Bayburt’ta Gözden Kaçan Sessiz Göç…

  • Haberin Tarihi: 8 Ocak 2018
  • Bu haber 2898 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Bayburt’ta Gözden Kaçan Sessiz Göç…

Bayburt’un en önemli sorunlarından birisi olan ve alınan bütün önlemlere ve hayata geçirilen yatırımlara rağmen önlenemeyen göç sorunu, son yıllarda köylerden şehre doğru yoğun bir şekilde adres değiştirmeye başladı.

Göçün yıllardır devam etmesinden dolayı nüfus kaybı yaşan Bayburt, son yıllarda Bayburt üniversitesinin sağladığı sosyal ve ekonomik katkılarla kanayan göç yarasını bir nebze pansuman edilmiş olsa da, devam eden göçün el frenini tek başına çekmeye yeterli olamamıştır.

Göç olgusu bütün şehirlerin sorunu haline gelmiş olsa da, göçten en çok olumsuz etkilenen illerin başında her zaman Bayburt gelmiştir. Bayburt’u etkileyen göçün en olumsuz etkilerinden birisi, yakın bir geçmişte nüfusunun azlığı nedeniyle milletvekili sayısının 2 den 1’e düşmüş olmasıydı. İldeki göçü tetikleyen sebeplere bakıldığında ise, başta işsizlik, geçim şartlarının pahalı oluşu, sosyal yaşam imkanlarının kısıtlı olması, iklim şartlarının soğuk ve maliyet artırıcı faktörleri gibi sebepler insanların göç etmesi için geçerli mazeretler oluşturan öncelikler oluyor.

“İŞKUR aracılığıyla çalışma hayali, köyden şehre göçü tetikliyor”

Son birkaç yıldan buyana İŞKUR marifetiyle iş bulma ve yılın belirli dönemlerini çalışarak geçirme imkanı yakalayan çok sayıdaki işsiz bu nedenle il dışına çok sayıda göç etmeyi ertelemiş durumda. Bu da gösteriyor ki, ildeki işsizlerin göç etmekten vazgeçmesi için asgari ücretle dahi çalışmaya razı olmasıdır. İŞKUR sisteminin ne kadar devam edeceği ise şimdilik kesin olarak bilinmiyor. Köyde yaşayan ve şehir merkezinde İŞKUR’dan farklı kurumlarda çalışan insan sayısı ise küçümsenemeyecek kadar fazladır. Ancak özellikle gençler mevsimsel değil sürekli olan işlerde çalışmak istiyorlar.

Geçim şartlarının zorluğu nedeniyle göç etme düşüncesini ilk sıralara taşıyan Bayburtluların büyük bir bölümü iki göç arasında tercih kullanmak zorunda kalıyor. Tercihlerden birisi köyden şehir merkezine olurken, diğeri ise il dışında başka bir şehre yerleşmek oluyor.

Öncelik olarak şehirdeki şartların daha cazip olduğuna karar veren köylü, Bayburt’ta İŞKUR’dan işe girme yolunu ilk tercih olarak seçiyor. Bunu başarabiliyor ve işe girebiliyorsa köydeki ahırında küçük veya büyük baş hayvanları, varsa traktörü gibi paraya çevireceği birikimini satarak şehir merkezinde ya ev alıyor, yada ev kiralayarak şehir merkezine yerleşiyor. Bunu yapan köylü sadece kendisini köyden koparmış olmuyor. Onu örnek alan komşusu da tasını tarağını toplayıp Bayburt’a yerleşmenin yollarını arıyor ve belirli bir zaman sonra oda şehre yerleşiyor. Bu gerçek, zincir halkası gibi ardı ardına birleşiyor ve köylerden şehre akın eden gizli göç Bayburt şehir merkezine doğru yoğunlaşarak yeni konutların ve apartmanların yükselmesine ve il merkezinin nüfusunun artmasına vesile oluyor. Köylerde kalanlar ise genellikle yaşlılar olunca da devlet tarafından uygulanan desteklemelerinde çokta önemi olmuyor.

Bayburt’ta tarım ve hayvancılığın gelişmesi konusunda son yıllarda önemli derecede gerçekleşen bütün teşviklere, hibelere ve yatırımlara rağmen özellikle köylerde gençler artık durmak istemiyor ve ailelerinin bir şekilde ya şehir merkezine yerleşmesi yada il dışına gitmesini teşvik ediyor. Bunun sonucunda ise köyler boşaldıkça tarımsal üretimde düşmüş oluyor.

