Bayburt’un Yaylalar köyünde törenle Cemevi
açıldı. Köy halkının destekleriyle yaptırılan Cemevi’nin açılış törenine Bayburt
Valisi Kerem Al, Belediye Başkanı H. Ali Polat, İl Genel Meclis Başkanı Raci
Bayrak, İl Emniyet Müdürü Mesut İnce, daire amirleri, Ak Parti ve CHP
temsilcileri,il dışından gelen misafirler ve köy halkı katıldı.
Törende konuşma yapan Bayburt Valisi Kerem Al, " Artık çağımızın idare anlayışı,
halkın değerlerini, aidiyetlerini, inançlarını bir tehdit unsuru olarak
görmüyor. İdare yapılarını, devlet örgütlenmelerini halkın hizmetinde gören bir
anlayış hakimdir. İnsanı esas alan, sistemin merkezine koyan, onları kucaklayan,
ötekileştirmeyen bir uygar dünyada yaşıyoruz. İftiharla söylüyoruz ki
özgürlükler konusunda, temel haklar konusunda milat kabul edebileceğimiz
güzellikler yaşandı, hoş görü hakim oldu. Birini ötekileştirmeyen,
farklılıklarını zenginlik kabul eden bir anlayış hakim. Bu atmosferi
çoğaltmalıyız. Zamanın ruhu gelmeseydi belki bu Cemevi'nin bu coşkulu törenini
yaşayamayacaktık. Cemevi hayırlı olsun, birliğimize dirliğimize katkı sunmasını
diliyor, yapımında emeği geçenleri ve doğduğu topraklara vefa borçlarını bu
şekilde ödeyen herkesi kutluyorum'' diye konuştu.
Haber:Bayburt Medya Arşiv
Bayburtun Saruhan köyünde bulunan ve dağın
zirvesinde yer alan kalenin sırları bilinmiyor ve merak ediliyor.
Kalenin tarihiyle ilgili herhangi bir resmi bilgiye rastlanmadığı ancak elde
edilen bazı kaynaklarda , Trabzon Rum Pontus İmparatoru Mithridates’in savunma
amaçlı olarak Bayburt, Gümüşhane, Kelkit ve Erzincan tarafından gelebilecek
düşmanların gözetlenmesi için kalenin yaptırıldığı belirtiliyor.
Kaleye çıkmak için zor şartlar altında tırmanmak gerekiyor. İnsan doğa
şartlarına baktığında onlarca kilo ağırlığındaki taşların nasıl çıkarılarak kale
yapıldığını çözmesi mümkün görünmüyor. Kale içerisinde yılların vermiş olduğu
yıpranma ve insanların define aramaları sonucunda çok tahribata uğramış olduğu
görülüyor.
Saruhan Köyü muhtarının kardeşi Temel Şimşek kaleye çıkmamız konusunda bize
yardımcı oldu. Şimşek kale ile ilgili olarak şunları anlattı. " Biz
çocukluğumuzda sık aralıklarla bu kaleye gelirdik. Ozamanki duru ile şimdiki
görüntüsü arasında çok fark var. Saruhan kalemiz tarihi bir kaledir ama yapılış
tarihi bilinmemektedir. Eskiden kaleyi ziyaret için gelenler olurdu,şimdi ise
ulaşım konusunda yolu olmadığından hiç kimse gelmiyor. Merak edenler çok sayıda
olmasına rağmen ulaşım nedeniyle gelemiyorlar. Haritalarda ismi ve yeri olan
tarhii kale için Yetkililerden buraya bir yol yapılmasını ve aynı zamanda
restore edilip tarihiyle ilgili bilgilerin buraya konulmasını istiyoruz"
talebinde bulundu.
Sık ağaçlıklar arasında yürüyerek ulaşmak mecburiyetinde kaldığımız her türlü
yaban hayvan tehlikesi bulunan saruhan kalesine çıkmak için bir çok tehlikeyi
göz önüne almanız gerekiyor.
Haber: Bayburt Medya Arşiv
Bayburt kalesinin eteğinde, Çoruh Nehri
kıyısında bulunan ve atıl durumda olan Bent hamamı son yıllarda bir çok
tahribatla karşılaşmış ve virane haline gelmiş durumda.
