Ramazan ayının ilk hutbesinde eşcinseller hakkında sarf ettiği sözlerle ilgili bazı kesimlerin hedefi haline gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’a, Bayburt’taki sivil toplum kuruluşlarından destek geldi.
Bayburt Din Görevlileri Derneği Başkanı Engin Yazıcıoğlu Bayburt’ta bulunan 53 Sivil Toplum Kuruluşunu temsilen yaptığı açıklama şöyle:
“Bizler aşağıda imzaları bulunan 53 STK olarak Diyanet İşleri Başkanımızın yanında olduğumuzu ve haksız yere eleştiren ve mahkemeye verenleri kınadığımızı ifade ediyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığımız ülkemizin en köklü ve saygın kuruluşlarından birisidir. Kurumumuzun saygıdeğer başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde İslam’ın en temel yasaklarından birisi olan zina ve eşcinselliğin Kur’anda lanetlendiğini söylemesinden dolayı sözde İnsan Hakları Derneği tarafından suç duyurusunda bulunulmasını ve Ankara Barosunu, yapmış olduğu basın açıklamasında kullanmış oldukları ifadeleri nedeniyle kınıyor, Diyanet İşleri Başkanımızın yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
Dün olduğu gibi bugün de ümmet coğrafyasına hizmet eden, mazlumların, çaresizlerin imdadına yetişen, iman ve hakikat ölçülerini her alanda ve herkese hatırlatmaya çalışan Diyanetimize ve onun saygıdeğer başkanına yapılan acımasız saldırılara karşı olduğumuzu tek dil ve söylemle dünyaya haykırıyoruz. İslam’ın en temel yasaklarından olan zina ve eşcinselliğin Kur’an’da lanetlendiğini Diyanet İşleri Başkanımız söylemeyecekte kim söyleyecek. Zinanın ve eşcinselliğin zararları ortadayken insan hakları bahane edilerek bunun söylenmesine bile tahammül edilememesi neyin şımarıklığı ve azgınlığıdır. Zinanın eşcinselliğin ferdi ve toplumsal zararları ortadayken birileri zina yapıyor diye bunu normal görmemizi bizden kimse beklemesin. Kanunda bu yaptığınız suç olmaya bilir ancak bunun zararları ortadayken siz rahatsız oluyorsunuz diye de Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş kanunda da belirtildiği üzere asli görevi olan dini anlatmak (tebliğ) görevinden dolayı verilen ve dinin yasakladığı bir eylemin hutbe de ifade edilmesine tahammülsüzlüğünüzden mütevellit bu saldırı ve nefretinizden dolayı başımızı kuma gömmeyeceğiz.
Zina ve eşcinselliğin ferdi ve toplumsal zararları ortadayken bazı sözleşmelerle bunların suç olmaktan çıkarılması ve ülkemizin de bu sözleşmelere taraf olmasının toplumda onarılması zor zararlar açmaktadır. Kaldı ki, herkesin sigara içme, içki içme, kumar oynama gibi özgürlüğü de bulunmakta ve belli şartlarda kanunda suç da değil. Bunların da haramlığını dinen yasak olduğunu, çeşitli zararlarının olduğunu, defalarca hutbe ve vaazlarda başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere, tüm din adamları, konferans, seminer, basın açıklaması vb. platformlarda ilim adamları ve güzide kuruluşlarımızdan Yeşilay söylemektedir. Bu kişilerin, Yüce Kitabımız Kur’an’da Zina ve eşcinsellikle ilgili ayetlerin söylenmesine bile tahammül edememesi bu sözleşmelerden aldıkları güç iledir. Yine bu güç iledir ki Türkiye’nin bu konuda en yetkili kişisi Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptıklarının zararlarını söylemesinden dolayı onun hakkında suç duyurusunda bulunma ve görevden alınmasını talep etme cüretini gösterebiliyorlar. Devlet yetkililerimizi toplum yapımızı dinamitleyen bu tür sözleşmelere imza atmak yerine kendi toplum yapımıza uyan düzenlemeler yapmaya davet ediyoruz.
Diyanet ümmet coğrafyamız İçin manevi birlikteliğimiz için tek Umuttur. Bu umut biterse vicdan yoksunu, inanç yoksunu bir millet olmaya doğru adım adım kayarız. Ne refahtan bahseden bir millet oluruz, ne de ezanı Kur’an-ı dinleye bilen bir millet oluruz. Bağımsızlığımızın sembolleri tek tek ellerimizden kayar gider. Türkiye adına aydınlık yarınlardan bahsedebilmek için bizim bir ve bütün olmamız gerekir. Dillerinden kin dökülenlerin Diyanet’e dair tek bir olumlu cümle kurmayanların Diyanet’in kucaklayıcı, yapıcı, aydınlatıcı ve aydınlık yüzünü görmeleri de imkânsızdır. Vatanlarını yabancılara şikayet edenler bilmelidir ki “Vatanlarını yaşanmaz bilenler, vatanlarını yaşanmaz kılanlardır.
DİB Başkanımızın yanındayız, Ankara Barosunu, yapmış olduğu basın açıklamasında kullanmış oldukları ifadeleri nedeniyle ve Sözde insan hakları derneğinin bu kişilerin avukatlığını yaparak Diyanet İşleri Başkanımız hakkında suç duyurusunda bulunmasını kınıyor sonuna kadar Diyanet İşleri Başkanımızın yanında olduğumuzun bilinmesi istiyoruz. “
Açıklamaya destek veren sivil toplum kuruluşları:


