DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 11°C
Rüzgarlı

Bayburt için bu konunun nedeni merak ediliyor…

Bayburt için bu konunun nedeni merak ediliyor…
14.11.2021
A+
A-

Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Bayburt, Kültür Varlıklarının Korunması ve Bölgesel Kalkınma Ajansı konusunda Doğu Anadolu Bölgesinde yer alıyor olması kafaları karıştıran ve nedeni merak edilen bir konu haline geldi.

Bu haberde asıl kamuoyunun gündemine taşınması istenen konu, Bayburt’un hangi bölgede yer aldığını tartışmadan önce, Kültür Varlıklarının Korunması ve Kalkınma Ajansı konusunda neden Erzurum Bölge Müdürlüğüne bağlı olduğunu irdelemek gerekir.

Taşınmaz kültür varlığının bakımı, onarımı ve restorasyonu için yapılacak işlemlerin, yapının kültür varlığı niteliğinin devamını sağlaması, gerekirse sağlıklaştırılması ve işlev kazandırılması amacına yönelik olması zorunluluğuna rağmen Bayburt’ta tarihi mekânlar ilgisizlik ve bakımsızlıktan dolayı tahrip olmaya devam etmektedir. Bazı mezarlar define avcılarının bazı tarihi yerler ise kaderine terk edilmiş mekânlar haline gelmiştir. Türbelerin ve tarihi mekânların duvarlarındaki yazılar ise büyük bir ayıbı ortaya koymaktadır.

Bakanlığın parası yok deniyor

Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Bayburt’ta, tarihi eserlere karşı yeterli bilincin henüz oluşmaması yüzünden ve Erzurum Kültür Varlıklarını Korunma Bölge Müdürlüğünün yeterince destek vermemesi nedeniyle tarihi mekanlar virane haline dönüşmüştür. Bunlardan bazıları Bent Hamamı, Paşaoğlu Kondolot Hamamı, tarihi taş binalar ve il genelinde bulunan çok sayıda koruma altındaki tarihi mekanlar kaderine terk edilmiş durumdadır. Bayburt’ta tarihi mekanlar bu haldeyken başta Erzurum olmak üzere komşu illerde koruma altında bulunan tarihi yerlerin tamamına yakını restore edilmiş veya onarılmıştır. Bayburt’a gelince verilen en önemli cevapların başında ise bakanlığın parası yok denmektedir.  

Komşu iller koruma altındaki mekanlar konusunda sorunlarını halletmişler

Bayburt Karadeniz illerinden birisi olmasına rağmen, kültürel varlıkların korunması konusunda neden Trabzon bölge müdürlüğüne bağlı değil de Erzurum bölge müdürlüğüne bağlıdır? Kamuoyuna bu durumun cevabı verilmelidir.  Çünkü Trabzon bölge müdürlüğüne bağlı Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu ve Rize deki tarihi mekânları incelediğinizde farkı görmek mümkün olacaktır. Söz konusu illerde koruma altındaki tarihi mekanların tamamına yakını restore edilmiş ve bulunduğu kente kazandırılmıştır. Hatta birçok tarihi mekanlarda turizme açılmıştır.

Son yıllarda Bayburt Kalesiyle ilgili yapılan çalışmaların dışında koruma altındaki mekanlardan kente kazandırılmış doğru dürüst bir yerden bahsetmek pekte mümkün değildir. Benzer hizmetleri almak için Kültür Müdürlüğünün gayretleri yeterli olmayabiliyor. Siyasi gücün etkisi bu konularda ilk sırada yer almalıdır. Bu sorun son yılların değil 32 yıldır il olan Bayburt’un önemli sorunlarından birisidir.  

Diğer taraftan Kalkınma Ajansı konusunda Bayburt yine benzer sorunu yaşamaktadır. Bayburt, Doğu Karadeniz illerini kapsayan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) yerine neden Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) kapsamında yer almaktadır? Bu soruda cevabını bekleyen nemli bir konudur. Bayburt’a hangi konuda artı değer katmaktadır?

Söz konusu bölge müdürlükleri konusunda ortada kalmaktan kurtulamayan Bayburt’un bu sorununu yetkililer mutlaka açıklığa kavuşturmalıdır. Ayrıca Bayburt’un içerisinde bulunduğu durumda olan bir başka il var mıdır?. Sadece Bayburt için mi bu durum uygulanmaktadır.