Kesin yapım tarihi belli olmayan Bent Hamamının 16. yüzyılda Akkoyunlular dan
Ferahşad Bey tarafından inşa edildiği belirtiliyor. Bayburttaki dört hamamdan
birisi olan tarihi Bent hamamı koruma altında olmasına rağmen bu güne kadar hiç
bir onarım yapılmamış ve zamanla büyük tahribatlara uğrarken balici ve
tinercilerin mekanı haline gelmiş durumda. Hamamın göbek taşı denilen bölümüyle
dört eyvanı kazılarak tahrip edilmiş durumda. Hamamın her köşesinde bali ve
tiner kutularının bulunması balicilerin viraneye dönmüş olan hamamı mekan
ettiklerini kanıtlıyor.
Tarihi hamamın yakınında ikamet eden ve iş yeri bulunan Korkmaz Gülhan hamanla
ilgili olarak şunları söyledi; " Bildiğim kaderiyle bu tarihi hamam vakıflara
ait, uzun süredir kullanılmıyor. Buraya bazı gençler girerek bali ve tiner
kullandıklarına şahit olduk. Burasının bu olumsuz görüntülerden kurtarılarak
tarihi mirasa sahip çıkılmasını bekliyoruz. Vakıflar genel müdürlüğünün bir an
önce bu rezillikten burayı kurtarması ve orijinal haline getirildikten sonra
tekrar hamam olarak hizmete sunulmasını Bayburt halkı olarak istiyoruz " diye
konuştu.
İçerisinde her türlü tehlikenin ve pisliğin olduğu Bent Hamamı feryadına kulak
verilmesini bekliyor.
Haber:Bayburt Medya Arşiv
Bayburt Dede Korkut Şölenlerinde Yusuf Güney
Genç Osman Stadyumunda hayranlarıyla buluştu.
Özellikle gençlerin eğlenmek için bekledikleri konserlerden birisi olan Yusuf
Güney Konserinde coşku üst düzeye çıktı.
Sevilen şarkılarını söyleyen Yusuf Güney gençlerin yoğun ilgisinden sahnede
zaman zaman sıkıntılı dakikalar yaşadı. Söylediği şarkılar ve oynadığı oyunlarla
Genç Osman stadyumunu şenlendiren sevilen sanatçı Yusuf Güney'e konser bitiminde
hediyeler verildi
Haber:Bayburt Medya Arşiv
21 şubat kurtuluş etkinlikleri içerisinde final
programı olarak değerlendirilen Sevcan Orhan Konserinde, insanlar salona
sığmadı. Türk Halk müziğinin en iyi yorumcuları arasında gösterilen Sevcan
Orhan’a Bayburtlular sevgi gösterilerini konser sonuna kadar devam ettirdiler.
Bayburt Valisi ve Belediye başkanı başta olmak üzere bütün protokolün katıldığı
konserde bir birinden güzel türküler söyleyen Sevcan Orhan yaklaşık iki saate
yakın sahnede kaldı.
Sevcan Orhan seyircilerden gördüğü sıcak ilgiden memnun olduğunu,Bayburt’a
tekrar gelmek istediğini söyledi.
Haber : Bayburt Medya Arşiv
Bayburt Türkü Gecelerinde ilerleyen her
programda farklı türküler söylenirken farklı konuklara da ev sahipliği yapmaya
devam ediyor.Birbirinden güzel türkülerin seslendirildiği Bayburt Türkü Gecesi
kış geceleri aynı mekanda Bayburt Öğretmen Evinin Bayburt odasında her hafta
sonu devam ediyor.
Haber : Bayburt Medya Arşiv
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Baksı
Müzesinin açılışı için Bayburt’a geldi ve törenle açılışı gerçekleştirdi.
Açılış sonrası Konser veren şevval Sam Yolun bittiği yer diye adlandırılan Baskı
müzesinin bulunduğu yerde Anadolu’nun bir çok yöresine ait ,bir birinden güzel
türküleri söylerken gençler yerinde duramayıp oynamaya başladılar. Halkla
bütünleşerek sergilenen konserde Şevval Sam, Gelevera Deresi adlı türküyü Bakan
Günay’la düet yaparak söylemesi büyük alkış aldı.