“ İç göçte eğitim faktörü ”

Göç ederek şehir merkezine yerleşen köylülerle konuşup böyle bir tercihi neden yaptıkları sorulduğunda ilginç cevaplar veriyorlar.

Bayburt’a her gün gelerek İŞKUR aracılığıyla farklı kurumlarda çok sayıda çalışanların hemen hemen tamamı benzer gerekçeleri sıralıyorlar. Tarlalarını maliyetlerin yüksekliği nedeniyle ekemediklerini belirterek, en azından sigortalarının ödenmesi için İŞKUR’un onlar için büyük bir velinimet olduğunu söylüyorlar. Diğer bir gerçek ise, İŞKUR sistemi devam edecek olursa bir iki yıl sonra da şehre tamamen yerleşeceklerini vurguluyorlar. Ayrıca çocukları il merkezinde okuyan ailelerin büyük bir bölümü ise bunu fırsat bilerek şehir merkezine yerleştiklerini ifade ediyorlar.

Yaşanan bir başka ilginç gerçek ise, çocukları il merkezinde lisede veya üniversitede okuyan köylülerin bir bölümü, il merkezinde ev kiralayarak aileleriyle birlikte şehirde yaşarken, Ailenin babası ise köyde devam eden yaşam şartlarını sürdürebilmek için köy ile şehir arasında iki farklı yaşamı hemen hemen her gün yaşamak mecburiyetinde kalıyorlar.

Son yıllarda yaşanan gizli göçün ilerleyen yıllarda Bayburt adına neler getireceğini kestirmek şimdiden zor gibi görünüyor olsa da, yaşanan bir başka olumlu değişimi de vurgulamakta yarar var. Söz konusu değişim ise Bayburt’un son birkaç yıl içerisinde önemli yatırımları alıyor olmasıdır.

“Bayburt, Bayburt olalı böyle siyasi destek görmedi”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’nın Bayburt’a olan özel ilgisi, Başbakan Binali Yıldırım’ın Bayburt sevgisi, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın Bayburt için yatırımlar konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçmaması, Doç.Dr. Şahap Kavcıoğlu’nun etkin siyasi gücünün yansıması “Bayburt, Bayburt olalı böyle siyasi destek görmedi” ifadesini haklı olarak ortaya koymaktadır. Ancak bu destek istenilen şekilde hizmet fırsatına dönüştü mü? sorusunun cevabı henüz detaylı bir şekilde tartışılmadı veya tartışılamadı.

Bu kadar güçlü ve asrın fırsatı olarak değerlendirilecek bir siyasi desteği arkasına alan Bayburt,ta yapılan her türlü yatırıma rağmen göçün hala firen tutmaz bir şekilde devam etmesi en büyük sorun olarak orta yerde duruyor. Kabul etmek gerekir ki Bayburt’a hiçbir işadamı gelip yatırım yapmak istemiyor. Bunun örneklerinden birisi 17 yıldır geri vitese takılı bir şekilde bekleyen Organize Sanayisinin durumudur.

“Esnaf geleceğe yönelik umutla bakmak istiyor”

İnsanların haklı olarak huzur şehri olarak değerlendirdikleri Bayburt’ta, başta ekonomik kazançlarının geçim şartlarını rahatlıkla karşılamasını ve hayallerinin önemli bir kısmını gerçekleşmesini istiyorlar. Bayburt’ta esnaf iki farklı şekilde yaşamını sürdürüyor. Sanatıyla ve emeğiyle geçinmeye çalışan esnaflar ile farklı ürünleri satarak ticaret yapan esnaflar arasındaki önemli farklar var. Özellikle emeği ve sanatıyla işyeri çalıştıranlar büyük zorluklarla geçimlerini sağladıklarını ifade ediyorlar. Yani sermayesi olmayan ve sanatıyla çalışanların sıkıntıları ve sorunları esnaf adına büyük resmi ortaya çıkarmış oluyor. Kış ayının  büyük bir bölümünü siftahsız kapattığını söyleyen sanayi esnafı Bağkur’larını dahi ödemekle zorluk çektiklerini, bankalardan veya esnaf kefalet kooperatifinden aldığı kredilerle ayakta durmaya çalıştığını belirtiyorlar. 

Esnafın kendi sorunlarını dile getirdiği farklı bir haberi ilerleyen günlerde Bayburt Medya takipçileriyle paylaşacağız.

