Bayburt Kalesinin Dili Olsa….

  • Haberin Tarihi: 21 Eylül 2016
  • Bu haber 3566 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Bayburt Kalesinin Dili Olsa….

Bayburt Kalesi 2016 yılını yatırım hizmeti almadan geride bırakmanın hayal kırıklığını yaşamaya devam ediyor.

Şehirler ve beldeler kültür ve tarihleriyle ayakta kalmaya çalışırken, dünyada belkide bir elin on parmağını geçmeyecek sayıda olan ve binlerce yıldır ayakta durmaya çalışan tarihi kalelerden birisinin Bayburt’ta olması büyük bir şans olsa da, bu şansın bir türlü değerlendirilememiş olmasının nedenleri günümüzde fazla da tartışılmış değil. Yani, içerisi gün ışığına çıktığı zaman turizm anlamında yerli ve yabancı turistlerin akın edeceği bir tarihi değeriniz olmasına rağmen ve her gün yaşadığınız bu şehirde, sizin onu onun da sizi  mutlaka görmek mecburiyetinde olduğunuz bir kaleye gerekli değerin verilmemiş olmasının cevabını herkes kendince verebilir.

Tarihini çok iyi bilmediğimiz kaleyle ilgili 1647 yılında Bayburt’a gelen Evliya Çelebi, Kaleyi yalçın kaya üzerinde çok büyük ve ihtişamlı bulduğunu belirterek, duvar yüksekliklerinin otuz kırk metrelerde olduğunu, kale içerisinde 300 civarında eski usul ev bulunduğunu ayrıca kalenin biri doğuya bakan üç kat demir kapı diğeri batıya bakan nöbethane  kapısının olduğunu belirterek, kalenin dışında şehirde bin kadar toprak üstlü ev bulunduğunu, şehrin 26 mahalleden meydana geldiğini seyahatnamesinde anlatıyor.

Tarihiyle ilgili benzer örneklerin çoğaltılabileceği Bayburt Kalesinin dili olsaydı günümüzde acaba şunları söyler miydi ;

– Her sabah doğan güneşle birlikte şehre ışıkları yansıttığım çinilerim nerede ?

– Asırlar öncesi içimde bulunan yerleşim alanları ne zaman gün yüzüne çıkacak?

– Surlarımın bir çok yerinde Arapça yazılı olan kitabelerde, neler yazdığını biliyor musunuz?

– Bana zarar verenlerden korunmak için güvenlik önlemleri neden alınmıyor ?

– Geceleri surlarımın güzelliğini yansıtacak ışıklar neden yapılmıyor?

– Bu şehri idare edenler turizme kapılarımı açmak için ne kadar daha bekleyecekler ? gibi bir çok soru yöneltebilirdi.

Ama ne yazık ki kalenin dili olmadığı için benzer soruları soramayacağı gerçeğini de kabullenmek gerekir.

Unutmadan… Bayburt’un kaderinin değişmesi ve şehrin gelişmesi için vazgeçilmez iki önemli faktör vardır. Birincisi Bayburt üniversitesinin gelişmesi, ikincisi ise tarihi değerlerin profesyonel bir mantıkla turizme sunulmasıdır. Bunlar başarıldığında her yönden gelişmenin kaçınılmaz olacağı da unutulmamalıdır…

Bayburt Medya  

 

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 9 Yorum Yapıldı.

  • alperen
    21 Eylül 2016 23:06

    bu güzel haber için tşkler… kalenin kapısına kilit vurup çürümeye terketmekle korumak olmaz. hiçbiryerde olmayan bu güzel kale turizm açısından çok önemli . Bayburttumuzun altın çağını yaşadığı bu dönem çok iyi değerlendirilmeli her açıdan

  • bayburtlu
    22 Eylül 2016 03:33

    hangi altın çağından bahsediyorsun açıklasan da öğrensek alperen kardeş

  • fatih
    22 Eylül 2016 04:22

    kısa ve öz bir kelime kulanıcam ^^ KALENİN DİLİ VAR SADECE DİNLEYECEK KULAK YOK ^^

  • ahmet
    22 Eylül 2016 08:28

    Elazığ Harput kaleside bir zamanlar viraneydi, gerekli arkeoloji çalışması sonucu altından şehir çıktı ve ziyarete açıldı. Darısı Çinimacine…

  • ali
    22 Eylül 2016 10:56

    dili olsa derki ey bayburtta boşa koltuk işgal eden yerel yöneticiler terkedin artık bu memleketi yeter artık ….

  • ferit
    22 Eylül 2016 13:20

    arkadaşlar alperen yöneticilerin altın çağından bahsediyor bayburtun değil

  • adem
    22 Eylül 2016 15:44

    öncelikle bu haberi yapan Bayburt medyaya teşekkür ederim. her yıl bir hevesle geldiğim şehrime bu senede geldim ve aynı tas aynı hamam değişen hiçbir şey olmadığını gördüm. misafirlerim Bayburt kalesine çıkalım dediklerinde açıkça önceki yılları düşünerek çıkartmak istemedim. kaleye çıktığımızda girişte bir kapı yapıldığını bir güvenlik kulübesi olduğunu ve en önemlisi de korkulukların yapılmış olduğu beni çok mutlu etti. kapı girişinde bir bekçi arkadaş bize ”hoş geldiniz” deyip ufak bir hatırlatma yaptı ”tehlikeli surların üzerine çıkılmaması, alkol vb. içeceklerin içilmemesi, duvarlara yazı yazılmaması gibi” bizde teşekkür ederek gezimize devam ettik. kale içine girdiğimizde bir rehber kalabalık bir kafileye Bayburt ve kaleyi anlattığını fark edip onu dinlemeye başladık, kendisiyle tanışma fırsatımız oldu kültür turizm müdür vekili olduğunu söyledi inanın kendimi biran akdeniz de, ege de bir kalede zannettim. kısaca şunu söylemek istiyorum kalenin Bayburt a ne katabileceğini artık biliyorum. burdan tekrar il müdürüne teşekkür ediyor fatih beyin anlamlı yorumuna aynen katılıyorum ^^ KALENİN DİLİ VAR SADECE DİNLEYECEK KULAK YOK ^^

  • kara
    23 Eylül 2016 23:06

    memleket güzel bizim olduğu için.. bir yabancı 2 gün durmaz..işi olmayan gelmez..gelen bir daha gelmez..NEDEN Mİ? İŞTE CEVABI: NE BİR İŞ İMKANI NEDE MEŞGUL OLUNACAK EĞLENİLECEK GEZİLECEK OTURULACAK BİR YER.. ESNAFIN ÇOĞUNUN EYVALLAHI YOK SANKİ TAKSİM MEYDANINDA DÜKKAN AÇMIŞ.. ALIŞVERİŞ MERKEZİ YOK..ÜNİVERSİTEDE OLMASA İNSAN YOK YOLDA YÜRÜYECEK.RESMEN DARULACİZENİN ÜSTÜ AÇIK HALİ BAYBURT YAŞLILARIN EMEKLİ OLUPTA İSTANBULUN KALABALIĞINA DAYANAMAYAN SON YILLARINI GEÇİRDİĞİ YER GİBİ..BEN İSTANBULDA KİMLE KONUŞUYORSAM ORASI NERDE KALIYOR DİYOR NE TANITIM VAR NE YATIRIM..ARKADAŞ DİYORKİ NEYİ MEŞUR BENDE DELİKANLISI DİYORUM…..:))

  • hasan
    24 Eylül 2016 23:18

    kara rumuzlu arkadaşa katılıyorum.

Bir Yorum Yazın

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan BAYBURT MEDYA hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.