Haber : Bayburt Medya Arşiv
Tarihi ipek yolu üzerinde, Merkeze bağlı Akşar
Beldesi’nde bulunan Korgan Köprüsü, halk arasında “Meliğin Köprüsü” olarak da
anılmaktadır. XIII.- XIV. yüzyıl Selçuklu dönemine ait olan köprü, 43,20 m.
uzunluğunda dıştan dışa 4 m. genişliğindedir. İki gözlü ve gözlere hakim biri
sivri diğeri daha yayvan kemerlidir. Kemerler ve korkuluklar ince yontulmuş sarı
taştan diğer kısımlar moloz taşlardan ve horasan harcı ile yapılmıştır. Kemer
yüksekliği su yüzeyinden kilit taşına kadar 5 m.dir. 1998 yılında Kültür
Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Korgan köprüsü nice kervanlara geçit
vermiş en eski tarihi yerlerinden birisi konumundadır. Şu anki haliyle ufak
tadilatlar gereken köprü , eski tarihi güzelliğini korumaktadır.
Haber: Bayburt Medya Arşiv
1914yılında Bayburt Tuzcuzade mahallesinde
dünyaya gelen Zakir Peksert ,küçük yaşından itibaren müzik aletlerini çalma
yeteneğini kazanmış ve önemli bir keman sanatcısı olarak kendisini
yetiştirmiştir. Özellikle Bayburt Folklörüne emeği geçen kardeşi Udi Dursun ve
Remzi Çavuldak ve Burhan ile birlikte oluşturdukları müzik topluluğu, bütün
düğünlerde ve müzik toplantılarında daima baş tacı edilmiştir.
Zakir Peksert zayıf ve kısa boylu , ince ve güzel bir sese sahipti. Kendisiyle
yapılan bir sohbette ,1933 yılında Bayburt’ta gelen ünlü ses sanatçısı Hamiyet
Yüceses’şarkı söylerken bir anda sesinin kısılması neticesinde, sazcılar
arasında bulunan Zakir Peksert şarkının üçüncü dizesini okumaya başlar. Çalgı
bitince cılgın bir alkış kopar. Hamiyet hanım Zakirin kulağına eğilerek Mamafih
seni tebrik ederim, beni sıkıntılı bir durumdan kurtardın sağol der. Zakir
Peksert ve arkadaşlarının oluşturduğu sanatçı topluluğu 1936 yılında Atatürk’ün
Trabzon’a gelişinde huzurunda çalıp söyledikleri Bayburt Türküleri Atatürk’ü çok
etkilemiş, takdir ve tebriklerini kazanmışlardır.
Altı çocuk babası olan Zakir Peksert 55 yıl kemen çalmış ,bunun yanı sıra ud,def,cümbüş
gibi çalgıları da çalma yeteneğine sahipti. Kırkın üzerinde bestesi olan Zakir
Peksert 1994 yılında 80 yaşında hayata veda etmiştir.
Ne yazık ki Zakir Peksert ve onun gibi bir çok gerçek sanatçıyı bağrında yaşatan
Bayburt, onların eserlerine gerektiği gibi sahip çıkamamış ve onları tez elden
unutma gafletini göstere bilmiştir.
Haber :Bayburt Medya Arşiv
Erzurumlu Teyo pehlivanı meşhur olurken
Bayburtlu Teyo onun yolunda ilerlemeye çalışıyor. Muradiye Öğrenci Yurdunda
kalan ve Sebahattin Bozo Lisesinde okuyan Yavuz Yazıcıoğlu yaptığı esprilerle
Teyo dan aşağı kalmadığını gösterdi. Muradiye yurdunda kalan öğrencilerin
mezuniyet töreninde Teyo emiyi canlandıran Yavuz Yazıcıoğlu yeteneğini
sergilerken Erzurumlu Teyo pehlivanı tuşa getirdi diyebiliriz. Benzer
yeteneklere sahip olan gençlerimizin daha geniş kitlelerin izleyeceği ortamlarda
sahne alması için destek verilmesi şart.
Haber :Bayburt Medya Arşiv