Yukarıda vurgulanmak istenen, Bayburt’ta gizli göç olarak tabir edilen, köyden şehre göç durdurulamaz ise, köyler zaman içerisinde sadece yaşlıların yaşamlarını devam ettirdikleri mekanlar haline gelecek. Veya biraz daha iyimser düşünmek gerekirse köyler zaman içerisinde sadece yazlıkçıların yaz aylarında uğradıkları tatil köyleri haline dönüşecektir.

Yukarıda sıralanmaya çalışılan analizler, köylüler ve esnafların düşüncelerinden yararlanarak aktarılmıştır.

 

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 6 Yorum Yapıldı.

  • hahmet
    9 Ocak 2018 06:17

    Köyde yaşayanların sorunu maddi çıkmaz.
    soba yakacak kömür odun lazım,
    yemek pişirecek mutfat tüpü masrafı,
    tarla ekecek mazot gübre tohum pahalı,
    biçecek gelir gideri götürecek,
    Hastaneye gelecek geliş gidiş yol ücreti ödecek.
    Tarım çiftisinin emekli maaşı bereket versin 850 tl’cik
    Bu para ile üniversite öğrenciside okutur, tatilde yapar…..

  • Umut
    9 Ocak 2018 10:46

    10 yılların hataları Kırsalı ve Tarımı kötü etkiledi..

    Kırsal boşaldı, insanlar yaşlandı..

  • Aydın Aydın
    9 Ocak 2018 14:58

    Çözüm İŞ-KUR ise başka söyleyecek söz kalmamış demek.İŞ-KUR’ un bu şehiri ne kadar kötü etkilediğini ne zamana kadar daha görmezden geleceğiz.Köylü tarım hayvancılığı bıraktı İŞ-KUr dan çalışıyor.Aldığı ne 1500 TL.Köyünde 2 inek baksa bundan daha iyi değil mi? Esnaf çırak bulamıyor yanında çalıştırmaya,niye İŞ-KUR da yatmak var işin ucunda.Bir de gerçek ihtiyaçlılar mı İŞ_KUR üzerinden işe giriyor yoksa evde oturmaktan canı sıkılan kadınlarımız mı? İŞ-KUR dan işe girilen kurumda gerçekten adama ihtiyaç var ise şirket personeli yapılsın.Kısacası İŞ_KUR memleket üzerinde büyük bir bela.Siyasi beklenti uğruna bu denli abartılı anlatılması da doğal.Böyle devam ederse ilerde berberlik,terzilik vs. büyük bir yıkıma uğrayacak.Bu zanaat dalları kaybolacak.İstihdam oluşturalım derken var olan istihdamı ortadan kaldıracağız malesef.Sorduğunda kötü mü Bayburtlu para alıyor devletten diyorlar,referandumda 1. olduk diyoruz.Tamam devletten para alalımda bu şekilde değil.Yatırımlar sayesinde yeni istihdam alanları oluşturularak ekonomiye canlılık katılsın.Yoksa 75000 nüfüsun hepsine İŞ-KUR aracılğı ile ayda 1500 TL versek ne olur,Bayburt refaha mı kavuşur,kalkınır gelişir mi?

  • by_tillara
    9 Ocak 2018 22:12

    kimse inanmaz belki yazdıklarıma köydeki nufusun sorunu kadınlarına söz geçiremeyen erkekler de gizli bence .. istanbuldaki hayatı hayat sananlar aslında köyden istanbula göç edince pişman oluyor oluyor ama geri dönmek ona agır geliyor.. çünkü dedikodudan korkar hale geliyor.. erkekler desen eşinden laf yemiyim kavgasında kadın gitmek istiyor erkek direniyor sonunda kadın galip çıkıyor… mesele allah korkusundan çok kadın korkusu

  • YUNUS
    12 Şubat 2018 16:41

    Üreten ülke değil tüketen ülke politikasının ülkemize getirdiği eksiler bunlar iş kur diğe bi saçmalık çıkar insanları yatmaya alıştır sonrada deki git köyde yaşa. Çocuk bile kanmıyor artık bunlara.

  • FATİH ÖZ
    5 Mart 2018 16:14

    “DEMİRYOLU OLAN ŞEHİRLERDE VE KÖYLERİNDE GÖÇ YOKTUR,BU İTİBARLA BAYBURT GÖÇ
    DEVAM EDER.!!??,,,,ZİRA DEMİRYOLU YOK,,,BAYBURT AK PARTİ İL BAŞKANINA DUYRULUR,
    “””””””””””””””””””AÇIN HALİNDEN TOK ANLAMAZ.!!???”””””””””””””””””””””””””””””””””””””””””””””””

Bir Yorum Yazın

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan BAYBURT MEDYA hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.