Cambridge’deki Bayburtlu Akademisyenden Mektup Var!

  • Haberin Tarihi: 13 Aralık 2017
  • Bu haber 4422 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Cambridge’deki Bayburtlu Akademisyenden Mektup Var!

İngiltere’nin Cambridge üniversitesinde Elektrik Güç Sistemleri Şebeke Arz Güvenliği konusunda öğretim görevlisi olarak görev yapan ve kendisi Bayburtlu olan Dr. Sinan Küfeoğlu’ndan mektup var. 

Küresel ısınma ve enerji dönüşümü konusuna dikkat çeken Sinan Küfeoğlu’nun mektubu şöyle;

“Bu mektubu tren yolu hasreti çeken bir memleketin evladı olarak Londra – Cambridge treninde yazıyorum. İngiliz Parlamentosunun daveti üzerine yaptığım bir günlük seyahatimi muvaffakiyetle noktalamanın verdiği mutlulukla evime ve okuluma dönüyorum.

Geçtiğimiz yaz Bayburt Medya’ya yaptığım açıklamalarda bahsettiğim üzere insanoğlu önemli bir kavşağın eşiğine geldi. İklim değişikliğiyle mücadele artık hafife alınmayacak bir noktada. Ya toplu halde bununla başa çıkacağız, ya da gelecek nesilleri bir felaketler silsilesine mahkum bırakacağız. Büyük bir memnuniyetle bildirmek isterim ki birkaç istisna hariç, dünyanın tüm müreffeh ve gelişmiş ülkeleri küresel ısınma ve iklim değişikliğini son derece ciddiye alıyor. Bu topyekun mücadelenin temel direği enerji dönüşümü. Zira sera gazları ve karbon salınımının azaltılmasının anahtarı sürdürülebilir enerji sistemlerinin geliştirilmesinde yatıyor. Fosil yakıtlara dayalı yoğun karbon ekonomisinden düşük karbon ekonomisine geçiş yapmak nihai hedefimiz.

Avrupa Birliğinin (AB)  yanı sıra çok sayıda ülkenin de milli iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümü konularında hedefleri yer almakta. 2016 yılında imzalanan Paris İklim Sözleşmesinde Türkiye dahil katılımcı ülkeler 2100 yılının sonuna kadarki küresel sıcaklık artışının sanayileşme çağının başlangıcına nazaran 2 derecenin altında tutacaklarını ve bu seviyenin 1.5 dereceye kadar düşürmeye çabalayacaklarını taahhüt ettiler. Paris sözleşmesi akademi üyeleri olarak bizleri düşük karbon ekonomisine geçme ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme çabalarımızda ziyadesiyle cesaretlendirdi.

Azim ve kararlılığımızın AB kurumları, üye milli devletler ve bir kısım sanayi temsilcileri tarafından da paylaşıldığını memnuniyetle belirtmek isterim. Amerika’nın iklim sözleşmesinden çekilmesi doğal olarak hepimizi hayal kırıklığına uğrattı. Fakat, hemen hemen herkesin şüpheyle baktığı Çin’in bu süreçte lider ve sürükleyici bir role soyunması son derece müspet bir hadise olarak bizleri hem şaşırttı hem de memnun etti.

Enerji politikalarının ekonomiden ayrı düşünülmesi mümkün değil. Radikal enerji dönüşümü, uzun vadeli plan yapabilen ülkelerde beraberinde sanayi dönüşümünü de getiriyor. Bu noktada katıldığım iki istişare toplantısından bahsetmek istiyorum.

Kasım ayında “Küçük Modüler Nükleer Reaktörlerin” (KMR) geleceğini tartışmak üzere İngiliz Lordlar Kamarası’na davet edildim. KMR’ler 300 MW kapasitede tasarlanıyorlar ve Hitachi, General Electric ve Rolls Royce gibi firmalar bu konuda ciddi yatırım hazırlıkları yapmaktalar. İngiltere bu teknolojide lider olabilmenin ciddi bir planlaması içine girdi. Gelecekte enerji sistemlerinin elektrifikasyonunu tamamlamayı ümit ediyoruz. Bu hususta bizleri zorlayacak iki ana başlık var. Bunlar taşıma ve ısıtma sektörleri. Kaya gazı teknolojisinin gelişmesi sayesinde ucuzlayan doğal gaz önümüze ciddi bir engel olarak çıktı. Gaza olan bağımlılığın azaltılabilmesi için önümüzde iki mantıklı seçenek var. Birincisi Hidrojen ekonomisi. Bu konu çok teferruatlı olduğu için şimdilik bundan bahsetmiyorum. İkinci seçenek ise bölgesel ısıtma sistemleri kurarak buralarda KMR kullanabilmek. Yakın gelecekte yerleşim merkezlerine 30 km mesafede şehirleri ısıtan nükleer santraller görebiliriz.

