Bayburt Grup Özel İdare Spor uzun yıllar sonra başardığı ve çıktığı 3. Ligde iki sezondur başarılı bir performans sergilerken, taraftarlar arasında yaşanan ve anlaşılamaz rekabet, önce sahada mücadele eden futbolculara sonra ise tribünlere olumsuz bir şekilde yansımaktadır.
Türkiye’nin en küçük ili olan Bayburt’ta futbol takımlarını desteklemek için 3 ayrı taraftar grubunun olması bir çok soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Bayburt spor 13 yıl önce bu yollardan geçmiş ve hatta 2. Lig tecrübesi edinmiştir. Ama taraftar grupları diye bir ayrım yaşanmamıştır. O günlerde ilin nüfusu daha fazla ve takımın ekonomik imkanları daha sınırlı ve kısıtlıydı. Kendi sahasında ve deplasmanda daima tek ses olmuş , takımlarını her şartta desteklemişlerdir. Birçok taraftar biriktirdiği harçlıklarıyla, bir çoğu da ailelerinden aldıkları paralarla deplasmana giderek takımlarını desteklemişlerdir.
Taraftar grupları arasında neler oluyor
Şimdi ise anlamakta zorluk yaşanan gerçekleri görünce “neler oluyor” sorusunu insan kendisine sormadan geçemiyor. İki taraftar grubu fazladır derken şimdilerde üçüncüsü tribünlerde yerini almaya başladı. Her bir taraftar grubu maçların 90 dakikasında kendi isimlerini ve oluşturdukları sloganları söylerken, tribünden akordu bozuk saz misali ne söyledikleri çoğu zaman anlaşılmayan bir durumla karşılaşılıyor. Bu ise destekledikleri takımın futbolcularının maça konsantresini etkilediği gibi, rakip takımların tarafsız sahada mücadele edercesine oynamalarına neden oluyor. Ayrıca maçı yöneten hakemler ise seyirci baskısı olmayan maçlar yönetmenin mutluluğuyla Genç Osman Stadyumundan ayrılmış oluyorlar.
Gruplar aynı tribünde yapamıyor
Yukarıdaki olumsuz nedenleri detaylandırarak eleştirmek mümkün olsa da, bazı gerçekleri kabullenmek ise zor oluyor. En son deplasmanda oynanan Kastamonu maçında aynı tribünde bulunan 500 civarındaki Bayburtlu iki taraftar grubu birbirleriyle kavga ediyor ve polis tarafından zorla sakinleştiriliyorlar Bu gün deplasmanda tribünde birbirine giren taraftarlar, yarın bir benzerini Bayburt’taki maçta yapacak olursalar, hangi mantıklı gerekçe ile işin içerisinden çıkılacaktır. Kavga edenler ve gruplara ayrılmış olanlar hemen hemen her gün bir arada sohbet eden arkadaşlardan oluşuyor. Bayburt Grup’un maçlarda değişik taraftar gruplarına ihtiyacı yok ki. Tek ihtiyaçları onlara iyi ve kötü günde destek olunmasıdır. 4 yıldır yaz kış demeden, soğuk sıcak gözetmeden takımlarını her şartta yürekten destekleyen ve 3. Ligin Fenerbahçe taraftarı gibi değerlendirilen Bayburt Grup taraftarının hakkını da vermek gerekir .Ama bu taraftara bölünmüşlük ve kavga etmek asla yakışmıyor. Tek ses ve tek yürek olabilmek adına mantıklı düşünerek birleşme zamanıdır.
Bayburt Grup desteğini çekerse…
Taraftar grupları bize neler oluyor sorusunu kendilerine sorarak, mutlaka cevabını bulmaları gerekir. Bu işin böyle gitmeyeceğinin ve eleştiriye muhtaç bir durum olduğunu kabüllenmelidirler. Daha da önemlisi bütün fedakarlıkları yaparak takımın ekonomik yükünün en büyük bölümünü hiç bir karşılık beklemeden 4 yıldır karşılayan Bayburt Grup’un yönetim kurulu başkanı Abdurrahman Şentürk, verdiği desteği çekmek isterse veya ben artık yokum diyecek olursa, takımın ne hale geleceğini bugün bir çok gruba bölünmüş taraftarlar düşünmek dahi istemeyeceklerdir. Bu takımın öncelikle dün nerelerden bugün nerelere nasıl gelindiği iyi analiz edilirse bu günkü yanlış gidişattan bir an önce dönülecektir. Bayburt Grup Özel İdare Spor’un başkanından yöneticisine kadar hangi zorluklarla bu işi götürdükleri iyi düşünülmeli ve onlara tam destek vermelidir.
Son olarak, Bayburt Grup Özel İdare Spor’un cefakar ve fedakar taraftarına her türlü güzelliğin ve birlikteliğin yakıştığını ve kalan maçlarda taraftarların bunu sergileyeceklerine her taraftar gönülden inanmak istiyor…
Bayburt Medya