Yukarıda gündeme taşımaya çalıştığımız bu iki konuyu basit ve önemsiz bir konu gibi değerlendirmeye çalışmak ve Bayburt’un gerçek manada yer aldığı bölgede varlığını sürdürememiş olması durumunda, tarihi mekanlarıyla virane bir kent görünümünden kurtaramayacağı anlamına gelir. O nedenle Bayburt gerçek manada bulunduğu bölgenin nimetlerinden yararlanması gerekir. Özellikle de turizm konusunu masaya yatırıp tartışmalıdır.

 

 

YORUMLAR

  1. Münir dedi ki:

    Tarih ve kültür şehri BAYBURT umuzun birçok kurumun ya Erzurum a ya Trabzon a bağlı kalması birçok yatırımdan faydalanamamasi demektir öncelikle bu sorunu kalem e alan BAYBURT MEDYA teşekkür ederim Bu ve bunungibi sorunlarımızın çözümü için BAYBURT. u seven her bireyin elinden geleni yapmasını diliyor saygılar sunuyorum

  2. Kemal Akyüz dedi ki:

    Erzurum’a hangi yönden bağlı kalınırsa o yönden geri kalınır. Geçmişte sayısız örnek vardir.tren konusunda kaybetmemiz temelinde bu saçma bakış açısı var

  3. GÜRSEL KARAPINAR dedi ki:

    Çok önemli bir konu haber seçilmiş, Bayburt medyayı tebrik ediyorum. kısaca bildiğimi anlatayım.. Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak, Erzurum’a yanılmıyorsam 15-20 il bağlı, Trabzon’a Samsun-Ordu da dahil 10 tane olabilir.. Erzurum kendi ili sınırları içerisinde , bilhassa şehir merkezinde , şahıs veya Vakıfların el atmadığı , onarım görmeyen tarihi eseri kalmadı, aslan payını kendine ayırıyor.. Öbür illerden de Bayburt’a ne kalıyorsa..(!) Görünmeyen bir şey daha var . Tarihi eser, koruma altındaki evlerimizin yanı, önü arkası ŞAHIS-BELEDİYE ve VAKIFLAR iş birliğiyle katlediliyor.. Bu nu niye böyle yaptınız dedin mi..? suçu birbirlerinin üstüne atıyorlar.. Belediye istese yaptırmaz .. Bu koruma altında ki eserlerin etrafına, karşısına, yanına bir imalat yapıldığında KURAL ve KAİDELERİ vardır, onlarda işletilmez uygulanmaz.. Trabzon da ki modelde ,Erzurum’un aynısıdır. Bu bölgede il ve tarihi eser sayısı yoğunluğu ,Erzurum bölgesine göre düşüktür. Trabzon’un ilgisi Bayburt’a daha fazla olur, bende bu düşüncedeyim… Bölge olarak Trabzon’a bağlanmakta bir beis yoktur.. Bu konuda çalışılmalıdır.. Bir misal vereyim, unutulmaz caddede ki ,köşe başını tutan İNHİSAR*TEKEL binası Erzurum veya Trabzon da olsa ,şahıs veya vakıf değişmez BİN KERE restore edilmişti.. Hatta O binanın etrafı boşaltılıp, Cumhuriyet oteline kavuşturulup , bahçeli bir sosyal tesis yapardılar… Bunları yazıp, söylemekten ziyade siyasilerin, yerel yöneticilerin böyle bir hedefi vizyonu yok, ya da düşünüyor , çok zor geliyor. Konu açılmışken ifade edeyim Cumhuriyet oteli, Tekel binası ve Bent hamamı bir birini görecek şekilde bu üçgen tamamen istimlak edilmeli, mal sahipleri de sevindirilmeli, bunların arasından, aşağı uzanan (Taş köprüden- Bent hamamına) kadar şehir içi geçişi yapılmalıdır.. Bir kentin çehresi , değişimi bu projelerle gerçekleşir… Tarihi kente, oto park yaparak, kenti bozarak DEĞŞİM gerçekleşmez bunun adı İHANET olur.. Bu haberi önemsiyorum ,siyasiler bir çalışma yapsınlar ,bakalım Trabzon’a bağlanmanın faydalarını görürüz .. Selamlar.. BAYBURT YIKILARAK DÜZELİR…!

  4. Necati dedi ki:

    Ödenekler kullanılırken israf edilirse tabi ödenek kalmaz. Kaleye boydan boya dizdiğiniz 30 tane projektörü akşam 5 ten sabah 6 ya kadar yakmak israf değilde nedir.akşam saat 12 de söndürürsünüz oradan arta kalan ödenekleri bahse konu yerlerin tadilatında kullanırsınız.Unutmayın israf haramdır.