Kısa bir süre önce İngiliz Avam Kamarası’nın davetlisi olarak düşük karbon dönüşümünün İngiltere’nin sanayi politikalarına etkilerini tartıştık. Yukarıda da belirttiğim gibi enerji ve sanayi politikaları iç içe geçmiş durumda. Almanya ve Çin arasındaki fotovoltaik teknolojisi rekabetini İngiltere tarafından yakından takip ediliyor. Dürüst olmak gerekirse, tabiatı ve çevreyi kurtarmak, sözünü ettiğimiz ülkelerin birincil önceliği değil. Her ülkenin milli bir çıkarı, dolayısıyla da milli bir programı var. Burada maharet, bu çıkarları iklim değişikliğiyle mücadele süreciyle örtüştürebilmek. Amerika’daki bir grup ahmak hariç bütün ciddi ülkelerdeki ehil ve kamil idareciler bu işi başardı. Devlet kurumlarının sık sık akademi ve sanayi temsilcileriyle bir araya gelip, geleceğin şekillendirilmesine dair kafa yorması nedeniyle İngiltere’nin Almanya’yla beraber bu dönüşümün meyvelerini toplayan ülkelerden biri olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu insanların bizlerden temel farkı, dininiz, ırkınız, diliniz veya cinsiyetiniz ne olursa olsun, eğer işinizi iyi yapıyorsanız sizleri dinlemeleri, veya en azından dinliyor gibi yapmalarıdır.

Bir sonraki mektubumda Türkiye ile alakalı önemli bilgiler verebilmek dileğiyle.

Sinan Küfeoğlu

Cambridge, İngiltere

Yukarıda yazdığı mektubuyla küresel ısınma ve enerji dönüşümü konusuna dikkat çeken ve enerji politikalarının ülkeler için son derece önemli olduğunu vurgulayan Küfeoğlu, yaklaşık 5 ay önce Bayburt Medya kameralarına yaptığı açıklamalarla milyonlarca insanın takip ettiği önemli bir röportaj vermişti.

 

 

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 4 Yorum Yapıldı.

  • Bayburt lu Salih
    14 Aralık 2017 06:41

    Sn Doktor Sinan KÜFEOĞLU hocamıza başarılarının devamını diliyoruz.
    İİnşallah projelerinde Bayburt ve Ülke adına etkili projeler olur ve bizim idarecilerimiz kendisinden istifade etme yaklaşımı sergilerler.

  • Sinirhastası
    14 Aralık 2017 09:45

    üretime emeğe alın teri küresel ekonomi bunlarda neki …hem biz bunlara pirim vermeyiz.. namaz da kılıyor hacca da gitmiş olması x vakfına sendikasına takılıyor olması bir yerlerde yönetici olmak için yeterli iken bu memlekette jeton satsan satış yapman için jetonların okunmuş jetonlar olması lazım ken sen neden böyle şeyler yazıyor sun ve icat cıkartıyorsun ki… dini motifler ve manasız tartışmalar la doldurulmuş kafalarımızı biz böyle şeylere yoramayız hem biz kimiz ki her şeyin en iyisini bilen birileri bizim adımızada konuşur gereğini de yapar (!) Bilmem anlata bildim mi (!)
    Saygılar.

  • Fikret
    14 Aralık 2017 18:09

    Allah yolunuzu açık zihninizi kavi eylesin yavrucuğum.Size güveniyoruz.Siz bizim geleceğimizsiniz.Konuşanlar bizim çocuklarımız.Onlarla onur duyuyoruz.

  • ASUMAN
    16 Aralık 2017 11:09

    ALLAH SİZİN GİBİ YALNIZ KENDİ MENFAATİNİ DÜŞÜNMEYİP, VATANIN HAYRINI DÜŞÜNEN KARDEŞLERİMİZİN SAYISINI ARTTIRSIN.

Bir Yorum Yazın

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan BAYBURT MEDYA hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.