını yaşatmak amacıyla da özel fidan dikimleri gerçekleştirildi. Başta Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz ve İzmir Adliyesi’ne yönelik hain terör saldırısını engelleyerek şehit düşen polis memuru Fethi Sekin olmak üzere, tüm şehitlerin anısını gelecek nesillere aktarmak ve kalıcı bir miras bırakmak hedefleniyor.</p>

<p>Yetkililer, toprakla buluşan her bir fidanın barışın, uzlaşının ve geleceğe duyulan sorumluluğun birer simgesi olduğunu belirterek, Uzlaştırma Ormanı’nın Erzurum’a ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzurumda-uzlastirma-ormani-acildi-20-bin-fidan-toprakla-bulusuyor.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/erzurumda-uzlastirma-ormani-acildi-20-bin-fidan-toprakla-bulusuyor/22186</link>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:20:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümüşhane dağlarında eşsiz sonbahar yürüyüşü</title>
                                    <description>Hazan mevsimiyle birlikte adeta bir renk cümbüşüne dönen Gümüşhane’de doğa severler 15 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüşe imza attı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hazan mevsimiyle birlikte adeta bir renk cümbüşüne dönen Gümüşhane’de doğa severler 15 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüşe imza attı.</p>

<p>Gümüşhane’de sonbaharın sarı, turuncu ve kızıl tonları arasında doğa yürüyüşüne çıkan Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi 22 sporcu, Çalık köyünden başlayıp Akçahisar köyünde sona eren 15 kilometrelik rotada eski patikaları aşarak kentin doğal güzelliklerini keşfetti.</p>

<p>Türkiye’de sonbahar mevsiminin en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapan ve coğrafi yapısının yüzde 60’ı dağlardan oluşan Gümüşhane, hazan mevsiminin gelişiyle birlikte adeta canlı bir sanat eserine dönüştü.</p>

<p>Doğanın bu dönüşümünü yerinde gözlemlemek isteyen 22 sporcu, kentin saklı güzelliklerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla 15 kilometrelik parkurda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Güneşli ve berrak bir havada başlayan etkinlikte doğaseverler; sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin bin bir tonuna bürünmüş orman dokusu içerisinde ilerledi.</p>

<p>Yürüyüşe Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Alpaslan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Yüksel ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan da katılarak sporcuların heyecanına ortak oldu. Doğa yürüyüşü öncesinde Çalık köyünde anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Sporcular, Türk düşünce ve siyaset tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Mustafa Çalık’ın kabrine giderek dua etti. Kabir ziyaretinin ardından köy merkezinden hareket eden grup, sonbahar renkleriyle kaplanan ormanlık alanlara doğru yürüyüşe başladı.</p>

<p>Çalık köyü içerisinden başlayan yürüyüş rotasında sporcular, yer yer dik yamaçların ve zorlu geçişlerin olduğu ve yıllardır yoğun şekilde kullanılmadığı anlaşılan patikalardan ilerledi.</p>

<p>Köy içinden başlayan rota sırasıyla Guri mevkiine, Karatarla Tepe’ye, Yaylakıran mevkiine ve Karamusa Tepe’ye uzandı. Sporcular yürüyüşlerini Akçahisar köyünde başarıyla tamamladı.</p>

<p>Yüksek kesimlerde genişleyen görüş alanı, Gümüşhane’nin dağlık coğrafyasını ve sonbahar renklerine bürünen vadilerini farklı açılardan görme imkânı sundu.</p>

<p>Parkur boyunca doğal olarak yetişen ve olgunlaşan C vitamini deposu kuşburnu, alıç ve ahlat toplayan katılımcılar, mevsimin sunduğu dinginlik eşliğinde unutulmaz anılar biriktirdi.</p>

<p><strong>"Gümüşhane sonbaharda zengin bir coğrafya sunuyor"</strong></p>

<p>Yürüyüşe katılan Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İsmail Çalık, Gümüşhane’nin sonbahar aylarında doğa turizmi açısından dikkat çekici güzelliklere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Çalık, bölgenin bitki çeşitliliğine işaret ederek, "Gümüşhane, sonbahar aylarında bütün orman renklerinin izlenebildiği, insanların doğayı rahatlıkla deneyimleyebildiği güzel bir coğrafya. Bu coğrafyada mantarlardan kuşburnuna kadar pek çok bitki türüyle karşılaşmak mümkün. Tüm doğaseverleri Gümüşhane’ye bekliyoruz" dedi.</p>

<p>Yürüyüşün kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Çalık, köyün yerlisi olmasına rağmen parkurun bazı bölümlerini daha önce görmediğini ifade etti.</p>