    1. Reis dedi ki:

      Boşver güzel görünen tek şey çok dusunme

    2. Kemal Akyüz of dedi ki:

      Koca ülkede yuzbinlerce lamba yanıyor sokaklarda bu mu canını sıkdı

  5. Bayburtlu dedi ki:

    Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bağlanırsak, dert keder kalmayacak, restore edilmeyen eserimiz kalmamış olacaksa bir imza da ben atarım. Aynısı olacak olduktan sonra, boşuna kamuoyu oluşturmaya gerek yok.

  6. Umut dedi ki:

    Bunlar gerçekten Bayburt’umuzun önemli derecede üzerinde durulması gereken konularından .Çevre illerden kültür varlığımızı koruma ve turizme kazandırma noktasında çok geride kaldığımız maalesef bir gerçek. Bu konulara dikkat çektiğiniz için teşekkürler.

  7. hasan dedi ki:

    Elinize kaleminize sağlik.son derece faydalı bir gündem olusturuyorsunuz.

  8. Kemal Aydın dedi ki:

    Kesinlikle bu konuyu ben kendi kendime daha önce çok sordum neden kudaka neden kültür varlığı Erzurum diye açık soyliyim kanıma dokundu o zaman Bayburt Doğu Anadolu olsun böyle bir saçmalık görmedim bu çok önemli bir konu bence kesin olarak buna çözüm bulmak gerekir çünkü Erzurum kültür varlığı bize faydası yok ve yaptığı islerdede Karadenizin çeyreği olmaz biz karadeniz bolgesiysek bırakın Erzurum’un yakasını yapılan işler oetada herşey belli bugün dibimizdeki Gümüşhane bile bizden daha çok tarihi dokusuna sahip çıkıyor keza trabzonu rizeyi tartışmaya bile gerek yok bir an önce Erzurum kültür varlığından kurtulalım saygılar

  9. Cafer dedi ki:

    Bayburt her alanda Karadenizle bağlantı kurmalıdır.Ben bunu bilir bunu derim.

    1. A. Demir dedi ki:

      Bizlerdeki bu siyasi kafalarla istersen ankaraya bağlan ne farkederki. Kendi konumumuzu bile net bilemiyoruz. normalde bizim karadeniz ile ilgili hiç bir benzer yönümüz yok. iklimimiz doğu anadolu, giyim kuşam doğu anadolu, konuşma lehçe doğu anadolu. arazi bir bitki örtüsü doğau anadolu. yemek içmek hep doğu anadolu. Karadeniz ile ne alakamız var Allah aşkına.. kendi kendimizi kandırmayalım. ayrıca bu dönemde Bayburtda kültür varlıklarına ve tarihi eserlere yapılan yatırım ve bakım onarım hiç bir hükümet döneminde yapılmadı. insaflı olalım. trabzon bile asırlık ayasofya kilisesini, sümele manastırını daha yeni restore etti. rize zilkaleyi yeni reswtore etti de turizme kazandırdı. bizim kalemiz çöplükten geçilmiyor, sarhoşa ayyaş yuvasıydı. yapılan harcama ve güzellikler ortada. zahit cami ha keza .. bitane hamam mı kültürümüze kazandırılacak. hamam şahsa aitse kendisi yapsın canlandırsın neden devletten bekliyor ki. Kenan Yavuz kendisi sıfırdan müze yaptı. baksı müzesi yine şahıs gayreti ile yapıldı. üstelik bu müzeler köylerde yapıldı. şehir merkezinde neden yok varın sizi düşünün.. bölge farklılığını ben alaca karga hikayesine benzetiyorum. bilenler çoktan hak verdi.

      1. Ruhi aktaş dedi ki:

        Ne alaka ya kültürle giyimle kusamla biz bilge olarak doğu Karadeniz Bölgesi diyoruz ve doğu Anadolu kültüründe var dersen Doğu Anadolu’da 10 tane il var o yüzden sadece kültürümüz Erzurum la aynı yemeklerimiz gumushaneyle daha çok örtüşüyor siveniz Erzurum ispirle %90 aynı kelime olarak ve bazı ufak tefek kültürlerinde karadenizle çatışıyor meselede o değil herkez biliyor trabzonla aynı kültüre sahip olmadığını giresunla Artvin’de aynı kulture sahip değil güldürmeyin herkesin kendine özgü kültürü illa vardır batı karanizle doğu Karadeniz misali ikiside apayrı sanki Karadeniz diyince akla ilk Trabzon Rize geliyor mesele o değil biz karadenizliysek kuda ve kültür varlıkları Trabzon’a bağlanmasi gerekiyor cahil adam güler bu duruma ve ben eminim ki Trabzon kültür varlığı şimdiye kadar bağlı olmuş olsaydı daha çok faydalı şeyler görürdük