<p>Çalık, "Parkurun yer yer zor kısımları olsa da genel anlamda çok zevkli bir yürüyüş rotasıydı. Ben de Çalık köyünden biri olarak bu rotanın birçok yerini bilmiyordum. Benim için de güzel bir deneyim oldu. Tüm doğaseverleri Çalık köyüne ve Gümüşhane’nin diğer köylerine, bu eşsiz coğrafyaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yürüyüşe katılan Ceylan Vargün ise etkinliğin zihinsel dinlenme sağladığına dikkati çekerek şunları kaydetti: "Çalık köyünde yaklaşık 14 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirdik. Sarı, turuncu ve kızıl renklerin hakim olduğu doğa manzarasında yol aldık. Ara ara yorucu ve zorlu anlar yaşasak da doğanın temiz havası tüm yorgunluğumuzu aldı."</p>

<p>Yürüyüş öncesinde Mustafa Çalık’ın kabrini ziyaret ettiklerini de hatırlatan Vargün, "Yürüyüş başlamadan önce Mustafa Çalık’ın mezarını ziyaret edip duamızı okuduk. Doğanın eşsiz manzarası eşliğinde sarı, turuncu ve kızıl renkler arasında yürüdük. Ara ara yorulduk. Biraz zorlu bir yürüyüş oldu bizim için ama doğanın temiz havası bu yorgunluğun hepsini geçirdi" dedi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/gumushane-daglarinda-essiz-sonbahar-yuruyusu.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/gumushane-daglarinda-essiz-sonbahar-yuruyusu/22185</link>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:16:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtlarla yaban keçilerinin amansız mücadelesi kamerada</title>
                                    <description>Erzincan’ın İliç ilçesindeki Aydınlık Kanyonu’nda kurtların yaban keçilerini avlamak için verdiği mücadele, belgesel görüntülerini aratmadı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın İliç ilçesindeki Aydınlık Kanyonu’nda kurtların yaban keçilerini avlamak için verdiği mücadele, belgesel görüntülerini aratmadı.</p>

<p>Aydınlık Kanyonu’nda tekne turu yapan Seyhan Çelikten ve arkadaşları, kurtlarla yaban keçileri arasında yaşanan kovalamacayı cep telefonu kamerasıyla kaydetti.</p>

<p>Görüntülerde, kayalık alandaki yaban keçisi sürüsünden ayrılan daha küçük ve güçsüz keçileri kovalayan 3 kurt yer aldı. Fırat Nehri boyunca devam eden kovalamaca sırasında kurtların zaman zaman nehre düştüğü, ardından kıyıya çıktığı görüldü.</p>

<p>Doğada av ve avcı arasındaki mücadeleyi gözler önüne seren görüntüler, izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/kurtlarla-yaban-kecilerinin-amansiz-mucadelesi-kamerada.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/kurtlarla-yaban-kecilerinin-amansiz-mucadelesi-kamerada/22166</link>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 07:14:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan’da dağlar sonbahar renklerine büründü</title>
                                    <description>Erzincan ile Tunceli arasında sınır oluşturan Munzur Dağları ile Ergan ve Keşiş dağlarında, Gümüşhane sınırındaki Ahmediye Geçidinde sonbaharın sonuna doğru sarı ve kırmızının tonları hakim oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan ile Tunceli arasında sınır oluşturan Munzur Dağları ile Ergan ve Keşiş dağlarında, Gümüşhane sınırındaki Ahmediye Geçidinde sonbaharın sonuna doğru sarı ve kırmızının tonları hakim oldu.</p>

<p>Erzincan’ı çevreleyen dağlar, yılın her mevsiminde farklı renk ve manzaralar sunuyor. Sonbaharın gelişiyle hazan renklerine bürünen bölgede oluşan kartpostallık görüntüler, fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.</p>

<p>Türkiye’nin birçok kentinden gelen fotoğraf tutkunu gezginler, ağaçların sarı ve kırmızının farklı tonlarına büründüğü bölgede eşsiz manzaraları görüntülüyor.</p>

<p>Barındırdığı yaban hayatı çeşitliliğiyle dikkati çeken Munzur Dağları’nda yoğunlaşan sonbahar renkleri, doğayla iç içe görüntüler oluşturuyor.</p>

<p>Tabloyu andıran manzaralar sunan dağlardaki rengarenk ağaçlar, güzergahı kullanan sürücülere de seyir keyfi yaşatıyor.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.bayburtmedya.com/media/2026/10/erzincanda-daglar-sonbahar-renklerine-burundu.jpg</image>
                                <category>Çevre</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburtmedya.com/foto-galeri/erzincanda-daglar-sonbahar-renklerine-burundu/22165</link>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 07:13:53 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
